Otomobil pazarında kartları değiştirecek hamle: Dev şirketten cebe uygun elektrikli araçlar

Küresel otomotiv endüstrisinde elektrifikasyon dönüşümü ve katı maliyet dengeleri sarsıntı yaratmaya devam ederken, Avrupa’nın en büyük üreticilerinden Stellantis, şehir içi ulaşımı kökten değiştirecek stratejik bir yatırıma imza atıyor. Geliştirilen yeni nesil elektrikli araç ailesinin başlangıç fiyat etiketinin yaklaşık 15 bin euro seviyesinde konumlanması öngörülüyor.

Bu fiyat politikasıyla Stellantis, son dönemde tırmanan imalat giderleri ve ağırlaşan regülasyonlar sebebiyle neredeyse tüm üreticilerin terk etmek zorunda kaldığı ekonomik mikro otomobil segmentine çok güçlü bir geri dönüş yapmayı amaçlıyor.

Projenin vizyonuna dair kritik değerlendirmelerde bulunan Stellantis CEO’su Antonio Filosa, tamamen Avrupa topraklarında üretilecek ve yine bu pazarın dinamiklerine göre şekillenecek “küçük fakat son derece şık” araçlara yönelik ciddi bir tüketici talebi olduğunu gözlemlediklerini dile getirdi.

Filosa, hayata geçirilecek olan ortak E-Car mimarisinin, grubun bünyesindeki farklı markaların yeni modelleri için de ana omurgayı oluşturacağını sözlerine ekledi. Şirket kanadından yapılan resmi açıklamalarda ise yeni araç felsefesinin, Japonya’nın otomotiv kültüründe köklü bir yere sahip olan, vergi ve sigorta muafiyetleriyle öne çıkan küçük boyutlu “kei car” sınıfından ilham alınarak modellendiği açıkça vurgulanıyor.

Aslında Avrupalı otomotiv üreticileri, yüksek batarya maliyetleri ve ağır güvenlik normları yüzünden uzun süredir düşük bütçeli küçük araç projelerini rafa kaldırmış durumdaydı. Markalar, yatırımın geri dönüşünü hızlandırmak ve daha yüksek kâr oranlarına ulaşmak adına stratejilerini orta ve büyük SUV segmentlerine kaydırmıştı. Ancak geçtiğimiz aylarda Avrupa Birliği’nin, bu katı güvenlik kıstaslarından muaf tutulacak yeni bir şehir içi E-Car sınıfı tanımlaması, üretici şirketlerin bu alandaki iştahını yeniden kabarttı ve yatırımların önünü açtı.

Bu büyük ölçekli yatırım, Stellantis’in Avrupa genelinde yaşadığı düşük üretim kapasitesi ve atıl fabrika sorununa da ilaç olacak nitelikte. Yüksek satış ve imalat adetlerine ulaşması hedeflenen bu mini elektrikli araç projesi sayesinde, şu an Fiat Panda modelinin imalatını üstlenen Pomigliano d’Arco fabrikasının çok daha yüksek verimlilikle çalışacağı tahmin ediliyor. Bu gelişme İtalyan işçi sendikaları tarafından da büyük bir coşkuyla karşılandı. Sendika temsilcileri, uzun vadeli bu üretim programının fabrikadaki istihdam güvencesine ve tam çalışma kapasitesine hayati bir katkı sunacağını beyan etti.

Mali yükü hafifletmek ve yeni modellerin AR-GE süreçlerine hız kazandırmak isteyen Stellantis, küresel ortaklık stratejilerini de esnetiyor. Bu kapsamda Çinli otomotiv ortağı Leapmotor ile olan endüstriyel bağlarını her geçen gün daha da kuvvetlendiren şirket, kısa bir süre önce İspanya’da iki farklı modelin ortaklaşa üretilmesi konusunda el sıkıştıklarını açıklamıştı.

Küresel ortaklık ağını geniş tutan Stellantis, ayrıca Dongfeng Motor ile yürütmekte olduğu mevcut üretim ortaklıklarının gelecekte Çin sınırlarının dışına, yani Avrupa ve diğer kıtalara da taşınabileceğinin güçlü sinyallerini veriyor.

Author: Yusuf Arslan