Amerikan televizyon tarihinin en ikonik gece şovlarından biri daha tartışmaların gölgesinde sona erdi. Yıllardır CBS ekranlarında yayınlanan “The Late Show”, sunucusu Stephen Colbert’in Perşembe gecesi yaptığı final yayınıyla ekranlara veda etti.
CBS yönetimi programın sona ermesini “ekonomik şartlar” ve “yeniden yapılanma süreci” ile açıklasa da ABD kamuoyunda bambaşka bir senaryo öne çıktı. İddialara göre olayın merkezinde, medya devi Paramount’un Skydance Media ile gerçekleştirmeye çalıştığı milyarlarca dolarlık birleşme bulunuyor.

ÜNLÜ SUNUCU “RÜŞVET” DEDİ
Şirketin bu dev anlaşma için Washington’dan onay beklediği dönemde, Donald Trump’ın CBS’e açtığı davanın sessizce kapatılması amacıyla 16 milyon dolarlık bir ödeme yapıldığı öne sürüldü. Bu ödeme ABD medyasında günlerdir “gizli uzlaşma” ve “siyasi pazarlık” başlıklarıyla tartışılıyor.
Kulislerde konuşulan bilgilere göre CBS’in bağlı olduğu Paramount, milyarlarca dolarlık birleşme sürecinde Donald Trump ile karşı karşıya gelmemek için Colbert’i gözden çıkardı. Ünlü sunucunun canlı yayında yapılan 16 milyon dolarlık anlaşmayı “rüşvet” diye nitelemesinin ardından sözleşmesinin yenilenmemesi, “Amerikan televizyonunda siyasi sansür mü var?” tartışmasını alevlendirdi.
Programın final kararının ardından sosyal medyada büyük yankı oluşurken birçok izleyici ve yorumcu, Colbert’in siyasi baskı nedeniyle ekranlardan uzaklaştırıldığını savundu. “Bu bir mali karar değil, açık sansür” yorumları kısa sürede gündem oldu.
TRUMP’TAN TARTIŞMA YARATAN PAYLAŞIM
Tartışmalar sürerken Donald Trump da sessiz kalmadı. Trump, sosyal medya hesabından yapay zekâyla hazırlanmış bir video paylaşarak Colbert’i çöp kutusuna atılmış şekilde gösterdi. Video kısa sürede milyonlarca kez izlendi ve yeni bir tartışma başlattı.
Böylece yıllardır Amerikan siyasetini hicveden “The Late Show”, sadece bir televizyon programı olarak değil; medya, siyaset ve güç ilişkileri üzerine büyüyen bir krizin sembolü olarak tarihe geçti.