Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.
Tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek‘in etkin pişmanlıktan faydalanmak istemesi ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AKP‘ye geçişinin kesinleşmesinin yankıları sürerken, gözler Özel’in yapacağı açıklamaya çevrildi.
Özgür Özel’in açıklamalarında satır başları şöyle:
‘Eylemlerde haklarının ödenemeyeceğini hep söylediğimiz ama maalesef de hakikaten hakları da ödenmeyen ve bizleri yaşatmak için her şeyi göze alan çok değerli sağlık emekçileri… Ayın 14’ünde Eczacılar Günü, benim meslektaşlarımın günü. Yine Çiftçiler Haftası’ndayız, Çiftçiler Günü. Bugün tüm bu motivasyonlarla ve Atatürk’ün iki büyük eserine birden; hem kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ne hem de dolayısıyla ve doğrudan kurduğu Cumhuriyet’e sahip çıkmak için burada olanlara yürekten teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Arkadaşlarımızla birlikte Deniz Gezmiş’in, Yusuf Aslan’ın, Hüseyin İnan’ın kabirleri başındaydık. İdamlarının 54. yılında şehitlerimizi mezarları başında andık.
Buradan söyleyeceğimiz tek şey onlardan bize ve tarihe kalan o muhteşem cümle: Yaşasın tam bağımsız Türkiye, kahrolsun emperyalizm.
“AKIN GÜRLEK’İN YARGI ÇETESİNE KARŞI DİMDİK DURUYORUZ”
(Ergenekon ve Balyoz davaları) O dönemler, pırıl pırıl, pırıl pırıl, Türkiye için çalışan cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi subayları birileri, özellikle bir başsavcının, Zekeriya Öz’ün patronajında, arkasında ‘Ben varım’ diyen Tayyip Erdoğan’ın bilgisi dahilinde, övüne övüne ‘Bağırsakları temizliyoruz, darbecileri temizliyoruz’ diye hareket ettiler.
O gün biz bu taraftaydık, doğrusunu söylüyorduk. Sayın Erdoğan öbür taraftaydı ve cellatları savunuyordu. Biz cellatların elinden, Ergenekon, Balyoz ve çeşitli kumpaslarla katledilmeye çalışılanları savunduk ve kurtardık.
(15 Temmuz 2016 darbe girişimi) Gün oldu o cellatlar Erdoğan’ın karşısına çıkıp darbeye kalkıştılar. Orada bile parlamentoyu savunduk. Bugün yeni cellatlar, yine Erdoğan arkasında, yine bu ülkenin yarınları için çalışmak isteyen pırıl pırıl insanları hedef alıyor. O gün FETÖ’nün saldırısında doğru tarafta duranlar olarak, bugün 19 Mart darbesi ve Akın Gürlek’in yargı çetesine karşı dimdik, aynı yerde, aynı tarafta duruyoruz!
Milletimizin karşısına çıkıp, dürüst insanları savunduk. İftiracılara karşı baş eğmedik, gerekirse baş verdik ama eğilmedik. Buradan tarihin önüne şerh düşüyorum: Bir daha çıkacağım ve bugünü hatırlatacağım.
CHP’NİN RİZE MİTİNGİ
Partimize yönelik saldırılara en güzel cevabı, Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’de, yıllardır o ölçüde dolduramadığı meydanı dolduran hemşehrileri verdi.
81 İLDEN ÇEKİLEN YURTTAŞ GÖRÜNTÜLERİNİ İZLETTİ
Hep birlikte son hafta 81 ilimizde yoğun bir haftayı geride bıraktık. Şimdi yine dirençle, mücadeleyle, inançla geçecek yeni bir haftaya başlıyoruz. Hem Meclis’te önemli görevlerimiz var, hem yine Meclis kapandığı gün 81 ilde, 973 ilçede saha çalışmalarımız var.
Onlar için iktidara yürümek boynumuzun borcu. Bugün bayram öncesi son toplantı demiştim. Artık vatandaşlarımız bayramı umutla karşılamıyor. Yıllık enflasyon yüzde 32,4’e yükseldi. Yıl sonunda yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Yıllık yüzde 32,4’e yükselttiler.
“BU ENFLASYON ASGARİ ÜCRETTEN 4 BİN LİRA GÖTÜRDÜ BİLE”
İşsizlikte Avrupa birincisiyiz. Yüksek enflasyonda Avrupa birincisiyiz. Yüksek faizde Avrupa birincisiyiz. Yoksullukta Avrupa birincisiyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.
Açlık sınırının 35 bin, yoksulluk sınırının 113 bin lira olduğu bir ülkede, 28 bin liraya ev geçindirmeye çalışan emekçilerin, 20 bin liraya hayatta kalmaya çalışan emeklilerin ülkesindeyiz. Bu enflasyon 4 ay önce verilen emekli aylığından 20 bin liradan 3 bin lirayı aldı götürdü bile. Bu enflasyon 28 bin lira olarak ilan edilen asgari ücretten 4 bin lirayı aldı götürdü bile.
“MİRAS YOKSA, EV ARABA DA YOK…”
Bu ülkede eğer anneden ve babadan miras kalmıyorsa artık kendi emeğiyle çalışan bir gencin mesleğine olursa olsun, çok istisnai durumlar ya da yurt dışına gidenler hariç, mesleği ne olursa olsun çalışan birinin çalışarak bir araba alması, bir ev alması mümkün değil. Onların anneleri babaları ikisi de çalışıyorsa 5 yılda arabayı alıyorlardı, 10 yılda bir ev bir araba sahibi oluyorlardı. Hiç olamayan, hiç olamayan emekli ikramiyesiyle alamadığı evi alıyordu. Öyle bir dönemdeyiz ki, anneden babadan miras değilse ev hayal, araba hayal.
“GENÇLERE ÖZ VATANLARINDA HAYAL KURDURMAK İÇİN İKTİDARA TALİBİZ”
İşte bu karanlığı yırtıp atmak, bu umutsuzluktan gençleri kurtarmak, dünyadaki gençler nasıl umutla bakıyorsa yarınlarına öyle bir Türkiye inşa etmek, evlatlarına dünyanın öbür ucunda değil, öz vatanlarında hayal kurdurmak için bir kez daha iktidara talibiz. 47 yıl sonra bir kez daha ve yüzyıl önce olduğu gibi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin birinci partisi.
“AKPDEN.COM’DA GEÇEN HAFTA…”
akpden.com’da geçen hafta 1,2 milyon liralık bir aracın 2,75 milyon liraya satıldığını göstermiştik. Bu telefon 65 bin 400 liraya Türkiye’ye geliyor. Sepete ekle deyince, dur bakalım diyorlar hemen ekleyemezsiniz. TRT bandrol ücreti ve vergilerle 133 bin 164 lira. oturdukları yerden 67 bin lira vergi koyuyorlar. Gönder AKP’yi alırsın bu fiyata.
“YAZIKLAR OLSUN SİZİN GİBİLERİN MİLLİYETÇİLİĞİNE”
Akıl almaz bir şey, bu siteye erişim engeli getirdiler. Bir gün içinde… Giremeyenler için akp2den.com. Onu da engellerse 3’ten 4’ten devam. Erişim engeli gerekçesi milli güvenliğe tehdit. Cep telefonundaki vergiye isyanı milli güvenliğe tehdit olarak görüyorlar. Yazıklar olsun, sizin gibilerin milliyetçiliğine. Bir devlet bir partinin bu kadar organı haline getirirlerse biz ne diyelim.
“MURAT GÜLİBRAHİMOĞLU BUZ GİBİ AK PARTİLİ”
Ankara’ya yeniden yollanan, Ankara’dan yeniden yollanan, hakimken bütün siyasi kararları veren ve hepsi Anayasa Mahkemesi’nde birçoğu oybirliğiyle bozulan birisinin İstanbul’a gittiğindeki planı… Kişi kendinden bilir işi, ona demişler ki, “Billboard varsa yolsuzluk yapıyorlar, hafriyat varsa yolsuzluk yapıyorlar, reklam varsa
ÖZEL, YOLSUZLUĞUN NASIL YAPILDIĞINI ANLATTI…
“HEPSİNİ AK PARTİ’YE VERDİK”
Savcı bizim arkadaşlarımızı market kartı dağıtıyoruz diye ağır suçluyor, tutuklu tutuyor, birçok arkadaşım savunma yapmak zorunda kalıyor. “Siz bu 44 milyon liralık market kartlarını nerede kullandınız?” Çünkü bizi suçluyorlar ya rüşvet olarak aldınız diye. Yener Toruner: “Kamu kurumlarına, AK Partili belediyelere ve AK Parti teşkilatına verdik.” Soru: “AK Parti teşkilatı derken tam kurum söyleyebilir misiniz?” Cevap: “AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na teslim ettik.” Soru: “CHP’ye verdiniz mi?” Ekrem Başkan soruyor. Cevap: “CHP’li herhalde gönlümden geçmedi değil ama keşke verseydik, hepsini AK Parti’ye verdik.” Bitti sanmayın, bitti sanmayın. Ayrıca elimde bir şey var, ne zaman gitmişti Akın Gürlek, Ekim 2024.
İşte o yüzden, işte o yüzden… Ben Murat Kurum’a soruyorum ya, Akın Gürlek’in 16 tane tapusu var. Aha da burada ID numaraları var. 4’ü aktif diye, yani üstünde, 4’ü… 12’sini elden çıkarmış, aktifini açıp gösteriyor. Oysa ki Murat Kurum, bu ID’leri girince hangi tarihler arasında Akın Gürlek’te olduğu belli. Ama susuyor ya, söyleyemiyor ya. Çünkü kampanyaya paranın nereden yattığını Akın Bey biliyor. Ekrana gelince “Geç onu, biz onu biliyoruz,” diyor. AK Parti olunca dokunmuyorlar. Eğer bir sesli araçtan, ilçeye verilmiş, rüşvet çıkaranlar, buradan…
Buradan tarihin en büyük rüşvetini, en büyük zimmetini örtbas etmeye çalışıyorlarsa, daha çok, çok iki yıl edersiniz. İki yıl sonra bu millet çatır çatır soracak bunların hesabını. Çatır çatır! Ayrıca buradan söyleyeyim, daha önce söyledim, bir de buradan söyleyeyim: Bu tapuların, bu ID’deki tapuların 16’sını da Murat Kurum bildirmiş zaten. Nereye biliyor musunuz? Yanlışlıkla… Maliye Bakanlığı’nın bir genelgesi var. Gelir, vergi kaçakçılığını önleme, kamu kurumlarının vergilerini arttırmak için…
Orada diyor ki, birisi tapuda işlem yapar, belediyeye gidip başvurmaz, belediye de ondan vergisini alamaz. Sonra da satar, bilmem ne yapar. O yüzden siz, mutad aralıklarla (üç ay, altı ay), tapudaki değişiklikleri resmi yazıyla ilgili belediyelere bildirin.
Çevre Şehircilik Bakanlığı genelgeye uygun şekilde Sayın Akın Gürlek’in 16 tapusunu da Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki belediyelere bildirmiş zaten. Aha buradan söylüyorum: Murat Kurum, çık ve bu tapular hiçbir zaman Akın Gürlek’in üzerinde olmadı de. Ben de sana şunu söylüyorum: Üzerinde oldu. 19 yıllık hakim savcı (ki başka şeyden gelir elde etmesi yasak), 190 yıl maaş alsa biriktirse alamayacaklarını ve fazlasını… Senfoni’den 98 milyon duruyor, yalanlamadılar. Öbür taraftan Emlak Konut yalanlamadı, duruyor.
Onlar da tapusu alınmak üzere, sözleşmesi yapılmışlar. Cumhuriyet tarihinin değil, Anadolu’da devlet kurduğumuz günden bugüne kurduğumuz bütün Türk devletlerinin en büyük zimmet, irtikap ve yolsuzluğunun üstünü kapatamazsınız! Eninde sonunda hesabını vereceksiniz! Eninde sonunda!
MUHİTTİN BÖCEK’E İLİŞKİN İLK AÇIKLAMA
Şimdi gelelim, örnek bir vaka üzerinden bir kişi nasıl alınır, tehdit edilir, zorlanır ve itirafçı yapılır, bunu bir görelim. Örnek, maalesef Muhittin Böcek ve Böcek ailesi. Biz bu 16 tapuyu açıkladığımız gün, kendisine ertesi gün ‘Bir şey söyle’ dediler. Cep telefonuyla, titreyen elleriyle, göz içine bakamayan ruh haliyle 4 tane aktif tapuyu, o an üzerinde olan aktif tapuyu, öbürlerini filtrelemiş gösteriyor. Üçünün de yanında üçgen var.
O şu demek; son 3 ayda edinilmiş. Nereden, şimdi laf lafı açıyor, son 3 ayda nereden edinilmiş? Mahal’den. Bir tanesi İzmir’de, ikisi Ankara’da. İzmir’dekilerden birinden bir ‘Topuklayan Efe’nin’ izi çıkarsa şaşırma. Bunu da bu kenara yazayım. O söylediğimi anladı. Son 3 ayda edinilmiş. Bunu bana, bunu bana söyleyen o kadar emindi ki İzmir’deki Mahal’in kim tarafından kime verildiğine…
O gözle oraya da bakacağız. Dört tapuyu gösteriyor. Göze bakamadan, basına bakamadan, yere bakarak 4 tapuyu gösteriyor. Ve sonra diyor ki; ‘Özgür Özel bu tapuları açıklarken’ diyor ‘iki şeyi var: Bir, asrın yolsuzluğunu örtmeye çalışıyor. Bir de’ diyor ‘kendisinin bir işi var. Muhittin Böcek itirafçı olacak, daha vakti var. 15 Ocak tarihinde’ tarihi veriyor ağzıyla, videosu var, ‘Manisa’da bir benzin istasyonunda baz çakışması var. Muhittin Böcek onu itiraf edecek. Özgür Özel o yüzden bunu yapmaya çalışıyor’ diyor. Sonra ne oldu? Tam bunu söyledikten sonra Muhittin Böcek’in şoförleri, korumaları ve o gün yanında olanlar ifadeye alındı. Beklenmedik bir şey oldu.
Beklediği şu: Muhittin Böcek orada baz vermiş, orada biri daha bizden baz verir Manisa’da. O kişiye yüklenirler, ‘Bu kişiye para verdi’ denirler. Muhittin Böcek’in şoförleri, bulunulan mekanın kamera kaydı, her şey Muhittin Böcek’in oraya gittiğini sonra Manisa’ya doğru tek başına hareket ettiğini gösteriyor. Bir şey gösteremiyor. O gün söylediği tutar 50 milyon Euro. Yani bir kamyonet para çantayla taşınacak falan gibi anlatılıyor, öyle ifade verilmiş falan.
Muhittin Böcek’in de önüne bu ifadeyi, 6 ay önce ben getirdiklerinde söylemişim otobüsün üstünden. Koyup, ‘Özgür Özel’e verilmek üzere 50 milyon Euro’, sonra o gün 20 milyona düşürüyorlar, ‘Benzinlikte verdim diye imza at çık kurtul’ diyorlar. Muhittin Böcek atmıyor. Bana, Cavit Arı’ya, kendisini ziyaret eden bütün milletvekillerimize bu belgeyi gösterdi. Altında İstanbul’daki bir savcının ifade imzasından getirmişler. ‘Bunu imzala kurtul’ diyorlar, atmadı. Bakın ne oldu biliyor musunuz? Oradaki koruma polisinin cep telefonuna bir adres atıldığı ortaya çıktı. O adresi açıp kendileri gittikleri, kimseyle buluşmadıkları çıktı. Adresi atanın rahmetli Ferdi Zeyrek olduğu ortaya çıktı.
AYRINTILAR GELİYOR…