Dijitalleşme süreçlerinin ivme kazanması, şirketlerin BT altyapılarını esneklik ve güvenlik odaklı yeniden yapılandırmasını zorunlu kılmış durumda. vMind ve M2S Araştırma iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye Kurumsal Bulut Araştırması 2026”, işletmelerin hibrit bulut modellerine ve yönetilen hizmetlere olan ilgisinin arttığını ortaya koydu. Çalışma, özellikle yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte GPU tabanlı altyapı ihtiyacının da yukarı yönlü bir ivme kazandığını gösteriyor.
Araştırma verilerine göre, 200 ve üzeri çalışanı olan işletmelerin bulut çözümlerini kullanım oranı son bir yılda 14 puanlık artışla %63 seviyesine ulaştı. 7 bin 600 işletmeyi temsil eden veriler; güvenlik, maliyet optimizasyonu ve operasyonel verimliliğin ana belirleyiciler olduğunu kanıtlıyor. Şirket ölçeklerine göre motivasyonlar farklılık gösterirken; orta ölçekli yapılar maliyet ve operasyona, 500 üzeri çalışanı olan büyük kurumlar ise iş sürekliliğine öncelik veriyor.
Türkiye’deki kurumsal pazarın yaygın kullanım evresine geçmesiyle beraber, BT bütçelerinin yaklaşık %25’i bulut çözümlerine ayrılmaya başladı. İşletmelerin %56’sı gelecek dönemde bu harcamaların artacağını öngörürken, verimlilik kazanımları da dikkat çekiyor. Katılımcıların %86’sı bulut teknolojilerinin verimliliği artırdığını belirtiyor. Öte yandan, yapay zeka kullanımının artması altyapı gereksinimlerini de değiştiriyor. Kurumların %30’u yapay zeka projelerini hayata geçirmeyi planlıyor; bu durum GPU tabanlı sistemlere olan talebi tetikliyor.
Veri egemenliği ve yerel altyapı tercihi
vMind CEO’su Volkan Duman, kurumların artık buluta geçişten ziyade mevcut altyapıları optimize etmeye odaklandığını ifade etti. Duman, küresel ölçekte yaşanan bellek ve NVMe tedarik sıkıntılarının maliyetler üzerinde baskı kurduğunu, yeni üretim tesislerinin ancak 2028’de devreye girebileceğini hatırlattı. Bu durumun bulut faturalarında %10 ile %20 arasında artışlara yol açabileceğini öngören Duman, veri egemenliğinin önemine şu sözlerle değindi: “Büyük ölçekli şirketlerin %61’i verinin Türkiye’de kalmasını kritik görüyor. Yerel veri merkezleri; KVKK uyumu, Türkçe destek ve öngörülebilir fiyatlandırma gibi avantajlarla stratejik bir konuma sahip.“