Sosyal medyada zaman zaman karşımıza çıkan basit bir soru, bazen insanlığın en derin korkularını ve ahlaki değerlerini sorgulayan devasa bir tartışmaya dönüşebiliyor. X platformunda hızla yayılan yeni bir etik ikilem, tam olarak bu etkiyi yarattı.
Senaryo oldukça basit: Önünüzde kırmızı ve mavi iki buton duruyor ve dünyadaki herkes gizli bir oylamaya dahil ediliyor. Eğer insanların yarısından fazlası mavi butonu seçerse herkes yaşıyor. Ancak maviye basanların oranı yüzde 50’nin altında kalırsa, sadece kırmızı butona basanlar hayatta kalıyor. Bu tercih, binlerce insanı etik ve mantıksal açıdan ikiye böldü.
İnsanlar sanal mecralarda birbirini ikna etmeye çalışırken, Swinburne Teknoloji Üniversitesi’nden oyun teorisi uzmanı Steven Conway konuya bilimsel bir yorum getirdi. Conway, çoğu kişinin cevabın çok net olduğunu düşündüğünü ancak bu “net” cevabın hangi renk olduğu konusunda kimsenin uzlaşamadığını belirtti. Durum aslında klasik “Tramvay Problemi” veya “Mahkum İkilemi” gibi felsefi çıkmazların dijital çağa uyarlanmış bir versiyonu sayılabilir. Uzmanlara göre yaptığımız bu seçim, hayata bakış açımızı ve karar verme mekanizmalarımızı doğrudan yansıtıyor.
Kırmızı buton ve bireysel hayatta kalma mantığı
Eliniz doğrudan kırmızı butona gidiyorsa, matematiksel bir perspektifle kişisel çıkarlarınızı her şeyin önüne koyan bir mantık yürütüyorsunuz demektir. Kırmızıyı savunanların temel dayanağı oldukça düz: Çoğunluk maviye basarsa hayatta kalıyorum, çoğunluk maviye basmazsa yine hayatta kalıyorum. Dolayısıyla her iki ihtimalde de güvenli olan yol kırmızı seçeneğinden geçiyor. Oyun teorisinde “Nash Dengesi” olarak adlandırılan bu durum, bireyin kendi çıkarını korumak adına yapabileceği en rasyonel hamle olarak görülüyor.
Dünyaca ünlü içerik üreticisi MrBeast’in başlattığı benzer bir ankette ise katılımcıların yüzde 56’sı mavi butonu tercih etti. Bir insanın kendi hayatını başkalarının kararlarına emanet etmesi ilk bakışta riskli görünse de, Conway burada “neden” sorusunun asıl değeri oluşturduğunu vurguladı. Maviyi seçenler genellikle kendilerinden önce toplumu veya sevdiklerini düşünüyor. Milyonlarca insanın ölümünden sorumlu olma düşüncesinin ağırlığı, kişiyi toplumsal faydayı gözeten “Pareto-Optimal” sonuca yönlendiriyor.
Bu tartışmanın bu kadar ilgi görmesinin bir nedeni de algoritmaların keskin seçimleri ön plana çıkarması. Conway, bu süreci modern insan için hızlı bir “ahlaki kıyamet provası” olarak tanımlıyor. Bir yanda hayatta kalma garantisi sunan bireyselci yaklaşım, diğer yanda kolektif kurtuluş için risk alan toplumsal bilinç yer alıyor. Hangi butonu seçeceğiniz, aslında dünyanın nasıl bir yer olduğuna dair inancınızın kısa bir özeti niteliğinde.