Küresel sanayinin temel ham maddelerinden alüminyumda, lojistik tıkanıklıklar ve jeopolitik kırılmalar sebebiyle fiyatların rekor seviyelere ulaşacağı bir dönemin kapısı aralanıyor. Citigroup tarafından hazırlanan son raporda, fiyat beklentilerindeki agresif artışın temel nedeninin talep patlaması değil, üretim tarafındaki kronik daralma olduğu vurgulandı. Citi analistlerinin emtia piyasası için belirlediği yeni fiyat vadelerine göre alüminyumun, 2026 yılının ortalarında ton başına yaklaşık 4 bin dolar seviyesine yükselmesi beklenirken, 2027 yılında ise 5 bin 350 dolar düzeyine ulaşarak tarihi bir rekor kırması öngörülüyor. Piyasada 19 Mayıs vadeli kontratlarda tonu 3 bin 593 dolar bandından işlem gören alüminyum için açıklanan bu rakamlar, yakın gelecekte çok sert bir fiyat hareketliliğinin yaşanacağını gösteriyor.
Banka, önümüzdeki 6 ila 12 aylık periyotta küresel alüminyum stoklarının tarihsel olarak en dip seviyelere gerileyeceğini tahmin ediyor. Orta Doğu’daki askeri ve siyasi gerilimlerin lojistik hatları vurmasıyla dünyadaki yedek üretim kapasitesi neredeyse tamamen sıfırlanmış durumda. Citi’nin matematiksel modellerine göre, tüketim tarafında güçlü bir büyüme yaşanmasa dahi bu yıl küresel ölçekte 2,7 milyon tonluk net bir alüminyum arz açığı meydana gelecek.
Raporda “yapısal sıkışıklık” olarak tanımlanan yeni dönemde, yüksek enerji maliyetleri, lojistik problemler ve üretim kısıtlamaları nedeniyle fiyatların uzun süre yüksek seviyelerde asılı kalacağı belirtildi. Analistler, piyasanın artık yüksek talep artışına ihtiyaç duymadan da sıkı kalabileceğini savunuyor. Özellikle elektrikli araç mimarisi, savunma sanayisi, havacılık sektörü ve yenilenebilir enerji altyapılarından gelen dönemsel iştahın da orta vadede fiyatları güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceği ifade ediliyor. Uzmanlar, önümüzdeki süreçte jeopolitik cephelerden gelecek haber akışlarının emtia fiyatlamalarında en belirleyici unsur olacağını altını çizerek hatırlatıyor.