New York Times’tan çarpıcı analiz: ‘Erdoğan’ın çağrısı engellere takıldı’

Türkiye’nin doğurganlık oranı, 1,48 ile tarihinin en düşük seviyesine geriledi. New York Times‘ta konuyla ilgili haberi dikkat çekti. New York Times, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ihanet” ve “felaket” olarak nitelendirdiği düşen doğum oranlarını artırmak için devreye soktuğu nakit yardımları ve sübvansiyonlu kredilerin, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında etkisiz kaldığını aktardı.

DOĞUM ORANLARINDA TARİHİ DÜŞÜŞ

Türkiye’de nüfusun kendini yenileyebilmesi için gereken 2,1 oranı, son on yılda hızla kan kaybetti. Hükümetin tüm teşvik paketlerine rağmen, modern yaşam tarzı ve ekonomik kaygılar demografik yapıyı kökten değiştiriyor.

Doğurganlık oranındaki değişim grafiği şöyle;

2000’lerin başı yüzde 2,1 (İstikrarlı/Yenilenme düzeyi) 2014 zirve noktası, 2017 yenilenme eşiğinin altına düşüş, 2024 yüzde 1,48 (Tüm zamanların en düşüğü).

HÜKÜMETİN “AİLE VE NÜFUS ON YILI” STRATEJİSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kariyer çocuk sahibi olmaktır” vizyonu doğrultusunda 2025 yılı “Aile Yılı” ilan edildi. Bu kapsamda hayata geçirilen yeni teşvikler ise şöyle: Anne ücretli izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldı. Baba İzni 5 günden 10 güne çıkarıldı. İlk doğum ödemesi yaklaşık 110 dolar, Aylık çocuk ödeneği 2. çocuk için 33 dolar, sonrakiler için 110 dolar evlilik desteği, genç çiftlere faizsiz kredi imkanı.

“SADECE BEBEK BEZİNE YETİYOR”

Teşvikler artsa da sokaktaki gerçeklik oldukça farklı. İstanbul’da yaşayan ebeveynler, artan gıda fiyatları ve konut krizinin çocuk sahibi olmayı bir “lüks” haline getirdiğini savunuyor.

4 çocuk annesi Zahide Erte “Devletten aldığım aylık 110 dolar sadece bebek bezlerine yetiyor. Eşim asgari ücret alıyor, iki odalı evde daracık bir alanda yaşıyoruz. Eskiden dışarıda yemek yerdik, artık imkansız.” dedi.

Sosyologlara göre, yeni nesil Türk ailesi artık “tek çocuklu ve çift gelirli” modeli ideal buluyor. Eğitim seviyesinin artması ve kadınların iş gücüne katılım isteği, kariyer ile çocuk arasında bir seçim yapmaya zorluyor.

NÜFUS SORUNU BİR “BEKA MESELESİ”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, durumu bir “hayatta kalma meselesi” olarak tanımlarken, AK Parti Milletvekili Leyla Şahin Usta ise genç nüfusun dinamizm, iş gücü ve ekonomi için hayati olduğunu vurguladı. Ancak her iki ismin de ikişer çocuk sahibi olması, Cumhurbaşkanı’nın “en az 3 veya 4” hedefinin bürokraside bile tam karşılık bulmadığını gösteriyor.

Uzmanlar, ekonomik istikrar sağlanmadığı ve barınma krizi çözülmediği sürece, nakit yardımlarının “oyunun seyrini değiştirmeyeceği” konusunda hemfikir. Türkiye, yaşlanan bir nüfus ve iş gücü kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalma tehdidiyle yeni bir döneme giriyor.

Author: Yusuf Arslan