Altın piyasasında 2025 yılında başlayan tarihi yükselişin ardından 2026’da yeni bir denge arayışı öne çıktı. 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performansını sergileyen altın, 2026 başında ulaştığı rekor seviyelerin ardından düzeltme sürecine girdi.
Ancak son gerilemeye rağmen büyük kurumların önemli bölümü, merkez bankası alımları, ETF talebi, jeopolitik riskler ve yılın ilerleyen döneminde zayıflayabilecek dolar beklentisi nedeniyle altında yukarı yönlü hareket alanının korunduğunu düşünüyor.
TARİHİ RALLİ SONRASI DÜZELTME SÜRECİ
Altın, 2025 yılında yaklaşık yüzde 65 yükselerek 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performansını kaydetti. Yıl boyunca 53 kez rekor kıran değerli metal, tarihte ilk kez 5 bin dolar seviyesini aşarak 28 Ocak 2026’da 5.589,38 dolarla zirve yaptı.
Bu güçlü yükselişin ardından fiyatlarda geri çekilme başladı. Son verilere göre altın, zirvesinden yaklaşık yüzde 13 aşağıda işlem görüyor. Piyasalarda tartışma, bu düşüşün geçici bir düzeltme mi yoksa daha uzun soluklu bir konsolidasyon sürecinin başlangıcı mı olduğu üzerinde yoğunlaşıyor.
UBS: ‘ZAYIFLIK GEÇİCİ, TALEP GÜÇLÜ’
UBS Wealth Management, altında son dönemde görülen zayıflığın geçici olduğunu değerlendiriyor. Bankanın değerlendirmesinde enerji fiyatlarındaki yükseliş, güçlü ABD Doları ve artan reel getirilerin fiyatlardaki düşüşte etkili olduğu belirtildi.
Buna karşın hem kurumsal hem bireysel yatırımcı talebinin güçlü kaldığına dikkat çekildi. UBS, merkez bankaları ile Batı Asya’daki varlık fonlarından gelen talebin altın fiyatlarını desteklemeyi sürdüreceğini vurguladı.
Banka, siyasi belirsizlikler, mali açık endişeleri ve yıl sonunda ABD Doları’nda yaşanabilecek olası zayıflamanın altını güçlü bir değer saklama aracı haline getirdiğini belirterek yıl sonu için 5.900 dolar seviyesini gündeme getirdi.
MERKEZ BANKALARI ALIMLARINI SÜRDÜRÜYOR
Altın piyasasının en güçlü destek unsurlarından biri merkez bankası alımları olmaya devam ediyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel merkez bankaları 2026’nın ilk çeyreğinde net 244 ton altın aldı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artış gösterdi.
Çin Merkez Bankası’nın altın rezervleri Nisan 2026 sonunda 74,64 milyon ons seviyesine yükseldi. Bu artışla Çin, altın rezervlerini üst üste 18’inci ayda da artırmış oldu. Piyasa katılımcıları, Çin’in fiyat düşüşlerini alım fırsatı olarak değerlendirdiğini düşünüyor.
DOĞU AVRUPA’DA ALTIN BİRİKTİRME TRENDİ
Merkez bankası alımları yalnızca Çin ile sınırlı değil. Polonya son üç yılda rezervlerine 321 ton altın ekledi. Ülkenin toplam rezervleri yaklaşık 600 tona ulaştı. Polonya Merkez Bankası’nın 700 ton hedefi, alımların süreceğine işaret ediyor.
Çekya Merkez Bankası da yılbaşından bu yana net 8 ton altın alımı gerçekleştirdi. Kosova Merkez Bankası’nın tarihinde ilk kez altın alması ise küçük ekonomilerde de altının rezerv güvenliği açısından önem kazandığını gösterdi.
ASYA’DA ETF TALEBİ HIZLANDI
Altın piyasasında ETF talebi de destekleyici unsurlar arasında yer aldı. Çin’de altın ETF’lerine nisan ayında 498 milyon dolar giriş oldu. Hong Kong’da ise 732 milyon dolarlık rekor giriş kaydedildi. Asya genelinde altın ETF’lerine giriş serisi sekiz aya çıktı.
Bölge genelinde Nisan ayında toplam 1,8 milyar dolarlık giriş gerçekleşti. Küresel ölçekte ise altın ETF’leri aynı ay 6,6 milyar dolarlık giriş aldı.
GÜVENLİ LİMAN ROLÜ TARTIŞILIYOR
Altının son dönemdeki performansı, geleneksel güvenli liman rolünü de tartışmaya açtı.
Morgan Stanley analizine göre mart ayında altın yüzde 14,5 gerilerken, FTSE All-World Endeksi yüzde 9, S&P 500 yüzde 7,8 ve ABD Hazine tahvilleri toplam getiri endeksi yüzde 3,6 düştü.
Morgan Stanley’den Amy Gower, altının jeopolitik riskten çok reel faizler ve para politikası beklentilerine duyarlı hale geldiğini belirtti.
FED VE DOLAR ALTININ YÖNÜNÜ BELİRLEYECEK
ABD Merkez Bankası’nın faizleri uzun süre yüksek tutacağı beklentisi altın fiyatlarını baskılıyor. Faiz getirisi olmayan altın, reel getiriler yükseldiğinde cazibesini kaybedebiliyor. Güçlü dolar da uluslararası yatırımcı açısından altını daha pahalı hale getirerek talebi sınırlandırıyor.
Bu nedenle piyasalar yalnızca jeopolitik gelişmeleri değil, Fed’in faiz patikasını ve doların yönünü de yakından izliyor.
WALL STREET TAHMİNLERİ YÜKSEK KALDI
Büyük finans kuruluşlarının altın tahminleri geniş bir bantta şekilleniyor. JPMorgan yıl sonu için 6.300 dolar öngörürken, Goldman Sachs 5.400 dolar hedef veriyor.
UBS’in bazı analizlerinde 6.200 dolar seviyesi öne çıkarken, Wells Fargo 6.100-6.300 dolar aralığını işaret ediyor.
Morgan Stanley ise altının yılın ikinci yarısında 5.200 dolara yükselebileceğini tahmin ediyor.
ALTIMDA YAPISAL DESTEK SÜRÜYOR
Saxo Bank analizine göre altın piyasasında yapısal dönüşüm yaşanıyor. Yaklaşık 10 yıl önce toplam altın talebinin üçte biri merkez bankaları ve yatırımcılardan gelirken, son üç yılda bu oran ortalama yüzde 52’ye yükseldi.
Bu değişim, altın fiyatlarının yalnızca mücevher talebiyle değil, rezerv güvenliği, enflasyon koruması ve jeopolitik risklere karşı korunma amacıyla şekillendiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre kısa vadede faiz ve dolar baskısı dalgalanmayı sürdürebilir. Ancak merkez bankalarının düşüşleri alım fırsatı olarak görmesi ve yatırımcı talebinin yeniden güçlenmesi, altın piyasasında yapısal desteğin korunduğuna işaret ediyor.