Uzay keşiflerinde milyarlarca dolarlık bütçeler ve yıllar süren mühendislik çalışmaları bazen çok basit bir detay yüzünden dakikalar içinde çöpe gidebiliyor. İnsanlık, Kızıl Gezegen’in gizemlerini çözmek için onlarca yıldır Viking’den Perseverance’a kadar uzanan pek çok başarılı projeye imza attı. Ancak bu görkemli başarıların arkasında, tarih sayfalarına kazınan inanılmaz operasyonel trajediler de mevcut.
Özellikle 1999 yılının son ayları, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi için kelimenin tam anlamıyla bir kabusa dönüştü. Peş peşe yaşanan iki büyük kaza, kurumun tarihindeki en büyük mali ve prestij kaybına yol açan dönemlerden birini başlattı.
Her şey, iki gezegen arasındaki mesafenin fırlatmaya en uygun olduğu 26 aylık özel dönemin değerlendirilmek istenmesiyle başladı. NASA, bu avantajlı zaman diliminde Mars Surveyor ’98 adı altında iki farklı uzay aracını peş peşe yola çıkardı. Bu görevlerden ilki, daha sonra Mars Climate Orbiter olarak adlandırılacak olan iklim gözlem uydusuydu. Planlamaya göre bu uydu, Mars atmosferinin üst sınırlarını bir fren gibi kullanıp yavaşlayacak ve yüzeyin yaklaşık 226 kilometre üzerindeki güvenli yörüngesine yerleşecekti. Fakat işler hiç de düşünüldüğü gibi gitmedi.
Ölçü birimleri karışınca uydu atmosfere gömüldü
Takvimler 23 Eylül 1999 tarihini gösterdiğinde, yörüngeye giriş manevrasına başlayan uydudan bir daha haber alınamadı. Sonradan yapılan teknik incelemeler ise, uzay mühendisliği tarihine geçecek nitelikte bir yazılım hatasını gözler önüne serdi. Kurumun kendi ekipleri tüm hesaplamalarda küresel bilim dili olan metrik sistemi esas almıştı. Buna karşın aracın üreticisi Lockheed Martin tarafından hazırlanan yer kontrol yazılımı, itki kuvvetini “libre-kuvvet” yani İngiliz ölçü birimiyle hesaplamıştı. İki birim arasındaki yaklaşık 4,5 katlık devasa fark yüzünden yönünü şaşıran uydu, yörünge yerine yüzeye 57 kilometre kadar yaklaştı. Hızını alamayan araç, ince Mars atmosferinin yarattığı sürtünmeye dayanamayarak parçalandı.
Bu şok edici kaybın acısı henüz çok tazeyken, aralık ayının başında ikinci bir darbe daha geldi. Kutup bölgesine inmesi planlanan Mars Polar Lander, iniş sekansı sırasında tamamen sessizliğe büründü. Uzmanların teknik analizleri, bu kez de mekanik bir sinyal hatasını işaret etti. İniş takımlarının açılması esnasında yaşanan sarsıntı, ana bilgisayar tarafından “yere teker basıldı” şeklinde algılanmıştı. Bu yanlış veri yüzünden roket motorları, araç henüz yüzeyden 40 metre yüksekteyken stop etti. Serbest düşüşle yere çakılan ve enkazı hala bulunamayan bu araçla birlikte, NASA’nın milyonlarca dolarlık çifte projesi uzay çöplüğüne dönüştü.