Gaziantep’te geçtiğimiz yıl Haziran ayında hayatını kaybeden 38 yaşındaki Emel Akbaş Bayhan’ın şüpheli ölümü, dosyaya giren kan dondurucu detaylarla yeniden Türkiye gündeminde. Savcılığın “takipsizlik” kararı vererek şüpheli eş Şirin Bayhan’ı serbest bırakarak kapattığı dosyada, polisin inceleme raporundaki kronolojik tutarsızlıklar “cinayet” şüphesini zirveye taşıdı.
DİJİTAL İNCELEMEDE “ZAMAN” ÇELİŞKİSİ
Sabah Gazetesi’nde yer alan ve dosyaya dayandırılan polis inceleme raporuna göre, olayın seyri dijital delillerle uyuşmuyor.
İncelemelere göre, hamile kadının düşme saati 06.47 (Kamera kayıtlarıyla sabit). 07.14 (Emel’in telefonundan eşine atılan WhatsApp mesajı). Düştüğü anda hayatını kaybeden bir kadının, ölümünden 27 dakika sonra eşine kendisini intihar edecekmiş gibi gösteren mesajlar atması, delillerin karartıldığı ve olaya “intihar süsü” verildiği iddialarını güçlendirdi.

PENCEREDEKİ GİZEMLİ SİLÜET
Dosyadaki tek çelişki dijital veriler değil. Olay anına ilişkin kamera görüntülerini inceleyen bilirkişi raporunda, Emel Akbaş Bayhan’ın boşluğa düştüğü saniyelerden hemen sonra, pencerede yabancı bir silüetin belirdiği açıkça yer aldı. Bu kişinin, olaydan sonra cenazeye bile katılmadan Diyarbakır’a giden eş Şirin Bayhan olup olmadığı ise henüz netlik kazanmadı.

“KIZIM İTİLEREK ÖLDÜRÜLDÜ”
Acılı anne Muazzez Akbaş, Adalet Bakanlığı’na seslenerek dosyanın yeniden açılmasını talep etti. Anne Akbaş, “Kızım hamileydi, hayalleri vardı. Eşi cenazesine bile gelmedi. Gülistan Doku dosyasındaki kararlılığı kendi evladım için de bekliyorum” dedi.

AVUKATTAN SERT TEPKİ: BU RAPORLARI GÖRMEDİNİZ Mİ?
Ailenin avukatı Tayfun Gül, takipsizlik kararına sert bir dille itiraz edeceklerini belirtti:
“Görüntülerde düşme saati belli. Ölü bir insan nasıl mesaj atabilir? Dosyada 16 gündür tek bir mesajlaşma yokken, tam da olaydan yarım saat sonra bu ‘intihar’ yazışmalarının çıkması manipülasyondur. Devletin resmi raporları bu kanıtları sunarken takipsizlik kararı verilmesi kabul edilemez.”