Türk tasavvuf edebiyatının zirve ismi Yunus Emre’nin, yaklaşık bir asırdır kayıp olduğu düşünülen tarihi el yazmaları, Almanya’nın başkentinde düzenlenen özel bir programla kamuoyuna tanıtıldı. Berlin Devlet Kütüphanesi ve Berlin Yunus Emre Enstitüsü (YEE) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Raif Yelkenci ve Ritter nüshaları ilk kez sergilendi.
Yunus Emre Divanı’nın en kıymetli kopyalarından biri kabul edilen ve 1930’lardan bu yana izine rastlanamayan Raif Yelkenci nüshası, Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Güler Doğan Averbek’in titiz çalışmaları sonucu Berlin Devlet Kütüphanesi arşivinde tespit edildi.
Averbek, eserin izini nasıl sürdüğünü şu sözlerle aktardı:
“Raif Yelkenci nüshasının 1931 yılında Oskar Rescher tarafından kütüphaneye satıldığına dair kayıtları satın alma defterlerinde bulduk. Yıllardır sadece fotoğrafları üzerinden çalışılan bu nadide eserin orijinali, Rescher’in kütüphaneye kazandırdığı bin 192 yazma eser arasında yer alıyor.”
Berlin Devlet Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Reinhard Altenhöner, kütüphanenin 43 bin eserlik Doğu yazmaları koleksiyonuyla Avrupa’da öncü bir konumda olduğunu belirtti. Koleksiyonun dil dağılımı hakkında bilgi veren Altenhöner, 11 bin 500 Arapça ve 10 bin Hintçe eserin ardından, 3 bin 500 eserle Osmanlı Türkçesinin üçüncü büyük grubu oluşturduğunu vurguladı.
Etkinliğin açılışında konuşan YEE Almanya Koordinatörü Zeliha Eliaçık, Yunus Emre’nin evrensel değerine dikkat çekerek, “Onu evrensel kılan, köklerine olan derin bağlılığıdır. Shakespeare İngiliz, Goethe Alman düşünce dünyası için ne ifade ediyorsa, Yunus Emre de kendi hakikati içinde o denli derin ve vazgeçilmezdir,” ifadelerini kullandı.