Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve piyasalardaki belirsizlik, yatırımcıyı “garantili kazanç” kapısı olan vadeli mevduata yöneltti. Ancak bankaların vitrine koyduğu yüzde 46-47’lik yüksek “hoş geldin” faizleri, gizli ayrıntılar nedeniyle beklenen kazancı sağlamıyor.
Güvenli liman arayışındaki yatırımcı, standart mevduatın sunduğu yüzde 41-42’lik oranlar yerine, bankaların müşteri çekmek için yarıştırdığı yüzde 47’ye varan günlük hesapları tercih ediyor.
Fakat bu hesapların çalışma prensibi, kâr etmek isteyen vatandaşın hesabını çarşıya uydurmuyor.
Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan’ın CNN Türk ekranlarında yaptığı açıklamalar, mevduat dünyasındaki “brüt ve net” farkının ötesindeki bir detayı ortaya çıkardı. Turan, günlük hesaplarda bankaların uyguladığı stratejiyi şu sözlerle özetledi:
“Yüksek faiz her zaman yüksek getiri anlamına gelmez. ‘Hoş geldin’ faiziyle açılan günlük hesaplarda paranızın tamamı nemalanmıyor olabilir. Banka, örneğin 100 bin liranızın %20’lik kısmını ‘vadesiz hesapta’ yani faizsiz tutmanızı şart koşuyor. Bu durumda faiz sadece kalan 80 bin liraya işletiliyor.”
Yüksek oranlı günlük hesapların birçoğunda uygulanan bu yöntem, yatırımcının eline geçen reel faizi bir hayli düşürüyor.
İşte o hesaplama farkı:
Görünen Oran: %46 (Günlük/Hoş geldin hesabı)
Toplam paranın belirli bir kısmının (örneğin yüzde 15-20) faiz dışı bırakılması.
Para bölünerek faiz işletildiği için gerçek kazanç, standart mevduatın sunduğu yüzde 42’nin bile altına düşebiliyor.
Yatırımcıların sadece tabeladaki rakama bakarak karar vermemesi gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle uzun vadeli plan yapanlar için şu uyarıyı yapıyor:
“Hoş geldin faizinin ışıltısına kapılmayın. Paranızı bölmeden, tamamına faiz işleten ‘standart vadeli mevduat’ seçeneklerini değerlendirin. Hesap açmadan önce bankanıza mutlaka ‘Paranın tamamı faize giriyor mu?’ sorusunu yöneltin.”