‘Soykırım’ uyarısına rağmen… Gazze’yi yıkan silahlarda çok ülkenin izi var

BİRLEŞMİŞ Milletler’in en üst yargı kurumu olan Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) Gazze’de “makul soykırım riski” bulunduğuna hükmetmesinin ve Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne taraf 153 devlete “soykırımı önleme” yükümlülüğünü hatırlatmasının üzerinden geçen aylara rağmen, dünya devletlerinin İsrail’e silah akışını kesmediği ortaya çıktı. El Cezire’nin İsrail Vergi Dairesi (ITA) veri tabanındaki 6.5 milyondan fazla gümrük kaydını inceleyerek gerçekleştirdiği aylar süren kapsamlı bir araştırma, aralarında resmi silah ambargosu uygulayan veya tedariki askıya aldığını açıklayan ülkelerin de bulunduğu en az 51 ülke ve özerk bölgenin İsrail’e askeri mühimmat, patlayıcı madde ve zırhlı araç parçası göndermeyi sürdürdüğünü gözler önüne serdi.

EN ÇOK PATLAYICI MÜHİMMAT

Ocak 2024’te Güney Afrika’nın açtığı tarihi dava sırasında, mahkemenin ihtiyati tedbir kararlarından sonra Ekim 2025’teki ateşkese kadar geçen süreçte can kaybı 70 bini, yaralı sayısı ise 171 bini aştı. El Cezire’nin analiz ettiği gümrük kodları, UAD’nin net uyarılarına rağmen İsrail’in silah ve mühimmat ithalatının azalmak bir yana, daha da arttığını gösteriyor. Gelen askeri malzemelerin en büyük payını ise doğrudan “patlayıcı mühimmatlar” oluşturuyor.

ABD ve Avrupa’nın birçok ülkesinde Gazze’deki savaş boyunca İsrail’e silah ambargosu uygulanması talebiyle protestolar düzenlenmişti.

ATEŞKES BİLE KESMEDİ

İsrail’e giren askeri nitelikli malzemelerin en büyük beş menşe ülkesi olan ABD, Hindistan, Romanya, Tayvan ve Çek Cumhuriyeti, savaş ve katliamlar derinleşirken sevkiyatlarını zirveye taşıdı. Verilere göre sadece bu ilk 5 ülke, iki yıllık süreçte İsrail’e 735.2 milyon dolar değerinde askeri malzeme pompaladı. Bu ülkelerin yanı sıra Brezilya ve bazı Avrupa ülkeleri de lojistik akışı beslemeye devam etti. Verilere göre sevkiyatlarda bombalar, el bombaları, torpidolar, mayınlar, füzeler, bunların parçaları, mermi ve kartuşlar, silah parçaları ile roketatar ve zırhlı araç parçaları yer alıyor. Ateşkesten sonra bile sevkiyat durmadı. 2025 sonuna gelindiğinde 28 ülkeden gelen en az 220 sevkiyat, ateşkes ve 31 Aralık 2025 arasındaki dönemde İsrail limanlarına ulaştı. Araştırma, dünya liderlerinin kınamalarına rağmen küresel silah zincirinin çalışmaya devam ettiğini, ülkelerin uluslararası hukuku savunurken fiiliyatta İsrail’in bombardıman kapasitesini beslediğini ortaya koyuyor.

SOYKIRIMA ORTAKLIK

 Uluslararası hukuk uzmanları, UAD kararına rağmen sevkiyatı durdurmayan devletlerin hukuken “soykırıma ortaklık” suçu işliyor olabileceği konusunda hemfikir.

Ayrıca uzmanlar, Silah Ticareti Antlaşması’nın 6’ncı maddesi uyarınca, ihraç edilen silahların ciddi insan hakları ihlallerinde kullanılma riski varsa, bu transferlerin derhal yasaklanması gerektiğinin altını çiziyor. Ancak 51 ülkenin gümrük kayıtları, uluslararası hukukun ekonomik ve siyasi çıkarlar karşısında bir kez daha felç olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

 

Author: Yusuf Arslan