CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, iki ülke arasındaki ‘2026 İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nı imzaladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “İmzaladığımız 2026 yılı Anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edilmektedir. Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdık” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile 2026 yılı Türkiye ve KKTC İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması imza töreninde bir araya geldi. Anlaşmayı imzalayan Yılmaz ve Üstel, daha sonra ortak bir basın açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, her yıl imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmalarının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz bağların ve işbirliğinin en somut göstergelerinden birini teşkil ettiğini ifade ederek, “Türkiye, tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin ve refahının muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeye devam edecektir. Nitekim KKTC’nin kalkınması ve imarı için fikir ve gönül birliği içinde hareket ettiğimiz sürece, üstesinden gelemeyeceğimiz zorluk, aşamayacağımız engel yoktur. Türkiye Cumhuriyeti olarak, KKTC’nin sürdürülebilir büyümesini hedefleyen ve Kıbrıs Türk halkının refahını artıracak stratejik projeleri hayata geçirme kararlılığımızı dün olduğu gibi bugün de sürdürüyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, imzalanan 2026 yılı Anlaşması kapsamında, 21 milyar lirası yeni ödenek olmak üzere devirlerle birlikte yaklaşık 23 milyar Türk lirası kaynak tahsis edildiğini belirterek, “Bu bütçenin yüzde 48’ini altyapı ve reel sektör projelerine, yüzde 10’unu kamu maliyesi desteklerine, yüzde 42’sini ise savunma harcamalarına ayırdık. Vatandaşımıza dokunan birçok projeyi tamamladığımız 2025 yılı Anlaşması kapsamında, Nisan ayı içerisinde aktaracağımız son kaynak ile birlikte tahsis edilen 21 milyar liranın yaklaşık yüzde 89’unu kullanarak tarihi bir rekor kırıyoruz. Bu çerçevede hayata geçirdiğimiz projeler sayesinde, KKTC’nin eğitim, sağlık, fiziki ve teknolojik altyapısıyla; üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim merkezleriyle Doğu Akdeniz’de parlayan bir yıldız olması hedefimize yönelik büyük atılımları KKTC’li muhataplarımız ile birlikte eşgüdüm içinde yürüttük. Bu kapsamda, Ada’daki KKTC Devleti varlığının birer mührü olarak gördüğümüz Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi binalarının açılışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılında gerçekleştirildi” ifadelerini kullandı.
‘BİLİŞİM ADASI VİZYONUNA SAĞLAM ZEMİN HAZIRLIYORUZ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sağlık alanında 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi ile Maraş Sağlık Merkezini hizmete açmış olmanın gururunu yaşadıklarını aktararak, “İnşaatı bu ay tamamlanacak Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin yanı sıra inşası süratle devam eden Pamuklu Devlet Hastanesi’nin açılışını da inşallah 15 Kasım’a yetiştirmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her türlü imkanı içerisinde barındıracak, modern bir sağlık merkezi olarak planladığımız Lefkoşa Yeni Devlet Hastanesi’nin yapımı hızla devam etmektedir. İhalesi henüz 6 ay önce yapılan hastanede, kaba inşaatta 1’inci kata gelmiş durumdayız. Dr. Burhan Nalbantoğlu Sağlık Kampüsü içinde bulunan Sağlık Yapılarının Renovasyonu çalışmaları da yakın bir tarihte başlayacaktır. Hekim Randevu Sistemi Mart ayında devreye alınmıştı; 2026 yılında ise Muhaceret Bilgi Sisteminin hayata geçirilmesi planlanmaktadır. 2025 yılı Nisan ayı içerisinde Parsel Sorgu uygulaması test aşamasında KKTC halkının kullanımına açılmıştır. Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) çalışmalarının ise tüm alt projeleri ile birlikte 2026 yılı Haziran ayı içerisinde tamamlanması öngörülmektedir. Diğer yandan, KKTC’nin tamamında fiber altyapıyı sağlayacak çalışmalar ile ‘Bilişim Adası’ vizyonuna sağlam zemin hazırlıyoruz” dedi.
’17 OKULUN BAKIM ONARIM ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC’deki eğitim yatırımları kapsamında 17 okulun bakım onarım çalışmalarının tamamlandığını ifade ederek, “16’sında ise bakım onarım çalışmalarımız halen sürmektedir. Yine ödeneğini 2025 Yılı Anlaşmasından aktardığımız depremde yıkılma riski taşıyan, Çağlayan Cumhuriyet İlkokulu ana binası ile Gönyeli bölgesinde yapılacak yeni okul yerleşkesinin ihale süreçleri devam etmektedir. Ayrıca, 2 okulda kapasite artırmak amacıyla ilave derslik bina inşaatına başlanmıştır. Öte yandan, KKTC’deki 156 okulun geniş bir yelpazeye yayılan donanım ve tefrişat ihtiyaçları içinde destek sağlanmaktadır. Sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin yaşam kalitesini ve mutluluğunu artırmak için Kalkanlı Yaşam Evi, Demirhan Engelsiz Yaşam Evi ve Ali Rıza Vuruşkan Çocuk ve Aile Eğitim ve Danışma Merkezi gibi projelere destek verdik. Önümüzdeki dönemde ise, Otizm Merkezi, Aile Destek Merkezi ve Sosyal Hizmet Merkezi ile ilgili yapılacak çalışmaları destekleyeceğiz” diye konuştu.
‘ANLAŞMA İLE REEL SEKTÖR DESTEKLERİNİ ÖZELLİKLE ÖN PLANA ÇIKARIYORUZ’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ABD, İsrail ve İran özelinde bölgede yaşanan gerilime dikkat çekerek, “Böyle bir ortamda tüm ülkelerde olduğu gibi KKTC özel sektör kesimi de belli ölçülerde bu gerilimden olumsuz etkilenmektedir. Tüm bölge ve küresel ekonomi bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. Kamu sektörünün sağlıklı bir mali yapıya kavuşturulması hedefimize paralel olarak, kendi ayakları üzerinde durabilen ve sağladığı refahı vatandaşlarıyla adaletli bir şekilde paylaşan güçlü bir özel sektörün varlığını da önemsiyoruz. Bu bağlamda, 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmasında reel sektör desteklerini özellikle ön plana çıkarıyoruz. 2025 yılı Anlaşmasıyla verdiğimiz ve halen devam etmekte olan proje destekli tarım, turizm, sanayi ve girişimcilik kısmi hibe programlarının yanı sıra, ilk defa bu yıl 2026 yılı Anlaşmasıyla, 5 yeni Faiz Destekli Kredi Programını daha hayata geçiriyoruz. Bu destekleri; Faiz Destekli Zirai Kredi Programı, Kobi Yapılanma ve İş Geliştirme Faiz Destekli Kredi Programı, Esnaf ve Hizmet Sektörüne Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı, Faiz Destekli Kobi Yatırım Kredi Programı, Orta Ölçekli Turizm Tesislerine Yönelik Faiz Destekli Kredi Programı ana başlıkları altında düzenledik. Buradan memnuniyetle duyurmak isterim ki; diğer projelerin içine dağılmış olarak reel sektöre yönelik katkıların haricinde, bu yılki anlaşmayla doğrudan reel sektöre verilecek katkı tutarını yaklaşık 800 milyon liraya çıkarmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘GKRY, ADA’YA YÖNELİK GÜVENLİK RİSKLERİNİ ARTIRMAKTADIR’
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İsrail- ABD ile İran Savaşı’nın küresel düzenin enerji, finans ve jeopolitik yapısında kritik bir düğüm noktası haline geldiğini belirterek, “Bu süreçte Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket ederek aldığı kararlar da Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. GKRY’nin özellikle Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı, boyunu aşan kararları, büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemde kendi başına girdiği askeri angajmanları ve ittifak arayışları bu süreci tetikleyen temel unsurlardır. Buradan bir kez daha ilan etmek istiyorum; Ada’da KKTC’nin egemen ve eşit bir devlet olduğu gerçeğini görmezden gelen her türlü tutum, Türkiye Cumhuriyeti açısında yok hükmündedir. Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz müsterih olsunlar; Rum tarafı ne kadar silahlanırsa silahlansın, Ada’yı istediği kadar 3’üncü ülkelerin kullanımına açmaya çalışsın, Türkiye var oldukça güven içinde kendi bayrağınız altında yaşamaya devam edeceksiniz” dedi.
BAŞBAKAN ÜSTEL: HUZUR İÇİNDE YAŞIYORSAK BU TÜRKİYE SAYESİNDEDİR
KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkinin güven üzerine inşa edilmiş köklü bir kardeşlik ilişkisi olduğunu belirterek, “Bu ilişkiler bize atalarımızdan kalan en büyük mirastır. Biz de bu mirasa sahip çıkıyoruz ve çıkacağız. Bölgemizde yaşanan gelişmeleri, savaşları ve artan güvenlik risklerini hep birlikte görüyoruz. Bugün dünyanın 7 ülkesinin savaş gemileri, uçakları ve silahları Kıbrıs’ın güneyinde konuşlandırılmış durumdadır. Rum yönetiminin akıl dışı politikaları nedeniyle Kıbrıs adası adeta savaşın bir parçası haline gelmiştir. Böylesi bir ortamda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde halkımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlayan tek güç, Türkiye Cumhuriyeti’nin adadaki varlığıdır. Dolayısıyla Türkiye yalnızca finansal destek sağlayan bir ülke değildir; aynı zamanda varlığımızın, güvenliğimizin, huzurumuzun ve devletimizin en güçlü teminatıdır. Dört yanımız ateşler içindeyken huzur içinde yaşıyorsak bu Türkiye sayesindedir. ve bilinmelidir ki; güvenliğimizden ve garantilerden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.