Türkiye, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik verdiği kararının siyasi ve ekonomik şokuyla sarsılırken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan gelen açıklama pembe bir tablo çizdi.
Borsa İstanbul’un çöktüğü, Türkiye’nin risk priminin (CDS) fırladığı ve ekonomi yönetiminin Londra’da yatırımcılar tarafından masada bırakıldığı bir atmosferde Yılmaz, Türkiye’nin uluslararası yatırım açısından cazibesini koruduğunu vurguladı. Türkiye’nin yatırım alma payını 30 milyar dolara çıkarma hedefini ve potansiyelini açıkladı.
CEVDET YILMAZ KÜRESEL YATIRIMI AZ BULDU

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans” programında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin küresel doğrudan yatırımlardan aldığı payı değerlendirdi.

Mevcut yüzde 1’lik payı yetersiz bulduğunu ifade eden Yılmaz, bu oranı ilk aşamada yüzde 1,5’e çıkarmayı hedeflediklerini duyurdu. Doğrudan yatırım girişinin 12,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Yılmaz, kurumlar vergisinin sanayici ve üretici için yüzde 12,5’e indirilmesini “stratejik bir tercih” olarak niteledi.
Türkiye’nin nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olduğunu hatırlatan Yılmaz, “Gündelik gelişmelerin etkileri geçici, Türkiye üretim merkezi olabilecek konumda” ifadelerini kullandı.
DÜNYA “MUTLAK BUTLANI” VE “SİYASİ DARBE” DİYEREK KONUŞURKEN AÇIKLADI
Yılmaz’ın iyimser açıklamaları, dünya kamuoyunun Türkiye’deki yargı kararına “muhalefetin siyasi yükselişine engel”,”siyasi darbe” yorumu yaparken geldi.
The New York Times, kararı “Erdoğan’ın siyasi rakipleri için yeni bir zorluk dalgası” ve “siyasi bir darbe” olarak yorumlarken; Avrupa Parlamentosu’ndan “AB artık buna kör ve sessiz kalamaz” çıkışı geldi.

Uluslararası medya organları, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılıp yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun iade edilmesini, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik davalarla birleştirerek iktidarın yargı eliyle siyaseti dizayn ettiği tespitinde bulundu.
RİSK PRİMİ UÇTU, YATIRIMCI ŞİMŞEK’İ MASADA BIRAKTI
İçerideki “mutlak butlan” kararının finansal piyasalara faturası ise Cevdet Yılmaz’ın çizdiği tablonun aksine oldukça ağır oldu. Kararın ardından Türkiye’nin 5 yıllık risk primi (CDS) bir günde yüzde 4,4 artarak 257 seviyesine fırladı.
O sırada yabancı fon yöneticileriyle görüşmek üzere Londra’da bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan büyük bir şok yaşadı. İngiliz ekonomist Timothy Ash, kararın ajanslara düşmesiyle birlikte yabancı yatırımcıların toplantıyı terk ederek ofislerine döndüğünü bildirdi.

Piyasalardaki çöküşü engellemek adına ekonomi yönetiminin sadece ilk yarım saatte 6 milyar dolar, gece boyunca ise toplamda 13,98 milyar dolar harcadığı ifade edildi. Yılmaz’ın yıllık bazda övündüğü 12,6 milyar dolarlık doğrudan yatırım girişinden daha büyük bir tutarın, sadece bir gecede döviz kurundaki rekoru durdurmak için harcanması, iktidarın ekonomi söylemleri ile piyasa gerçekleri arasındaki çelişkiyi gözler önüne serdi.
Borsa İstanbul’da devre kesicilerin çalıştığı ve doların 45,74 TL ile rekor tazelediği günde Yılmaz’ın “üst seviyeye taşıyacağız” mesajı vermesi dikkat çekti.