MHP lideri Bahçeli’nin sözlerinin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen somut bir gelişme yaşanmadığını vurgulayan Özer, sürecin üç temel aktörü olduğunu ifade etti.
‘Bahçeli’nin sözünün gereği yerine gelmedi’
Ahmet Özer, sürecin tıkanma noktasına geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bahçeli’nin sözünün gereği yerine gelmedi. Çünkü 1,5 seneyi aştı bu süreç. Öcalan hem fiilen hem zihnen örgütünü feshettirdiğini deklare etti. Ancak 1,5 yıldır hiçbir adım atılmadı. Bu durum, sürecin inandırıcılığını zedeliyor.”
Çözüm için üç temel aktör
Sürecin başarıya ulaşması için üç ana figüre işaret eden Özer, “Birinci aktör Sayın Cumhurbaşkanıdır, ikinci aktör bu işi başlatan Sayın Bahçeli’dir, üçüncü aktör ise örgütü üzerinde etkisi olan Öcalan’dır” diyerek güven artırıcı adımların ivedilikle atılması gerektiğini savundu. Kendisinin de daha önce Meclis bünyesindeki komisyonlara katkı sunduğunu hatırlatan Özer, barış için her türlü göreve hazır olduğunu belirtti.
‘Türkiye barışı Ahmet Özer’den büyüktür’
Hakkındaki yargılama süreci ve kayyum atamalarına değinen Özer, şahsi mağduriyetinden ziyade toplumsal barışın önemine dikkat çekti:
“Bana diyorlar ki; sana bu kadar eza ceza yapıldı, sen hâlâ bunları söylüyorsun. Evet, söylemeye devam edeceğim. Barış gelsin ülkeye, 1000 tane Ahmet Özer feda olsun. Mesele Ahmet Özer meselesi değil, çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağı meselesidir.”
‘Tutuklu belediye başkanları serbest bırakılmalı’
Meclis komisyon raporlarına atıfta bulunan Özer, yargılamaların tutuksuz yapılması gerektiğini savundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil olmak üzere birçok seçilmiş ismin yargı baskısı altında olduğunu hatırlatan Özer, “Bugün 22 tane seçilmiş belediye başkanı içeride. Bunlar pekâla tutuksuz yargılanabilirler. Kendi kurdukları komisyon bile ‘esas olan tutuksuz yargılamadır’ diyor, o zaman neden gereğini yapmıyorsunuz?” diye sordu.