Elektrikli araç altyapısına yönelik yatırımlar hız kazanırken ABB E-mobility, yüksek yoğunluklu kullanım senaryoları için geliştirdiği yeni nesil şarj çözümünü duyurdu. Şirketin tanıttığı OM X-Series isimli sistem, geleneksel bağımsız şarj cihazı yaklaşımını geride bırakarak adeta küçük bir enerji santrali gibi çalışan merkezi bir mimari sunuyor. Sistem, toplu taşıma depoları, lojistik merkezleri ve yoğun trafik koridorlarında kesintisiz çalışacak şekilde tasarlandı.
Yeni OM X-Series mimarisi, 800 kilovattan başlayarak 10 megavata ve üzerine kadar ölçeklenebiliyor. Tek bir sistem üzerinde 100’den fazla şarj noktasını destekleyebilen yapı, özellikle ağır ticari araç filoları ve yoğun kullanım gerektiren alanlar için geliştirildi.
ABB, megavat ölçeğindeki sistemlerde en kritik konulardan birinin termal yönetim olduğunu vurguluyor. Bu nedenle OM X-Series, tamamen sıvı soğutmalı güç aktarım altyapısı ile geliştirildi. Soğutma sistemi yalnızca ana kabinlerde değil, güç modülleri ve şarj kabloları dahil tüm enerji aktarım hattında görev yapıyor.
Şirketin paylaştığı verilere göre sistem, sürekli çalışma koşullarında yüzde 98’in üzerinde enerji dönüşüm verimliliği sağlayabiliyor. ABB, bu değerin yalnızca kısa süreli tepe performansında değil, uzun süreli tam yük altında da korunduğunu belirtiyor.
Platformun bir diğer önemli özelliği ise dahili yedeklilik yapısı. Bu sayede planlı veya beklenmeyen kesintiler sırasında sistem çalışmaya devam edebiliyor. ABB, bakım süreçlerinde tesisin tamamen kapatılmasına gerek kalmadan operasyonun sürdürülebileceğini aktarıyor.
Yeni platform aynı zamanda gelecekte yaygınlaşması beklenen V2G (Vehicle-to-Grid) teknolojisine de hazır şekilde geliştirildi. Böylece elektrikli araçların gerektiğinde enerji şebekesine güç geri beslemesi yapabilmesi mümkün olacak.
ABB’nin üzerinde durduğu bir diğer konu ise ölçeklenebilirlik oldu. X-Series, güç dönüşüm aşamalarını birbirinden ayıran modüler yapısı sayesinde büyük altyapı değişikliklerine gerek kalmadan büyütülebiliyor. Örneğin başlangıçta X1600 yapılandırmasıyla kurulan bir tesis, mevcut altyapıyı koruyarak ilerleyen dönemde çok megavatlı seviyelere genişletilebiliyor. İlk kurulumda sistem, DC veri yolu üzerinden birbirine bağlanan iki adet 800 kW güç kabini içeriyor. Bu yapı toplamda 24 şarj çıkışını desteklerken, doğrudan batarya depolama entegrasyonuna da imkan tanıyor.