Gözlükleri taktık arsa aldık! Bir zamanların metaverse çılgınlığına ne oldu?

O kadar büyük bir çılgınlıktı ki, Facebook gibi bir dünya devi geleceğini bu vizyona adayarak adını Meta olarak değiştirdi. Herkes arsalar alıyor, markalar sanal showroomlar açıyor ve hepimizin yakında gün boyu kafamızda devasa gözlüklerle yaşayacağı iddia ediliyordu.

Peki, bugün ne oldu? Sokaktaki sıradan insandan teknoloji devlerine kadar herkes metaverse hakkında konuşmayı bıraktı. Yapay zekâ (YZ) sahneyi tamamen ele geçirdi. Peki bu durum, metaverse’ün tarihin çöplüğüne gömüldüğü anlamına mı geliyor?

Gelin, yüzeydeki sessizliğin arkasında aslında neler döndüğüne yakından bakalım.

BEKLENTİLER VE GERÇEKLER: NEDEN ÇAKILDI?

Metaverse vizyonunun bu kadar hızlı kan kaybetmesinin arkasında çok insani ve teknik sebepler var. Hong Kong Politeknik Üniversitesi’nden Lik-Hang Lee’nin de belirttiği gibi, hepimizin sabah akşam sanal dünyalarda sosyalleşeceği fikri biraz bilim kurgu abartısıydı.

Projelerin çöküşünü hızlandıran temel faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

Çığır Açan Bir Uygulama Eksikliği: Sanal ofisler ve VR toplantıları geleceğin teknolojisi olarak pazarlandı. Ancak çoğumuz için bu deneyim Zoom veya Slack kullanmaktan daha hantal ve yorucuydu. İnsanlara telefonlarını bırakıp bu dünyaya geçmeleri için net bir “neden” sunulamadı.

Fayda Yerine Gösteriş: Erken dönem projeleri gerçek dünya sorunlarını çözmek yerine göz alıcı grafiklere ve sanal arsalara odaklandı. Yani faydadan önce yenilik satılmaya çalışıldı.

Donanım ve Biyolojik Engeller: Mevcut VR gözlükleri ağır, hantal ve uzun süreli kullanımda baş ağrısı ile mide bulantısına (görsel odak kayması nedeniyle) yol açıyor. İnsanların zaten dijital dünyadan yorulduğu bir çağda, yüzlerine ağır bir cihaz takmalarını istemek büyük bir beklentiydi.

Gerçek Bir Başarısızlık Hikayesi: Local Glyph’in kurucu ortağı Saswata Baksi, bir perakende markasının sanal showroom açmak için 6 ay harcadığını, ancak ilk ayın sonunda kullanıcı sayısının tek haneli rakamlara düştüğünü söylüyor. Müşteriler sanal alanda gezinmek yerine Instagram’da gezinmeyi tercih etti.

ÖLÜM MÜ, YOKSA KULUÇKA DÖNEMİ Mİ?

Bugün Meta gibi şirketlerin bu alandaki fonları kestiği ve milyarlarca dolar zarar ettiği bir gerçek. Ancak uzmanlar bunun bir “ölüm” değil, klasik bir teknolojik düzeltme aşaması olduğunu düşünüyor.

Fütürist Mark van Rijmenam’a göre, çizgi film avatarlarıyla sanal lobilerde buluşma fikri belki bitti ama metaverse yüzeyin altında daha anlamlı bir şeye dönüşüyor. PR odaklı balon patladı; yerini uzamsal internet ve amaca yönelik teknolojiler alıyor.

Aslında hayatımızın birçok alanı fark ettirmeden kalıcı dijital alanlara taşındı bile:

Gelişmiş çevrimiçi oyunlar

Endüstriyel simülasyonlar ve dijital ikizler

Tıp ve eğitimde kullanılan niş VR/AR uygulamaları

METAVERSE’ÜN İLACI YAPAY ZEKÂ MI OLACAK?

İşin en ironik kısmı ise metaverse’ü gündemden düşüren yapay zekânın, aslında onu ayağa kaldıracak temel taş olması.

İlk metaverse denemeleri, içerik üretmenin aşırı maliyetli, manuel ve statik olması nedeniyle tıkanmıştı. Şimdi ise üretken yapay zekâ ve 3D dünya modelleri sayesinde sanal ortamlar, akıllı karakterler ve kişiselleştirilmiş dünyalar çok daha hızlı ve düşük maliyetle inşa edilebiliyor.

APPLE NEWTON KADERİ Mİ?

Tarih, sadece “çok erken” piyasaya çıktığı için başarısız olan ama yıllar sonra dünyayı değiştiren teknolojilerle dolu. 1990’ların Apple Newton’ı başarısız oldu ama bugünkü akıllı telefonların atasaydı. Google Glass bir dönem dışlandı ama bugün Ray-Ban Meta akıllı gözlüklerinde o teknolojinin çok daha şık versiyonlarını kullanıyoruz.

Metaverse şu an tam olarak bu “ara dönemde” (teknoloji çukurunda) bulunuyor. Manşetlerden indi, gösterişli partiler bitti; ancak laboratuvarlarda, daha sessiz ve çok daha güçlü mühendislik çalışmalarıyla geleceğin uzamsal interneti olarak yeniden inşa ediliyor.

Author: Yusuf Arslan