Gazeteci Levent Gültekin, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı olma ihtimalini sıfır gördüğünü belirterek, bunun temel nedenini Türkiye’ye biçilen uluslararası role bağladı. Seküler bir cumhurbaşkanının Türkiye’yi yeniden Cumhuriyet değerlerine döndürmek ve Orta Doğu ülkesi olmaktan çıkarmak anlamına geleceğini savunan Gültekin, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’yi alıp yeniden eski değerlerine döndürmek, senaryoyu yırtıp çöpe atmak anlamına geliyor. Yıllardır Erdoğan ve o iktidar üzerine yatırım yapmış insanlar, İmamoğlu’nun ‘İyi, gel sen bizim 20 yıllık emeğimizi çöpe at’ demesine göz yummazdı, yummadılar da.”
‘TÜRKİYE’YE BİÇİLEN ROLDE SEKÜLER BİR CUMHURBAŞKANI YOK’
Yayında, Türkiye’nin uluslararası siyasetteki denklemine dair küresel bir planın varlığından söz eden Gültekin, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı olma şansını “sıfır” olarak niteledi. Çizilen yeni vizyonda seküler bir adayın yeri olmadığını belirten Gültekin, şu ifadeleri kullandı:
“Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye’de cumhurbaşkanı olma ihtimalini sıfır görüyorum diyordum. Niye? Çünkü Türkiye’ye biçilen rolde, Tayyip Erdoğan’dan sonra seküler bir cumhurbaşkanı gözükmüyor senaryoda. Seküler bir cumhurbaşkanı demek; Türkiye’yi alıp yeniden eski değerlerine döndürmek, yani cumhuriyet değeri dediğimiz oraya döndürmek, Orta Doğu ülkesi olmaktan çıkarmak, senaryoyu yırtıp çöpe atmak anlamına geliyor.”
‘İMAMOĞLU’NUN MESELESİ SADECE ERDOĞAN’I YENMEK DEĞİL’
Gültekin, uzun yıllardır devam eden iktidar yapısına stratejik yatırım yapan güçlerin, İmamoğlu’nun olası bir zaferine neden set çektiğini de geniş bir perspektifle detaylandırdı. Olayın sadece sandıktan zaferle çıkmak olmadığını ifade eden Gültekin analizine şöyle devam etti:
“Şimdi yıllardır Erdoğan üzerine veyahut o iktidar üzerine yatırım yapmış insanlar, İmamoğlu’nun ‘İyi, gel sen bizim 20 yıllık emeğimizi çöpe at’ demesine göz yumar mıydı sence? Yummadılar zaten. Yani İmamoğlu’nun meselesi sadece Erdoğan’ı yenip yenmeme meselesi değil. Türkiye’yi yeniden Orta Doğu ülkesi olmaktan çıkarıp yüzünü Batı’ya dönen bir ülkeye dönüştürme ihtimali vardı. Onu da o yüzden elediler.”
‘SENARYONUN İŞLEMESİ İÇİN 2027’DE DE ERDOĞAN KALMALI’
Muhalefetin geçmiş seçimlerdeki aday belirleme süreçlerinin ve bugünkü siyasi dizayn çabalarının aynı “aklın” ürünü olduğunu savunan Levent Gültekin, Türkiye siyasetinin yakın geçmişi ile 2027 projeksiyonunu şu dikkat çekici ifadelerle birbirine bağladı:
“Nasıl ki 2014’te Erdoğan kalsın diye Ekmeleddin, 2018’de Erdoğan kalsın diye Muharrem İnce, 2023’te Erdoğan kalsın diye Kılıçdaroğlu’ysa; sürecin devam etmesi ve senaryonun işleyebilmesi için 2027’de de Erdoğan kalmalı. İmamoğlu öyle rüya göremez. Mutlak kararını veren akılla İmamoğlu’nu hapse atan akıl, Devlet Bahçeli’yi Öcalan’a kurucu lider söyletecek aşamaya getiren akılla Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden CHP’nin başına geçiren akıl, aynı akıl.” dedi.