T24 yazarı Tolga Şardan’ın bugünkü köşe yazısında yer alan bilgilere göre, Tunceli’de 2020’de kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’yla ilgili savcılık soruşturması ve İçişleri Bakanlığı’nın görevlendirdiği müfettişlerin çalışmaları sürüyor. Müfettişler, Doku’nun cesedinin aranması sırasındaki bir işlemle ilgili bilgilere ulaştı.
Soruşturma çerçevesinde tanık sıfatıyla bilgisine başvurulan Jandarma Arama Kurtarma (JAK) biriminden bir görevli, Doku’nun cansız bedeninin baraj gölünde bulunmadığından kesin olarak emin olunduğunu anlattı. Görevli, aramalar sırasında baraj gölüne “şişe kapağı” atıldığını, şişe kapağının ertesi gün suyun yüzeyinde bulunmasıyla barajın dibinin balçık olmadığının anlaşıldığını, bu sebeple Doku’nun cesedinin baraj dibinde olamayacağına kesin biçimde emin olunduğunu ifade etti. JAK görevlisi, gölde olmayan bedenin karada aranması gerektiğini tavsiye ettiğini de savcılığa iletti.

DÖNEMİN VALİSİNDEN “AİLEYE SÖYLEMEYİN” TALİMATI
Şardan’ın aktardığı bilgilere göre ifade sahibi JAK görevlisi, elde edilen bu sonucu dönemin Tunceli AFAD Müdürü Cem Erdoğan’a söylediğini, AFAD Müdürü Erdoğan’ın da durumu kendisinin de bulunduğu ortamda dönemin Valisi Tuncay Sonel’e bizzat ilettiğini belirtti. JAK görevlisi, bilgiyi dinleyen Sonel’in sinirli şekilde “Aileye bunu söyleyip de ailenin aklını bulandırmasınlar” dediğini savcılığa bildirdi. Sürecin ilerleyen günlerinde, söz konusu JAK personelinin de içinde yer aldığı bir grup kamu personeli Vali Sonel’in talimatıyla Tunceli’den gönderildi.
Vali Sonel’in bilgi aktarımı sırasında sinirlenmesi ve kamu görevlilerinin Tunceli’den gönderilmesi savcılığın dikkatini çekti. Edilen bilgiye göre savcılık bu iki konuyu Sonel’e sordu. Tutuklu Vali Sonel, sorgusunda konudan bilgisi olmadığını söyledi ve barajda arama yapan dalgıçların da kendisine benzer bilgiler verdiğini öne sürdü. Vali Sonel’in, Doku’nun cesedinin bulunmasına yönelik çalışmalar hakkında, “Ben de bu kadar masraf yapılması ve emek harcanmasını istemem ama biz buna rağmen ailenin acısından dolayı işlemleri devam ettirdik” şeklindeki değerlendirmesi kayıtlara yansıdı.

SOYLU’NUN VALİ ATAMASI VE SİYASETE VEDA AÇIKLAMASI
Gülistan Doku soruşturması siyasetin de gündeminde yer almaya devam ediyor. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, hafta sonunda bir televizyon programına katılarak Doku olayıyla ilgili eleştirildiği konulardan olan Vali Tuncay Sonel’in Tunceli’ye atanması iddialarını yanıtladı. Soylu, “Sen oraya o valiyi atamasaydın” şeklindeki eleştirilere, “Ya ben o valiyle sözleşme mi yaptım? Orada hukuk var, yargı var. Belki bunun içinde Süleyman Soylu var, bunun içinde Ahmet var, Mehmet var” yanıtını verdi. Şardan yazısında; memleketi Of’ta kaymakamlık yapan ve en son Kadıköy Kaymakamlığını yürüten Tuncay Sonel’in vali yapılmasında ve Tunceli’ye atanmasında kimin talimatı ya da tavsiyesi olduğu sorusunun yöneltilmesi gerektiğini vurguladı.
Soylu, aynı açıklamalarda 2028’den sonra siyaseti bırakacağını belirterek, “Bir gün duran şerefsizdir. Bir gün duran şerefsizdir” ifadelerini kullandı.
Şardan, yazısında “Soylu’nun neden böyle bir karar aldığı merak konusu. Epeyce farklı tahmin ve iddia var. İddialardan biri de halen yurt dışında ikamet eden bir yurttaşın ülkeye dönme olasılığının eskisine göre yükselmesi ve ikili arasındaki husumetin henüz ortadan kalkmaması olduğu. Bu iddia kulislerde ifade edilmeye başlandı.” ifadelerini kullandı.
ESKİ İÇİŞLERİ BAKANININ “BELGE” ÇAĞRISI
Eski İçişleri Bakanı Soylu katıldığı programda, “Adam gibi görevimizi yaptık, sonuna kadar da yaptık. Elinde belgesi olan, bilgisi olan, benimle ilgili ne varsa ortaya koymazsa namerttir” dedi. Tolga Şardan, görev döneminde yaşananlara dair belge isteniyorsa kendi arşivinin ortada olduğunu belirterek ilgili konuları şu şekilde sıraladı:
Siber suçlarla mücadele uzmanı yapılacakların alımı, emniyetin kullanacağı bazı özel yazılımların hangi şartlarda satın alındığı, atamasında imzası olan ekibinden kimi bürokratların karşı karşıya kaldığı yargı süreçleri, kimlerin hangi koşullarda Türk vatandaşlığı aldığı, Bataklık ve Demir Yumruk operasyonları, Cihan Ekşioğlu ve Korkmaz Karaca’nın bağlantıları, silah ruhsatları ve çakar plaka hakları.