Uzmanlar uyarıyor: Her 10 çocuktan 1’i risk altında

Özellikle son yıllarda yaşam tarzındaki değişimler ve çocukların daha hijyenik ortamlarda büyütülmesi, alerjik hastalıkların artışında etkili görülüyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 250 milyon kişi astımdan etkileniyor. İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Kliniği’nden Doç. Dr. Şefika İlknur Kökçü Karadağ, çocukluk çağında astımın en sık görülen kronik hastalıklardan biri olduğunu belirtiyor.

Karadağ’a göre astımın ortaya çıkışında genetik yatkınlık önemli olsa da çevresel etkenler hastalığın seyrini doğrudan etkileyebiliyor. Aynı genetik özelliklere sahip bireylerde bile farklı yaşam koşulları, hastalığın görülme sıklığını ve şiddetini değiştirebiliyor. Bu durum, çevresel faktörlerin en az genetik kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Hastalığın belirtileri genellikle belirgin şekilde ortaya çıkıyor. Uzun süren öksürük, tekrarlayan hışıltı atakları, nefes darlığı ve özellikle gece ya da sabaha karşı artan şikayetler astımın habercisi olabiliyor. Tanı sürecinde hastanın öyküsü büyük önem taşırken, bazı durumlarda testler normal çıksa bile klinik bulgular tanı koymada yeterli olabiliyor.

Sigara dumanı ise astım açısından en önemli risk faktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle çocukların sigara dumanına maruz kalması, hastalığın kalıcı hale gelmesine neden olabiliyor. Bunun yanında hava kirliliği, sanayileşme, obezite ve iklim koşulları da astımın artışında etkili unsurlar arasında yer alıyor.

Uzmanlar, astım tedavisinde tetikleyicilerden uzak durmanın kritik olduğunu vurguluyor. Örneğin kedi alerjisi olan bir çocuğun kediyle aynı ortamda bulunması, tedavinin etkisini azaltabiliyor. Ayrıca soğuk hava, aşırı sıcaklar ve ozon kirliliği gibi çevresel faktörler de belirtileri kötüleştirebiliyor.

Çocukların aşırı steril ortamlarda büyütülmesinin bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çeken Karadağ, doğal yaşamla temasın mikrobiyal çeşitliliği artırarak alerjik hastalıklara karşı koruyucu olabileceğini ifade ediyor.

Ev ortamında alınacak basit önlemler de astım kontrolünde büyük rol oynuyor. Toz birikimini azaltmak, yün yorgan ve yastıkları sınırlamak, peluş oyuncakları azaltmak ve odaları düzenli havalandırmak bu önlemler arasında yer alıyor.

Astım atağı sırasında ise ailelerin sakin kalması ve hızlı hareket etmesi gerekiyor. Nefes darlığı, göğüste sıkışma ya da dudaklarda morarma gibi belirtiler görüldüğünde ilk olarak nefes açıcı tedaviler uygulanmalı, şikayetler düzelmezse en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

Author: Yusuf Arslan