Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyon raporunda ara hedeflerini yükseltmesinin ardından yabancı kurumların analizleri de devam ediyor.
Son analizlerden biri Deutsche Bank’tan geldi.
Deutsche Bank Ekonomisti Yiğit Onay tarafından hazırlanan 15 Mayıs tarihli raporda söz konusu revizyonlar daha gerçekçi bulunurken, TCMB ile ilgili tahminler de ötelendi.
Raporda, Merkez Bankası’nın “bekle-gör” modunda kalma alanı olduğu ancak enflasyon beklentilerindeki bozulmanın bu alanı daralttığı vurgulandı.
Deutsche Bank, TCMB’nin geniş aralıklı tahminler yerine nokta tahminlere odaklanmasını stratejik bir tercih olarak değerlendirdi.Bu yaklaşımın, yüksek belirsizlik ortamında bankaya esneklik sağlarken piyasadaki inandırıcılığı da dengelediği belirtildi. Raporda, “Raporu, ağır bir arz şoku altındaki ekonomide daha gerçekçi bir enflasyon yoluna geri dönüş olarak görüyoruz” denildi.
Güvercin detaylar ve şahin kaygılar
TCMB’nin tonu Deutsche Bank tarafından “bilinçli bir dengede” olarak tanımlanıyor.
Ekonomik aktivitedeki zayıflama, enerji ve gıda odaklı şoklar ve hizmet enflasyonundaki yumuşama sinyalleri, bankanın elini rahatlatan unsurlar olurken orta vadeli en büyük risk olarak “enflasyon beklentilerindeki bozulma” tanımlanıyor. Bu durum, TCMB’yi daha temkinli bir duruşa çıpalıyor.
Beklentilere revizyon
Jeopolitik belirsizlik ve petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir, para politikasında normalleşmeyi geciktiriyor. Deutsche Bank bu doğrultuda beklentilerini de öteledi.
Daha önce Haziran olarak öngörülen “haftalık repo” fonlamasına geri dönüş beklentisi Temmuz ayına kaydırıldı.
Temmuz ayında başlaması beklenen faiz indirim döngüsünün artık Eylül ayında başlaması ve yıl sonunda politika faizinin yüzde 35 civarında oluşması bekleniyor.
Banka, yıl sonu enflasyon öngörüsünü daha önce yüzde 24’ten yüzde 29’a yükseltmişti.
Haziran senaryosunda faiz artışı dışlanmıyor
Analizdeki en dikkat çekici nokta, “örtülü” sıkılaşmanın resmileşme ihtimali oldu. Başkan Fatih Karahan’ın faiz koridoru üzerinden sıkılaşmanın “yeni normal” haline gelmesinden rahatsız olduğu belirtilen raporda şu öngörü yer aldı:
“Jeopolitik zeminin kötüleşmesi durumunda, Haziran ayında bir hafta vadeli repo faizinin 300 baz puan artırılarak yüzde 40’a çıkarılmasını göz ardı etmiyoruz. Bu hamle, Mart ayından bu yana uygulanan örtülü sıkılaşmanın resmileşmesi anlamına gelecektir.”