Tılsım tuzağına bilimsel uyarı: Büyücülük bir suç ekonomisi

AKIL VE İMANIN ÖNÜNDEKİ ENGEL: SÖZDE BÜYÜCÜLER TOPLUMU TEHDİT EDİYOR

Büyü ve tılsım gibi bilimsel temelden yoksun uygulamalar, son yıllarda sadece bireysel mağduriyetlere değil, toplumsal bir huzursuzluğa da neden oluyor. Sosyal Hizmetler ve İletişim Uzmanı Taner Akkuş, bu irrasyonel yönelimlerin aileleri parçaladığını ve organize suç örgütlerine zemin hazırladığını belirtti.

DUYGUSAL KIRILGANLIK TUZAĞI

Uzman Taner Akkuş, insanların “aile huzuru” veya “evlilik hayali” gibi samimi duygularla bu yollara başvurduğunu, ancak dolandırıcıların bu duygusal boşlukları sistematik bir manipülasyonla kullandığını ifade etti. Daniel Kahneman’ın tezlerine atıfta bulunan Akkuş, korku ve belirsizlik anlarında mantığın devre dışı kaldığını ve insanların “hızlı düşünme” tuzağına düşerek dolandırıcıların ağına girdiğini vurguladı.

DİNEN HARAM, BİLİMEN ASILSIZ

Konunun dini boyutuna da değinen Akkuş, İslamiyet’in büyü ve sihri kesin bir dille yasakladığını hatırlattı. Bakara Suresi ve Hz. Peygamber’in hadislerinden örnekler veren uzman, ” Mümin kişi, karşılaştığı sorunları Allah’a dua ederek, sabrederek, helal yöntemler ve meşru tıbbi ya da psikolojik destekle çözmelidir; taş, muska, tılsım gibi batıl araçlara yönelmemelidir. Bu tür uygulamalar tevhid inancıyla çeliştiği gibi kişiyi şeytani vesveselere açık hale getirmektedir.” dedi. Bilimsel açıdan ise bu durumun sadece ‘plasebo’ ve ‘nocebo’ etkilerinden ibaret olduğunu, uzun vadede ise anksiyete ve depresyonu derinleştirdiğini ekledi.

KAYIT DIŞI SUÇ EKONOMİSİ

Taner Akkuş, bu faaliyetlerin aynı zamanda ciddi bir vergi kaybına yol açan ve organize suçları besleyen devasa bir “kayıt dışı ekonomi” yarattığına dikkat çekti. Mağduriyetlerin sadece maddi kalmadığını; şantaj, tehdit ve özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi ağır suçların da bu süreçlere eşlik ettiğini belirtti.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ: DENETİM VE EĞİTİM

Akkuş, bu “karanlık sektörün” önlenmesi için şu somut adımların atılması gerektiğini savundu:

Büyücülük iddialarıyla para toplayanlara yönelik sıkı denetim ve ağır cezai yaptırımlar.

Medyada mağduriyet istismarının sınırlandırılması.

Okullarda “eleştirel düşünme”, camilerde ise “doğru dini bilinçlendirme” kampanyalarının başlatılması.

Taner Akkuş sözlerini şu çarpıcı uyarıyla noktaladı: “Gerçek çözüm; iman, akıl ve bilim birliğindedir. Korkularımızla oynayan sistemlere ancak biz alan açarsak var olabilirler.”

Author: Yusuf Arslan