Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu, bugün, uluslararası alandaki 5 ayrı yasa teklifini görüşmek üzere toplandı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan’ın da katıldığı toplantı, Dışişleri Komisyonu Başkanı, AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay’ın konuşmasıyla başladı.
‘Asıl bedeli İsrail ödemelidir’
Oktay, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı’nın statüsünün konuşulduğu bir ortamda, “Türkiye’nin yaklaşımı, bölgede savaş öncesi uygulamaya geri dönülmesidir. Savaş İsrail’in savaşı olmasına rağmen, başta bölge ülkeleri olmak üzere bedelini tüm dünya ödemektedir. Asıl bedeli İsrail ödemelidir” dedi. Oktay ayrıca, “İsrail’in Filistin, Lübnan, Suriye ve İran başta olmak üzere, bölge ülkelerine yönelik saldırıları ve işgal girişimleri hiçbir şekilde kabul edilemez. İsrail’in başta kendi halkının güvenliği ve geleceği için, bu saldırılardan ve işgal girişimlerinden vazgeçmesi elzemdir” ifadelerini kullandı.
‘SUUDİ ARABİSTAN’ ÖNERİLERİ REDDEDİLDİ
Oktay’ın konuşması sonrası CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan söz alarak, komisyon gündeminin dördüncü sırasında yer alan Türkiye-Suudi Arabistan yenilenebilir enerji anlaşmasının ilk sıraya taşınmasını istedi. DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp de anlaşmanın tartışmaya açık olduğunu savunarak aynı talepte bulundu. Fuat Oktay’ın oylamaya sunduğu bu öneri, oy çokluğuyla reddedildi. Sözkonusu anlaşmanın komisyon gündeminden çıkarılarak alt komisyona havale edilmesi ve başka bir gün görüşülmesi talebi de kabul edilmedi. Ardından gündemin ilk sırasında yer alan Türkiye ile Ekvator Ginesi arasındaki savunma işbirliği anlaşması onaylandı.
‘ACİL DURUMLAR BAKANLIĞI’ ÖNERİSİ
Akabinde Türk Devletleri Teşkilatı sivil koruma mekanizmasının kurulmasına ilişkin anlaşma görüşüldü. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, anlaşmaya ilişkin bir şerhlerinin olmadığını ifade ederken, “Anlaşmayı Azerbaycan Cumhuriyeti, Kazakistan Cumhuriyeti, Kırgızistan Cumhuriyeti ve Özbekistan Cumhuriyeti adına hep acil durumlar bakanları imzalamış. Bir tek Türkiye Cumhuriyeti, İçişleri Bakanı olarak imzalamış. Çünkü ülkemizde acil durumlar bakanlığı bulunmuyor. Biz bunu Meclis’te defalarca söyledik, kanun teklifleri verdik. Depremlerde vesaire her zaman söylediğimiz ‘Bir acil durumlar bakanlığımız olsa’ hususunun önemini bir kez daha gündeminize getirmek istiyorum” dedi. Devamında hem bu anlaşma hem de Uluslararası Bakır Çalışma Grubu çalışma şartnamesi ile şartnamede 1992 ve 2005 yıllarında yapılan değişiklikler onaylandı.
‘30 YIL SONRA BİLABEDEL DEVRALINABİLECEK’
Bunların ardından, Suudi Arabistan ile yapılan yenilenebilir enerji anlaşması görüşüldü. Anlaşma, geçtiğimiz hafta “Suudi Arabistan’a kapitülasyon verildiği” iddiası ve söylemiyle kamuoyunun gündemine gelmişti. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, anlaşmaya ilişkin bilgi verirken, “Sayın Cumhurbaşkanımızın 3 Şubat 2026 tarihinde Suudi Arabistan’a gerçekleştirdikleri ziyaret kapsamında Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı hükümeti arasında yenilenebilir enerji santrallerine ilişkin hükümetlerarası anlaşma imzalanmıştır. İmzalanan hükümetlerarası anlaşma ile Türkiye’de toplam 5 bin megawatt kurulu güce ulaşacak güneş ve rüzgâr enerjisi projelerinin Suudi Arabistan Krallığı şirketlerince geliştirilmesi kararlaştırılmıştır. İlk aşamada biri Sivas ve diğeri Karaman illerinde olmak üzere her biri bin megawatt kurulu güce sahip toplam 2 bin megawatt güneş enerjisi santrallerinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Tamamı dış finansman yoluyla gerçekleştirilecek sözkonusu projeler doğrudan yabancı yatırım niteliği taşımakta olup uluslararası finans kuruluşları tarafından da desteklenecektir. İnşa edilecek santrallerden üretilecek elektrik enerjisi 30 yıl süreyle Elektrik Üretim A.Ş. tarafından satın alınacak, santraller için tahsis edilen alanların mülkiyeti Elektrik Üretim A.Ş.’de kalacak ve 30 yıllık sürenin sonunda Elektrik Üretim A.Ş.’nin, santralleri bilabedel devralma alma hakkına sahip olacaktır” dedi.
‘ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ GÜÇLENDİRİLECEK’
Kulaklıkaya anlaşmanın amacıyla ilgili ise, “İmzalanan hükümetlerarası anlaşma yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması, 2035 yılına kadar 120 bin megawatt güneş ve rüzgâr kurulu gücüne ulaşma hedefi ve 2053 net sıfır emisyon hedefi ile 12. Kalkınma Planı’nda yer alan politika önceliklerine ulaşılması bakımından önemli bir adım niteliğindedir” sözlerini sarf etti.
Milletvekilleri sordu, bakan yardımcısı yanıt verdi
Ardından milletvekillerine söz verilirken, muhalefet ve bazı iktidar milletvekilleri eleştirilerini birkaç başlık altında yoğunlaştırdı. Bunlar, sözkonusu projeyi neden Türk şirketlerin yapmadığı, neden Suudi Arabistan’a vergi muafiyetleri sağlandığı ve anlaşmanın neden euro üzerinden imzalandığıydı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Demircan, bu eleştirilere, “Herhangi bir yabancı yatırımcı geldiğinde hem bölgesel anlamda hem de stratejik yatırım teşvik anlamında teşviklerimiz var. İmtiyaz değil bunlar. Türk şirketlerine de veriyoruz. Türk şirketlerine verdiğimiz şu anda 36 bin megawatt’lık projemiz var. Toplam proje stoğumuz 62 bin megawatt. Biz ne yapmaya çalışıyoruz? Bize yılda, az çok 10 milyar dolara yakın bir ilave kapasite yatırımı lazım. Kendi iç kaynaklarımızla, bu ülkenin özkaynaklarının ve yatırımcıların yapmasının dışında aynı zamanda dış kaynağın Türkiye’ye transfer edilmesi anlamında önemli bir anlaşma. Euro konusu ise, proje finansörlerinin büyük kısmı Dünya Bankası gibi kurumlar. Bunlar döviz üzerinden borçlandırma yapan kurumlar. Aynı zamanda projenin fizibilitesi de döviz kuru üzerinden yapıldı” yanıtını verdi. Projenin daha uzun vadede gerçekleşecek Faz-2 aşamasının belirsiz ve muğlak olduğuna yönelik eleştirilere ise Demircan, “Bunlar da günü geldiğinde Meclis onayına sunulacak” derken, milletvekilleri, yasa teklifi metninin bunu göstermediğini savundu. Öte yandan muhalefet milletvekilleri, 30 yıllık anlaşmanın 49 yıla kadar çıkarılabileceğini, ve 30 ya da 49 yılda Türkiye’nin geri teslim alacağı santralin ‘çöp’ olacağını savundu. Komisyon toplantısı sürüyor.