Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci bir yılını geride bıraktı. Kürt Özgürlük Hareketi süreç kapsamında birçok adım attı. Ancak iktidar ve devlet başta yasal adımlar olmak üzere gözle görülür tek bir adım dahi atmadı. Sürecin hızlı ilerleyebilmesi için Kürtler hükümete çağrıda bulunurken, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Salı günü yaptığı son açıklamasında yasal adımlar için “oyalanmaya gerek yok” çağrısında bulundu
. Yasal adımlar için gözlerin çevrildiği AKP tarafı ise sessizliğini koruyor.
Mûş Baro Başkanı Kadir Karaçelik, yasal düzenlemelerin hazırlık aşamasına sivil toplum örgütlerinin de dahil edilmesi gerektiğini belirterek, bir an önce güven artırıcı adımların atılması gerektiğini söyledi.
‘ADIMLAR KONUSUNDA HALA BELİRSİZLİKLER VAR’
Barışın negatif ayağının gerçekleştiğini ifade eden Kadir Karaçelik, sürecin selameti ve gidişatı açısından güven arttırıcı adımların atılması gerektiğini söyledi
. Toplumsal barışın gerçekleşmesi için toplumun süreci desteklemeye devam ettiğini belirten Karaçelik, “Bir komisyon raporu, siyasi partilerin yaptığı bir çalışma var ama yürütme makamı tarafından takvimsel olarak ya da başlıklar halinde hangi adımın, ne zaman atılacağı konusunda bir belirsizlik var. Kamuoyuna yansıyan bazı bilgilerden anladığımız kadarıyla kendini fesheden PKK örgütü üyelerine ilişkin, hukuki durumlarının tartışılacağı bir yasadan bahsediliyor
. Bu yasaya ilişkin somut bir veri de ortada yok. Ceza yasaları nasıl olacaktır? Öngörülmesi istenen değişiklik çok efektif midir? Sonuca ulaşacak mı? Anlamlı mıdır? Bunları nihayetinde hukukçular ve hukuk kurumlarının tartışması gerekiyor. Bu konuda da henüz bir veri yok elimizde. Elbette bu adımların hepsi bir seferde, topyekûn halde olmayacaktır. Daha sonrasında da Kürt meselesinin kök sebeplerine gelebilecek miyiz, böyle bir gündem olacak mı? Toplumun da böyle bir beklentisi var
. Kayyımlar meselesi ne olacak? Halen hürriyeti sınırlanan siyasetçiler var. Bunlarla ilgili bir gelişme olacak mı? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin uygulanmayan kararları var. Bu bahsettiğim meseleler de Kürt meselesinin sebepleri değil semptomlarıdır. Bunların da ortadan kaldırılması lazım” diye belirtti.
‘İNSANLAR GÜVENMEK İSTİYOR’
Dünya örneklerinde örgüt üyelerinin toplumsal ve siyasal yaşama katılımının mümkün olduğuna dair verilerin olduğuna dikkati çeken Karaçelik, bu kanalların açılmasının da güven arttıracağına işaret etti
. Daha önce Meclis’e gerçekleştirdikleri ziyarette olduğu gibi sivil toplum örgütlerinin süreçte önemli rolünün olduğunu belirten Karaçelik, sürecin sivil toplumla birlikte örülmesi gerektiğini söyledi. Karaçelik, “Bunu bir eleştiri olarak da ifade edebiliriz, sivil toplum maalesef yeterince dinlenmiyor. Her şeye rağmen umutlu ruh halimizi korumaya çalışıyoruz. Beklentilerimizi ifade ediyoruz. Bu konuda toplumsal barış sürecine tam destek söz konusu. İnsanlar inanmak ve güvenmek istiyor
. Türkiye’de yürütülen bu süreçte görülmemiş bir yöntem deneniyor. Umarız başarılı olunur” dedi.
‘KURUMLARIN BİLGİSİNDEN FAYDANILMALI’
Meclis Komisyonu’nun sunduğu raporun beklentileri karşılamadığını vurgulayan Karaçelik, silahlı örgütün bir sebep değil, sonuç olduğunu fakat raporda bu durumun eksik ele alındığını hatırlattı. Kürt meselesinin kök sebeplerinin çözümü noktasında bir eksikliğin ilerleyen süreçte farklı şekilde baş göstereceğini dile getiren Karaçelik, “Çatışmalı sürecin hayatımıza getirdiği bilançonun farkındayız
. Sürecin Türkiye’ye bir bütün olarak kazandıracağının bilincindeyiz. Onun için önemsiyoruz. Üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini düşünüyoruz. Hukuki meseleler tartışıldığı zaman bunu kimlerle tartışacaksınız? Elbette hukukçu, akademisyenlerle konuşacaksınız. Örgüt üyeliğine ilişkin bir yasa maddesinde neyin, nasıl olması gerektiği konusunda bilgi sahibiyiz. Kurumların bilgisinden faydalanılabilirdi” diye konuştu.
‘SÜREÇ UZAMAMALI’
Sürecin akamete uğratılmasını istemediklerini söyleyen Karaçelik, “İnsanlar, barışı anlamlı bir şekilde hayata geçirmek istiyor
. Toplum, bir daha çözümsüzlük üzerinde durmak istemiyor. Çözümsüzlüğü tekrar yaşamak istemiyor. Bu ihtimali aklımıza bile getirmek istemiyoruz. Bütün toplumsal katmanlar bu sürece katılmak istiyor. Bizler de hazırız. Yeter ki bize de bir görev verilsin. Sürecin uzamaması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
MA