Süheyl Batum’dan mutlak butlan değerlendirmesi: CHP’ye değil, demokrasiye atanmış bir butlan

Anayasa Profesörü Süheyl Batum, CHP’nin 38. Kurultayı’na ilişkin butlan kararını değerlendirdi. Kararın baştan aşağı hukuksuz, mahkemelerin tamamen yetkisiz olduğunu belirten Batum, CHP’nin yapacağı tek şeyin bütün muhalefeti kenetlemek olması gerektiğini belirtti.

Süheyl Batum’un açıklamaları şöyle:

“SİYASİ PARTİLER KANUNUNDA MUTLAK BUTLAN DİYE BİR ŞEY YOK”

Bu karar kesinlikle hukuka ve partiler demokrasisi dediğimiz demokrasiye aykırı. Hukukla hiç alakası yok. Neden mi? Türkiye’de Türk hukukunda siyasi partiler kanununda mutlak butlan diye bir şey yok.

“TEK YETKİLİ SEÇİM KURULLARIDIR”

Seçimlerin yapılması konusunda kurultay, kongre, il kongrelerinin yapılması konusunda partiler kanununda 21. madde düzenlenmiş. 21. maddenin 11. fıkrasında eğer bir seçimde olayı etkileyecek, seçimde hile yapıldığı iddiası mevcutsa İlçe seçim kurulu, il seçim kurulu ve Yüksek Seçim Kurulları’nın görevlerini düzenlemiş. Arkasından bu yetkiyi sadece “seçim kurullarına” vermiş.

Aynı kanun 112. maddesinde “Eğer birileri oylamaya hile karıştırırlarsa, bunların da asliye cezada yargılanacağını ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası” ile yargılanacağını söylemiş.

Bunu açıkça düzenledikten sonra, medeni kanun ise dernekler için düzenlenmiştir. siyasi partiler için Medeni Kanun’un yetkisi yoktur.

TMK’da, eğer bir karara karşı itiraz edeceksen 1 ay içerisinde itiraz edebilirsin demiş.
Dolayısıyla burada mutlak butlanı partiye getirmek hukuken mümkün değil. Siyaseten baktığınızda bu inanılmaz bir şey. Türkiye’de AYM; parti kapatma, partilere ihtar verme yetkisini ne için aldı? Olağan mahkemelerden farkı olmalı, daha güvenli ve güvenceli olsun diye AYM görevli kılınmış.

Bunu bir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin iki dudağına bağlıyorsunuz. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Anayasanın düzenlediği hukuku bu kurala bağlıyorsunuz.

“ASLİYE HUKUK KANIT BULAMADIM DEDİ, BÖLGE ADLİYE KARAR VERDİ”

Şimdi bu konuda Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu varsaysak bile 3-5 ay önce bu davaya bakan ve tek yetkili olan mahkeme Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi “Burada mutlak butlanı doğuracak bir kanıt bulamadım” dedi. Birkaç tanığın iddiaları mutlak butlan sonucu doğurmak için hukuken mümkün değildir dedi.

“ASLİYE HUKUKUN KARARI PARTİ KAPATMADAN BİLE TEHLİKELİ”

Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) bunu usulen bozuyorum dedi. Sonunda da o bozan mahkeme BAM karar verdi. Yetkili mahkemenin reddettiği davayı BAM karara bağladı.

Bu parti kapatmadan bile tehlikeli. Asliye hukukun kararı parti kapatmadan bile tehlikeli. Bu partiyi sizin seçtikleriniz, delegeleriniz değil, benim istediğim yönetecek diyor. Bölge Adliye Mahkemesi hangi delilleri bulmuş?

“AKIN GÜRLEK’İN AÇIKLAMALARI YOK HÜKMÜNDEDİR”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, hukuken hiçbir anlam ifade etmeyen “0” niteliğinde olan açıklamalar yaptı. “Bu davayı CHP’liler kendileri başlattılar” dedi. Böyle bir şey olmaz. Bir iptal davasında davayı kimin açtığı değil, kanıtların neler olduğu önemli. Başsavcılıktan bakanlığa siyasi iradeye geçmiş bir adam bunu bilmez mi? Adalet bakanının bunu söylemesi bile olayın son derece üstünün örtüldüğü ve oldu bittiye getirildiğini ortaya koyuyor.

Artık Türkiye’de demokrasiden bahsetmek mümkün değil. Bir hakim atayarak bir partinin 20 yıl önceki kongresinden iptal çıkartabilirsiniz. siyaseti artık bir hakim, bir savcı ile tasarlayabilirsiniz. Bu butlan kararı, CHP’ye karşı değil demokrasiye karşı alınmış bir karardır.

CHP NE YAPMALI?

Herkesin bu hukuksuzluğun, demokratik karşıtlığı noktasını anlatmak ve bu durumdan memnun olmayan bütün partileri bir araya toplayabilmektir. Bu artık kayyum atanması değil, Türkiye’de demokrasiyi bitirme anlamına gelir.

Author: Yusuf Arslan