Türkiye’de özel sektörü kurumsallığa taşıyarak, uluslararası düzeyde temsil ettiren ilk isimlerden biri olan Sakıp Sabancı’nın eğitime verdiği önem, günümüzde Sabancı Üniversitesi ile yaşatılıyor.
Sakıp Sabancı’nın anıldığı, Uluslararası Araştırma Ödülleri ve Anma Töreni, 7 Nisan 2026 tarihinde Sabancı Center’da gerçekleştirildi.
Törende Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Merhum Sakıp Sabancı, vefatının 22’nci yılında hatırlandı.
“SINIRLAR ÖTESİ YÖNETİŞİMİ YENİDEN DÜŞÜNMEK”
2026 yılı teması “Sınırlar Ötesi Yönetişimi Yeniden Düşünmek” olan ödül programının Makale Ödülü kazananları da törende açıklandı. Program kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne, Cornell Üniversitesi’nde Walter S. Carpenter Jr. Uluslararası Çalışmalar Profesörü olarak görev yapan siyaset bilimci Prof. Dr. Peter J. Katzenstein layık görüldü.
Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Sakıp Sabancı, aramızdan ayrılışının 22’nci yılında törenle anıldı. Sabancı Center’da düzenlenen törende, Sakıp Sabancı’nın vasiyeti üzerine hayata geçirilen Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri kapsamında, 2026 yılının Makale Ödülü kazananları da açıklandı. Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri ve Anma Töreni’ne, Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hayri Çulhacı, Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Melisa Sabancı Tapan ile çok sayıda konuk katıldı.
“SAKIP SABANCI’NIN MİRASI BİZİM İÇİN GELECEĞE YÖN VEREN BİR SORUMLULUKTUR”
Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Hayri Çulhacı törende yaptığı konuşmada; “Vizyonu ve değerleriyle Sabancı Topluluğu’nun bugünlere gelmesinde büyük emeği olan, Üniversitemizin Onursal Başkanı Sakıp Sabancı’yı aramızdan ayrılışının 22. yılında bir kez daha saygı ve özlemle anmak; aynı zamanda kendisinin vasiyeti doğrultusunda hayata geçirilen Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’ni açıklamak üzere bir aradayız. Sakıp Sabancı, çok başarılı bir iş insanı idi. Her an, her zaman tutkuluydu, heyecanlıydı. Ve tutkuları çoğu zaman yaptığı işin ötesine geçerdi. En büyük iki tutkusundan ilki Sakıp Sabancı Müzesi, bir diğeri ise Sabancı Üniversitesi idi. Her ikisini de sağlığında başarıyla gerçekleştirdi. Gönül isterdi ki Üniversitemizin bugün geldiği noktayı da görebilseydi. İnanıyorum ki duyduğu gurur katlanırdı. Sakıp Sabancı’nın mirası bizim için geleceğe yön veren bir sorumluluktur. Bize düşen görev de bu mirası çağın gereklilikleriyle birlikte ileri taşımaktır.” ifadelerini kullandı.

“SABANCI ÜNİVERSİTESİ ÜLKEMİZ VE DÜNYA İÇİN BİLGİ ÜRETEN, DÜŞÜNCE GELİŞTİREN BİR YAPIDIR”
Sabancı Üniversitesi’nin kuruluşundan bu yana 26 yıl geçtiğine dikkat çeken Hayri Çulhacı, “Bugün geldiğimiz noktada, binlerce mezunumuz, binlerce bilimsel yayınımız ve güçlü akademi-sanayi iş birliklerimiz bulunmaktadır. Üniversitemiz hem ülkemizde hem de uluslararası alanda saygın bir konuma ulaşmıştır. Sabancı Üniversitesi, ülkemiz ve dünya için bilgi üreten, düşünce geliştiren bir yapıdır. Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri de bu anlayışın önemli bir parçasıdır.” dedi.
“BİLİME YAPILAN YATIRIMIN ETKİSİ YALNIZCA BUGÜNÜ DEĞİL, NESİLLERİ DÖNÜŞTÜRÜR”
Hayri Çulhacı konuşmasında, belirsizliklerin arttığı, sınırların yeniden tanımlandığı ve küresel dengelerin yeniden kurulduğu dönüşüm sürecinde; bilimsel düşünceye, özgür araştırmaya ve disiplinlerarası bakış açılarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Çulhacı sözlerine şöyle devam etti:
Sabancı Üniversitesi olarak bilimin rehberliğinde, eleştirel düşünceyi ve özgür akademik ortamı koruyarak geleceğe katkı sunmaya kararlıyız. Belirsizlik çağlarında en büyük gücümüz, akla ve bilime duyduğumuz bağlılıktır. Ve biliyoruz ki bilime yapılan yatırım, en yüksek getirili yatırımdır. Çünkü etkisi yalnızca bugünü değil, nesilleri dönüştürür.

2027 TEMASI “ZEKAYI DÜZENLEMEK: DİJİTAL ÇAĞDA DEMOKRASİ, PİYASALAR VE KÜRESEL DÜZEN”
Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Melisa Sabancı Tapan törendeki konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
Hepimiz birbirimize bağlıyız. Aramızda sınırlar ötesi, güvene dayanan bir sözleşme var. Sakıp Sabancı’nın birlik ve beraberlik anlayışı da bu düşünceden besleniyordu. Bugün onun adına verdiğimiz ödüller, bu bağın ve ortak sorumluluğun devamını temsil ediyor.
Melisa Sabancı Tapan, yapay zekadan veri mimarisine uzanan dönüşümün; demokrasinin, emeğin ve küresel düzenin de merkezinde yer aldığını belirterek “Bu gücü hakkaniyetle yönlendiremezsek, bağlarımızı güçlendirmek yerine yeni eşitsizlikler yaratma riskiyle karşı karşıya kalacağız. Biz de bu sorumluluk bilinci ve Sakıp Sabancı’nın bugünü ve yarını okuyan vizyonundan aldığımız güçle 2027 yılı ödül temamızı ‘Zekayı Düzenlemek: Dijital Çağda Demokrasi, Piyasalar ve Küresel Düzen’ olarak belirledik.” dedi.
“TEKNOLOJİYİ ORTAK GELECEĞİMİZE HİZMET EDECEK ŞEKİLDE YÖNETMEK ZORUNDAYIZ”
Günümüzde artık teknolojiyi kullanmanın yeterli olmadığına dikkat çeken Melisa Sabancı Tapan, “Onu insanlık onuruna ve ortak geleceğimize hizmet edecek şekilde yönetmek zorundayız. Bu da bilimin rehberliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuzu gösteriyor. Varoluşumuzdan beri sorduğumuz soruya bugün bir katman daha ekliyoruz: İnsan kalabilmek. Sakıp Sabancı, ‘Birlik ve beraberlik arayışını her işte ve her fırsatta sürdürün’ derdi. Bugün burada bir arada olmamız, bu arayışın hâlâ devam ettiğinin en somut göstergesi. diye konuştu.
JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ’NE SİYASET BİLİMCİ PROF. DR. PETER” J. KATZENSTEİN LAYIK GÖRÜLDÜ
2026 Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne, Cornell Üniversitesi’nde Walter S. Carpenter Jr. Uluslararası Çalışmalar Profesörü olarak görev yapan siyaset bilimci Prof. Dr. Peter J. Katzenstein layık görüldü. Prof. Dr. Peter J. Katzenstein törende yaptığı konuşmada, “Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’ne davetleri ve bunun verdiği onur için son derece minnettarım. ‘Sabancı’ kelimesinin anlamının ‘toprağı işlemek’ olduğunu öğrendim. Hacı Ömer Sabancı, 1930’larda bir komisyoncu, tüccar ve tekstil üreticisi olmadan önce bir pamuk tarlasında pamuk toplayan bir işçi olarak çalıştı. Daha sonra Türkiye’nin en büyük iş holdinglerinden birini kurdu. Bir yüzyıl sonra ailesinin ünlü bir vakıf ve birinci sınıf bir üniversite kurabilecek kadar yükseleceğini kesinlikle beklemiyordu. Her ikisi de eleştirel sorgulamaya, öğrenmeye ve demokrasi değerlerine olan derin bağlılığın kanıtıdır ve bunlar her zaman ve her yerde ciddi bir meydan okumaya açık değerlerdir.” ifadelerini kullandı.
“DÜNYA SİYASETİ BİLİMİ DE DAHİL OLMAK ÜZERE SOSYAL BİLİMLER BELİRSİZLİĞİ GÖZ ARDI EDİYOR”
Konuşmasında “sürpriz” kavramına odaklanan Prof. Dr. Katzenstein sözlerine şöyle devam etti:
Cehaletimiz kaçınılmaz, giderilebilir ve sürprizlerle dolu. Sürpriz, şans olaylarıyla dolu bir dünyanın özelliğidir. Dünya siyaseti bilimi de dahil olmak üzere sosyal bilimler belirsizliği göz ardı ediyor. Bana öyle geliyor ki hepimiz belirsizlikten korkuyoruz çünkü kontrolü kaybetmekten korkuyoruz. Bunun yerine, her şeyin hesaplanabileceğine şiddetle inanıyoruz. Peki, sürprizlerle nasıl başa çıkmalıyız? Dünya tarihinde çok fazla zarar ve acıya neden olan büyük sıçramalar ve nihai çözümlerle değil. Albert Camus şöyle yazmıştı: ‘Kendini tarihe adayan, hiçbir şeye kendini adamış olmaz ve karşılığında hiçbir şey olmaz. Ama kendini hayatının süresine, inşa ettiği eve, insanlığın onuruna adayan, kendini dünyaya adar ve dünyayı tekrar tekrar ayakta tutar.’ Sisyphus Efsanesi, sürprizlerle başa çıkarken karşılaştığımız zorlu görevi anlatır. Sisyphus, ağır bir kayayı tekrar tekrar tepeye itmeye ve tekrar tekrar tepeden aşağı yuvarlanmasını izlemeye mahkumdu. Camus, hikâyeyi umutsuzlukla değil, umutla bitiriyor: Sisyphus’un mutlu olduğunu hayal etmeliyiz.
Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nde 2026 yılının Makale Ödülü’ne “Gezegensel Muhalefet: Küresel Hareketler, Koruyucu Suçlaştırma ve Egemenliğin Tükenmişliği” isimli çalışmasıyla Lincoln Üniversitesi Sosyal ve Siyasal Bilimler Fakültesi’nden Doç. Dr. Barış Çaylı Messina ile “Yapay Zekâ Düzenlemesine Avrupa Yaklaşımı: Temel Değerlerden Ödün Vermeden Teknolojik İnovasyonu Gerçekleştirmenin Olası Yolu” isimli çalışmasıyla Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölümü Bilişim ve Teknoloji Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doktor Esra Demir layık görüldü.
ARAŞTIRMA ÖDÜLLERİ GÜNDEME UYGUN TEMALARLA HER YIL DÜZENLENİYOR
Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri, 2006 yılından bu yana, gündeme uygun temalarla her yıl kesintisiz olarak düzenleniyor. Ödül programı ile 2026 yılında; iklim krizi, dijital bilgi rejimleri, pandemiler, uzay kaynaklarının paylaşımı gibi sınır tanımayan sorunlarla yeniden tanımlanan dünyamızda, bu sorunlara hala çoğunlukla ulus-devlet merkezli, parçalı ve yetersiz cevaplar verildiğine dikkat çekildi. Program kapsamında 2027 yılında “Regulating Intelligence: Democracy, Markets and Global Order in the Digital Age” yani “Zekayı Düzenlemek: Dijital Çağda Demokrasi, Piyasalar ve Küresel Düzen” konusuna odaklanan araştırmalar değerlendirilecek. Yapay zekâ, büyük veri, platform altyapıları ve dijital ağlar gibi geniş bir yelpazeye yayılan dijital teknolojilerin hızla yaygınlaşması, ulusal ve küresel düzeyde yönetişimi dönüştürüyor. Bu durum demokratik hesap verebilirlik, eşitsizlik, emek, güvenlik ve küresel yönetişimin geleceği hakkında soruları da beraberinde getiriyor. 2027 Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri; dijital dönüşümün demokratik yönetişim, piyasa yapıları ve dönüşen uluslararası sisteme olan etkilerini, siyasal, ekonomik ve toplumsal sonuçlarını ele alan sosyal bilimlerin farklı alanlarından fikirleri davet ediyor.