ABD siyasetinde ünlü desteği uzun yıllardır Demokrat Parti’nin güçlü olduğu alanlardan biri olarak görülüyordu. Ancak Donald Trump cephesi, özellikle genç seçmenlere, sosyal medya kullanıcılarına ve siyah seçmenlere ulaşmak için popüler kültür dünyasından isimleri yanına çekmeye çalışıyor. Bu stratejinin son dönemdeki en dikkat çekici ismi ise Nicki Minaj oldu. Bir zamanlar Trump’ın bazı politikalarını eleştiren sanatçı, artık Beyaz Saray etkinliklerinde boy gösteriyor, yönetimin gündemindeki konulara destek veriyor ve milyonlarca takipçisini siyasi çağrılarla harekete geçirmeye çalışıyor.
GİZLİ DESTEK BAŞLADI
İddiaya göre Trump’ın 2024 seçimlerinden kısa süre önce uçağında aldığı telefonlardan biri, beklenmedik bir isimden geldi. Hattın diğer ucunda Nicki Minaj vardı. Sanatçının bu görüşmede Trump’ın yeniden seçilmesini desteklediğini söylediği, ancak bu desteği kamuoyuna açıklamak konusunda çekimser davrandığı öne sürüldü.
Trump’ın kampanya yöneticileri ise bu desteğin açıkça ilan edilmesini istiyordu. Çünkü Minaj, yalnızca rap dünyasının en popüler kadın yıldızlarından biri değildi; aynı zamanda sosyal medyada büyük bir etki alanına sahipti. “Barbz” olarak bilinen hayran kitlesi, sanatçının müziğini desteklemekten sosyal medyada tartışmalara dahil olmaya kadar birçok konuda son derece aktif bir topluluk olarak tanınıyordu.

Ancak Minaj ve ekibinin o dönem daha temkinli davrandığı belirtiliyor. Sanatçının siyasi bir taraf seçmesinin markasına, iş birliklerine ve müzik kariyerine zarar verebileceği düşünülüyordu. Bu nedenle destek perde arkasında kaldı. Fakat Trump’ın yeniden Beyaz Saray’a dönmesinin ardından tablo değişti.
ARTIK SAKLAMIYOR
Nicki Minaj bugün Trump dünyasının en görünür destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. Sanatçı, Oval Ofis’i ziyaret etti, Birleşmiş Milletler’de Trump yönetiminin desteklediği bazı başlıklar için konuştu, Washington’daki etkinliklerde boy gösterdi ve sosyal medya hesaplarından takipçilerine siyasi çağrılar yaptı.
Minaj’ın bu yeni rolü yalnızca sembolik bir destekle sınırlı değil. Sanatçı, Trump yönetiminin öncelikleri arasında gösterilen bazı konular için aktif biçimde kampanya yürütüyor. Çocuklara yönelik Trump hesapları için kendi parasını ortaya koyduğu, muhafazakâr yorumcularla yayınlara katıldığı ve Trump çevresindeki isimlerle birlikte sosyal medya içerikleri ürettiği belirtiliyor.
Washington’daki “Melania” belgeselinin galasında da dikkat çeken isimlerden biri Minaj oldu. Sanatçı, Trump ailesinin yakınında oturdu ve gecenin en çok konuşulan konukları arasına girdi. Bu tablo, Minaj’ın artık yalnızca dışarıdan destek veren bir ünlü olmadığını, Trump çevresinde doğrudan görünür bir figüre dönüştüğünü gösterdi.
TRUMP’TAN ÖVGÜ
Trump da Minaj’a duyduğu ilgiyi ve memnuniyeti gizlemiyor. Şubat ayında bir Siyahi Tarih Ayı etkinliğinde konuşan Trump, Minaj’ın uzun ve bakımlı tırnaklarından söz ederek sanatçıyı övdü. Trump’ın Minaj için “Çok güzeldi, çok harikaydı ve en önemlisi ne olup bittiğini anlıyor” dediği aktarıldı.
Bu karşılıklı yakınlık, dışarıdan bakıldığında şaşırtıcı görünebilir. Çünkü Minaj geçmişte Trump’ın bazı politikalarını açıkça eleştirmişti. Özellikle Trump’ın ilk başkanlık dönemindeki göçmen politikaları, sanatçının tepkisini çekmişti. Ailesi Trinidad ve Tobago’dan ABD’ye göç eden Minaj, sınırda ailelerinden ayrılan çocuklar için sert açıklamalar yapmıştı.
Ancak son dönemde Minaj’ın siyasi çizgisinde belirgin bir değişim yaşandı. Sanatçının çevresine göre bu dönüşüm, pandemi döneminde aşı politikalarına yönelik şüphelerle hızlandı. Ardından müzik dünyasındaki bazı Demokrat isimlerle yaşadığı gerilimler ve sosyal medyadaki tepkiler, Minaj’ı daha açık şekilde muhafazakâr çevrelere yaklaştırdı.
YENİ SİYASİ KANAL
Minaj’ın Trump çevresine açılan kapısında en önemli isimlerden biri Alex Bruesewitz oldu. 29 yaşındaki eski kampanya çalışanı, Trump’a destek veren ünlüleri ve sosyal medya etkileyicilerini bulup siyasi alana taşıyan genç muhafazakâr figürlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bruesewitz, Minaj’ın desteğini Cumhuriyetçiler açısından “büyük bir kültürel zafer” olarak nitelendiriyor. Çünkü Trump cephesi, Demokratların Hollywood ve müzik dünyasındaki güçlü desteğine karşı daha geniş bir kültürel ağ kurmak istiyor. Minaj gibi küresel çapta tanınan bir ismin bu cephede yer alması, Cumhuriyetçiler için yalnızca bir destek açıklaması değil, aynı zamanda sembolik bir kırılma anlamı taşıyor.
Trump çevresinin hedefi, Minaj’ın dev takipçi kitlesini özellikle siyah seçmenler ve genç kullanıcılar üzerinde etkili bir iletişim aracına dönüştürmek. Beyaz Saray, Trump’ın siyah seçmenler arasındaki desteğinde yaşanan kaybı Minaj gibi isimlerin yardımıyla telafi etmeyi umuyor. Bu destek, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesi Cumhuriyetçiler açısından daha da önemli görülüyor.
ESKİ SÖZLER UNUTULMADI
Minaj’ın bugünkü Trump desteği, geçmişte yaptığı bazı açıklamalar nedeniyle tartışma yaratıyor. Sanatçı, Trump’ın 2016’daki başkanlık kampanyasını “çocukça” bulduğunu söylemiş, ancak onun eğlence tarafının güçlü olduğunu da kabul etmişti. Trump başkan olduğunda ise göçmen ailelerin sınırda ayrılmasına tepki gösteren müzik dünyası isimleri arasında yer aldı.
Sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, kendi çocukluk göç deneyimine atıfta bulunarak bu çocukların ne kadar korku ve panik yaşayabileceğini sormuştu. Trump’ın 2020’de yeniden seçilmek istediği dönemde de bu politikaların kendisini “Trump bandwagon” denilen destek hattından uzak tuttuğunu söylemişti.
Buna rağmen Minaj’ın muhafazakâr eğilimleri tamamen yeni değil. 2012’de yayımlanan “Mercy” şarkısında Cumhuriyetçi Parti’ye ve Mitt Romney’ye gönderme yapan bir söz kullanmıştı. Bir yıl sonra başka bir şarkısında Trump’ın adını lüks ve başarı göstergesi olarak anmıştı. O dönem birçok rapçi gibi Minaj da Trump ismini zenginlik, gösteriş ve statü anlamında kullanıyordu.

PANDEMİ DÖNÜM NOKTASI
Minaj’ın siyasi tavrındaki en dikkat çekici kırılma pandemi döneminde yaşandı. Sanatçı, 2021’de Covid-19 aşılarıyla ilgili yaptığı bir paylaşımla büyük tartışma yarattı. Trinidad’daki bir tanıdığının aşıdan sonra cinsel sağlık sorunları yaşadığını iddia eden Minaj, takipçilerine aşı konusunda “kendilerini rahat hissettiklerinden emin olmaları” çağrısında bulundu.
Sağlık uzmanları bu iddiaları hızla reddetti. Trinidad ve Tobago’daki yetkililer de böyle bir aşı yan etkisine ilişkin kayıt bulunmadığını açıkladı. Ancak Minaj, gelen yoğun tepkinin kendisini daha da şüpheci hale getirdiğini söyledi. Sanatçı, siyasi konulara dair kendi değerlendirmesini yapmayı sevdiğini, bu yüzden her açıklamasında büyük tepki çektiğini dile getirdi.
Son dönemde Minaj’ın bazı açıklamaları daha da tartışmalı hale geldi. Müzik dünyasındaki bazı isimleri “satanik uygulamalarla” suçladı ve bir podcast yayınında 1969’daki Ay’a inişin sahte olduğuna inandığını söyledi. Bu açıklamalar, sanatçının siyasi çizgisindeki değişimin yalnızca parti tercihiyle sınırlı olmadığını, daha geniş bir güven krizi ve komplo teorileriyle de iç içe geçtiğini düşündürdü.
AİLE İDDİALARI
Minaj’ın Trump’a açık desteği, sanatçının kişisel çevresi ve ailesiyle ilgili iddiaları da yeniden gündeme taşıdı. Bazı eleştirmenler, Minaj’ın bu siyasi yakınlaşmayı ailesi için bir af ya da hukuki kolaylık elde etmek amacıyla kullanabileceğini öne sürdü.
Bu spekülasyonların merkezinde Minaj’ın eşi Kenneth Petty ve kardeşi Jelani Maraj bulunuyor. Petty, California’da seks suçlusu olarak kayıt yaptırma yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle federal bir davada ceza almıştı. Minaj’ın kardeşi Maraj ise çocuk istismarı suçlamasıyla yargılanmış ve 2020’de 25 yıl ile müebbet arasında hapis cezasına mahkum edilmişti.
Trump çevresi bu iddiaları reddediyor. Bruesewitz, Minaj’ın aile üyeleri için herhangi bir af talebinde bulunmadığını, böyle bir konunun gündeme gelmediğini söyledi. Beyaz Saray yetkilileri de Trump’ın federal af yetkisinin Minaj’ın kardeşinin eyalet düzeyindeki mahkumiyetini kapsamayacağını belirtti. Ancak Minaj’ın eşiyle ilgili federal dosya, Trump’ın af yetkisinin teorik olarak kapsayabileceği bir alan olarak görülüyor.
Minaj’ın çevresinden gelen açıklamalara göre ise sanatçının Trump’a desteği bir çıkar hesabından çok, zaman içinde gelişen siyasi bir dönüşümün sonucu. Sanatçının yakınları, aldığı tepkilerin onu geri çekmek yerine daha fazla motive ettiğini söylüyor. Minaj da ocak ayında yaptığı bir açıklamada, Trump’a verdiği destek nedeniyle gelen tepkilerin kendisini daha fazla destek vermeye ittiğini ifade etmişti.
RAP DÜNYASI BÖLÜNDÜ
Minaj’ın Trump’a yakınlaşması, rap dünyasında zaten var olan rekabetleri siyasi bir eksene taşıdı. Sanatçı, Demokrat Parti’ye yakınlığıyla bilinen bazı müzik figürleriyle sert tartışmalar yaşadı. Özellikle Jay-Z’ye yönelik açıklamaları dikkat çekti. Bu gerilimin arkasında yalnızca siyaset değil, geçmişten gelen ticari anlaşmazlıklar da bulunuyor.
Cardi B ile uzun süredir devam eden rekabet de siyasi boyut kazandı. Cardi B, 2024 seçim döneminde Kamala Harris’in mitinginde sahneye çıkan isimlerden biriydi. Başkan Yardımcısı JD Vance’in sosyal medyada “Nicki > Cardi” paylaşımı yapması, bu popüler kültür rekabetinin doğrudan siyasi alana taşındığını gösterdi.
Minaj ayrıca California Valisi Gavin Newsom’u hedef alan açıklamalar yaptı ve Trump’ın Newsom için kullandığı aşağılayıcı lakabı benimsedi. Seçmen kimliği yasalarının sıkılaştırılmasını savundu, Demokrat liderlere Trump destekli yasal girişimlere destek verme çağrısında bulundu.
Bu tavır, Minaj’ın yalnızca Trump’a sempati duyan bir sanatçı olmadığını, Cumhuriyetçi gündemin bazı başlıklarını aktif şekilde savunan bir siyasi figüre dönüştüğünü gösteriyor.

SOSYAL MEDYA GÜCÜ
Minaj’ın Trump cephesindeki değerini artıran en önemli unsur, sosyal medya etkisi. On milyonlarca takipçisi olan sanatçı, tek bir paylaşımıyla gündem yaratabiliyor. Hayran kitlesi Barbz ise yıllardır Minaj’ın müzik kariyerinde olduğu kadar dijital tartışmalarda da güçlü bir rol oynuyor.
Bu güç, eleştirilerin de odağında. Bir siber analiz raporunda, Minaj’ın siyasi paylaşımlarının bot hesaplar tarafından büyütülmüş olabileceği öne sürüldü. Raporda, özellikle Gavin Newsom ve diğer Demokrat siyasetçilere yönelik eleştirilerin sosyal medyada milyonlarca görüntülenmeye ulaşmasında sahte hesapların rol oynamış olabileceği iddia edildi.
Bu tür iddialar, Minaj’ın siyasi etkisinin organik mi yoksa organize bir dijital kampanyanın parçası mı olduğu sorusunu gündeme taşıdı. Ancak ne olursa olsun Minaj’ın adı artık yalnızca müzik listeleriyle değil, Amerikan siyasetindeki kültür savaşıyla da anılıyor.
OVAL OFİS ANI
Minaj’ın Beyaz Saray ziyareti, Trump ile kurduğu ilişkinin en sembolik anlarından biri oldu. Aktarılanlara göre Minaj, Trump’ın Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ile yaptığı toplantı sırasında Oval Ofis’e davet edildi. Sanatçı toplantıya katıldı, bazı çalışanlarla fotoğraf çektirdi ve hükümet kapanması gibi siyasi konularda görüşlerini paylaştı.
Aynı gün daha sonra bir başka Oval Ofis toplantısına da uğradı. Bu kez Trump, otomotiv işçileriyle bir aradaydı. Minaj’ın beyaz kürkü ve beyaz “TRUMP” şapkasıyla odaya girmesi, toplantının havasını değiştirdi. İşçilerle tokalaştı, odadaki ilgi bir anda ona yöneldi.
Trump’ın bu sırada “Bakın, artık burada olduğumu unuttular” diyerek espri yaptığı aktarıldı. Bu an, Minaj’ın Trump çevresinde nasıl bir dikkat merkezi haline geldiğini gösteren çarpıcı bir sahne olarak yorumlandı.

ORTAK NOKTALAR
Minaj’ın müttefikleri, sanatçı ile Trump arasında dışarıdan bakıldığından daha fazla ortak nokta olduğunu savunuyor. İkisi de Queens geçmişine sahip. İkisi de sadık ve ateşli bir takipçi kitlesinin gücünü çok iyi biliyor. İkisi de tartışmayı, görünürlüğü ve medya ilgisini kendi lehine çevirmeyi başaran figürler olarak görülüyor.
Trump’ın hip hop dünyasındaki yeri de tamamen yeni değil. Yıllar boyunca birçok rap şarkısında Trump adı zenginlik ve statü sembolü olarak kullanıldı. Trump’ın gösterişli yaşam tarzı, emlak imparatorluğu ve televizyon şöhreti, rap dünyasının lüks ve güç anlatısında sıkça yer buldu.
Trump’ın başkanlığı döneminde bazı rapçileri affetmesi de bu dünyayla arasındaki ilgiyi artırdı. Lil Wayne ve NBA YoungBoy gibi isimlere yönelik af kararları, Trump’ın hip hop çevreleriyle ilişkisini daha görünür hale getirdi.
YENİ KÜLTÜR SAVAŞI
Nicki Minaj’ın Trump desteği, Amerikan siyasetinde ünlülerin rolünün nasıl değiştiğini gösteren dikkat çekici bir örnek. Bir yanda Demokrat Parti’nin yıllardır güçlü olduğu eğlence dünyası var. Diğer yanda ise Cumhuriyetçilerin, sosyal medya çağında yeni ünlü ağları kurma çabası bulunuyor.
Minaj bu yeni hattın en parlak ve en tartışmalı ismi haline gelmiş durumda. Onun desteği, Cumhuriyetçiler için siyah seçmenlere, gençlere ve popüler kültür takipçilerine açılan yeni bir kapı olarak görülüyor. Eleştirmenler ise bu yakınlaşmanın siyasi bir uyanıştan çok, kişisel çıkarlar ve medya stratejileriyle ilgili olabileceğini savunuyor.
Sanatçının kendisi ise artık geri adım atmıyor. Washington’daki bir etkinlikte Trump için “Muhtemelen başkanın 1 numaralı hayranıyım” diyen Minaj, siyasetin hayatında “ikinci bir iş” haline geldiğini söylüyor.
Bir dönem desteğini gizli tutan Nicki Minaj, bugün Trump dünyasının en görünür yüzlerinden biri. Bu dönüşüm, yalnızca bir ünlünün siyasi tercihi değil; ABD’de popüler kültür, sosyal medya, kimlik siyaseti ve seçim stratejilerinin nasıl iç içe geçtiğini gösteren yeni bir dönem işareti olarak okunuyor.