Marmara Denizi’nin “ciğerleri” olarak bilinen ekosistemin karşı karşıya kaldığı müsilaj tehlikesi, TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün çarpıcı uyarılarıyla yeniden gündeme taşındı. Öztürk, Marmara’yı bir “hasta” olarak niteleyerek, tek reçetenin biyolojik arıtma olduğunu vurguladı.
Marmara Denizi can çekişiyor, ancak umut hala var! Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, ‘Marmara ölü değil ama ağır hasta’ diyerek acı bir gerçeği yüzümüze vurdu. Denize akan suların yarısının hala arıtılmadığını hatırlatan Öztürk, müsilajın bir kader değil, bizim yarattığımız bir kirlilik sonucu olduğunu söyledi.
‘Biz kirlettik, biz temizleyeceğiz’ diyen Öztürk, ‘bir litre bile arıtılmadan dökülmemeli’ uyarısında bulundu.
“BİR LİTRE BİLE ARITILMADAN VERİLMEMELİ”
Öztürk, Marmara Denizi’ndeki kirliliğin sadece gemi trafiğinden değil, asıl olarak kara kökenli atıklardan kaynaklandığını belirtti. Kara kökenli kirlenmeyi “arıtılmamış kanalizasyonun denize akıtılması” olarak tanımladı.
Öztürk, “Bir litrelik su bile arıtılmadan denize verilirse müsilaj olur” diyerek tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
ÖTROFİKASYON: DENİZİN DENGESİNİ BOZAN BESİNLER
Evsel atıklarla denize taşınan azot ve fosfatın, denizlerde “ötrofikasyon” denilen aşırı kirlenmeye yol açtığını ifade eden Öztürk, bu sürecin sonunda gözle görülmeyen mikroskobik canlıların kontrolsüzce ürediğini söyledi.
Bu durumun sonucunda ise deniz yüzeyini ve tabanını kaplayan yapışkan müsilaj tabakası veya “kızıl gelgit” (red tide) olayları meydana geliyor.
YÜZDE 50 ARITILMAMIŞ SU VERİLİYOR
Marmara Denizi’ne verilen suların yüzde 50’sinin hala yeterli arıtmadan geçmediğini vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, 2021 yılında ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgesi” kararının doğru olduğunu ancak uygulamanın hızlanması gerektiğini belirtti.
Öztürk, “Her tarafı bize ait olan tek deniz. Kuzeyi, doğusu, batısı, güneyi. Burayı ne Çinliler temizleyecek ne Arjantinliler, biz kirlettik biz temizleyeceğiz. Genel slogan şudur: ‘Kirleten öder.’ Biz kirlettik, biz ödeyeceğiz, arıtma yaparak ödeyeceğiz.” diye konuştu.
BALIKLAR DA BİZİM GİBİ: KİRLİ SUDA DURMAZLAR
Gelecek kuşaklara temiz bir deniz bırakma zorunluluğuna değinen Öztürk, müsilajın 25 yıldır Marmara’da olduğunu ancak 2020’deki büyük felakete kadar seslerinin duyulmadığını ifade etti. Öztürk, “Balık temiz su bulursa ürer ve beslenir. Biz kirli suda nasıl yüzmüyorsak, balık da kirlilikte yaşamaz, gider” uyarısında bulundu.