Halkbank’ın 2019 yılından bu yana ABD’de devam eden ve “yaptırımların ihlali” ile “kara para aklama” iddialarını içeren dava sürecinde kritik bir aşama geride bırakıldı. Mart ayında ABD makamlarıyla imzalanan “ertelenmiş kovuşturma anlaşması” çerçevesinde yürütülen bağımsız denetim süreci tamamlandı.
Bankanın tüm şartları karşıladığına dair hazırlanan raporun ardından, yıllardır süren hukuki pranganın Haziran ayı itibarıyla tamamen çözülmesi bekleniyor.
HALKBANK ABD’DEKİ KARA PARA DAVASINDA SONA GELDİ
Sabah’tan Dilek Güngör’ün aktardıklarına göre; Halkbank, ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile Mart ayında “ertelenmiş kovuşturma anlaşması” (deferred prosecution agreement) imzalamış ve dava bu kapsamda 90 günlüğüne durdurulmuştu.

Anlaşma şartı gereği, bankanın ABD yaptırımları ve para aklamayla mücadele yasalarına uyumunu denetlemek üzere Ernst & Young yetkilendirilmişti. Yapılan bağımsız denetim sonucunda, Halkbank’ın anlaşmadaki tüm koşulları yerine getirdiğine dair olumlu rapor hazırlandı.

Bundan sonraki süreçte uyum raporu ABD Hazine Bakanlığı’na sunulacak. Ardından Halkbank ve Bölge Başsavcılık Ofisi, davanın düşürülmesine dair müşterek yazıyı mahkemeye iletecek.
Son adımda ise davanın hakimi Richard Berman’ın kovuşturmaya gerek olmadığına dair kararı onamasıyla süreç tamamen noktalanacak. Hukuki sürecin Haziran ayı içinde tamamen bitmesi öngörülüyor.
BÜYÜK HAZIRLIĞA BAŞLADI
Dava süreci nedeniyle bir süredir yurt dışı piyasalarda sınırlı varlık gösteren Halkbank, kararın kesinleşmesinin ardından yeni döneme güçlü bir başlangıç yapmayı planlıyor. Mart ayında sağlanan anlaşmayla birlikte Dünya Bankası’nın finansman kanalları açılan bankanın, Haziran ayındaki mahkeme kararının ardından kadın ve genç girişimcilere yönelik uzun vadeli finansman programlarını devreye alması bekleniyor.

Banka yönetimi, uluslararası piyasalardan düşük maliyetli kaynak sağlamak amacıyla sendikasyon kredileri, seküritizasyon ve sermaye benzeri tahvil ihraçları için uluslararası bankalarla görüşmelere şimdiden başladı.
Bu hamlelerin Halkbank’ın hem sermaye rasyolarını güçlendireceği hem de aktif büyüklüğünü sektörde ön sıralara taşıyacağı ifade ediliyor. Yurt dışı fonlamadaki artışla birlikte, reel sektöre ve bireysel müşterilere sağlanan kredi hacminin de genişletilmesi hedefleniyor.