Küresel sanayi üretiminin temel hammaddesi olan bakır, kritik 14.000 dolar psikolojik sınırını geride bıraktı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkes çabalarının “can çekiştiğine” dair uyarılarına rağmen, bakırdaki fiyat hareketi piyasanın emtia cephesindeki temel başlıklarından biri oldu.
Bakırın bu seviyelere tırmanmasının arkasında sadece spekülatif hareketler değil, somut arz-talep dengesizlikleri yatıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık, petrol rafinerilerinden yan ürün olarak elde edilen kükürt sevkiyatını durma noktasına getirdi. Özellikle Afrika’daki “Bakır Kuşağı”ndaki (Zambiya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti) üretim hatları, cevher ayrıştırma için gereken sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı durumda. Bu lojistik darboğaz, küresel bakır arzını doğrudan tehdit ediyor.
Çin’deki sanayi faaliyetlerinin Ay Takvimi Yeni Yılı sonrası ivme kazanması ve devlet destekli bakır rezervlerini artırma kararı, fiziki talebi diri tutuyor.
Bakır, son dönemde yapay zeka (AI) ve enerji dönüşümü yatırımlarının artmasıyla ABD teknoloji hisseleriyle (Nasdaq) %90’a yakın bir korelasyonla hareket etmeye başladı. Veri merkezleri ve elektrikli araç altyapısı için vazgeçilmez olan metal, adeta bir “teknoloji emtiasına” dönüştü.