Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Büyük Dönüşüm” temasıyla düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) toplantısının açılışına katıldı.
Uluslararası Ekonomi Zirvesi 2026’da bir konuşma gerçekleştiren Mehmet Şimşek, şu konulara değindi:
“TÜRKİYE OLARAK BU ŞOKU RAHATLIKLA ATLATACAĞIZ”
“Belirsizliklerin çok yüksek olduğu ve meydan okumaların yaşandığı bir ortamda, yaşananları Türkiye için bir nasıl fırsata nasıl çevireceğimizi konuşacağım. Üç ana başlıkta bir durum değerlendirmesi yapmak isterim.
Bugün büyük bir şok yaşanıyor. Enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Petrol, gübre ve doğalgaz açısından da benzer bir durum söz konusu. Geçmiş şoklarla karşılaştırdığınızda, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın ilk 60 günde oldukça yüksek olduğu görülüyor. Kırılgan bir ateşkes var. Piyasalar bu kırılganlığı yansıtıyor. Ateşkes sürse bile küresel ekonomiler açısından ve Türkiye açısından tahribat söz konusu. Enflasyon beklentisi yüksek, tedarik zincirindeki sorunlar orta vadede devam edecek. Yaşanan şoklar kalıcı etkiler bırakacak. Savaşın etkilerini silmek zaman alacak. Jeopolitik riskler açısından bölge eski haline dönmeyecek. Sadece demokratik yapıdaki riskler değil, sadece iklim krizi de değil; aslında birçok boyutuyla zorlu bir dönem yaşanıyor.
Türkiye’nin şoklara dayanıklı olduğuna inanıyoruz, geçen sene şoklara dayandık bu sene de dayanacağız.”

Bizim Orta Doğu’ya enerji bağımlılığımız yok denecek kadar az. Petrolde hemen hemen dışa bağımlılığımız yok. Bu da Türkiye için bir avantaj oluşturuyor. Türkiye’nin maliye politikasının geçmişe oranla bugün daha sağlam bir yapıda olması önemli. EYT’ye rağmen bütçe açığını yüzde 3,5’in altına düşürdük. Bütçe açığının milli gelire oranı ve kamu borçluluğu düşük seviyede. Bu nedenle Türkiye, önemli politika tepkileri verme olanağına sahip.
Reel kurda önemli bir yük yaşansa bile, faizlerdeki yüksekliğe rağmen bu şoklara karşı hassasiyet geçmişe göre çok daha düşük. Tüm olumsuzluklar bir araya gelse bile dayanıklılık var. Tabii dış açık çok önemli. Savaş turizmi etkileyecek. Bizim gibi petrol ithal eden ülkeler için en büyük kaygı ödemeler dengesindeki cari açıktır. Savaş öncesinde yönetilebilir düzeydeydi ancak açık bir miktar artacak. Bu bizim için bir kırılganlık olsa da bunu yönetilebilir olarak görüyoruz.
Geçmiş döneme bakacak olursak toplam borçluluk yine de düşük seviyede. Biz Türkiye olarak bu şoku rahatlıkla atlatacağız.

YASTIK ALTINDA 640 MİLYAR DOLAR VAR
Vatandaşların yastık altındaki varlığı 640 milyar dolar. Bu sistemde olsaydı çok iyi olurdu. Ancak vatandaşımızın geleneksel olarak altına ilgisi var.
AYRINTILAR GELİYOR