Huawei, yeni nesil amiral gemisi modeli Mate 90 serisiyle mobil işlemci yarışında yeniden güçlü bir konuma gelmeye hazırlanıyor. Çin’de düzenlenen Shenzhen Uluslararası Finans Fuarı kapsamında yapılan açıklamalarda şirketin geliştirdiği yeni nesil mobil platformun 3nm sınıfına yakın performans sunduğu doğrulandı. Huawei yöneticisi Zheng Jun tarafından paylaşılan bilgiler, şirketin yalnızca yeni bir işlemci üretmediğini, aynı zamanda yarı iletken tasarım yaklaşımını da yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Sektörde dolaşan son bilgilere göre bu platformun ticari adı Kirin 9050 Pro olabilir ve doğrudan Mate 90 serisine entegre edilmiş durumda bulunuyor. Akıllı telefon pazarında son yıllarda işlemci teknolojileri büyük ölçüde üretim geometrileri üzerinden değerlendiriliyor. 5nm’den 3nm’ye geçiş, daha fazla transistör yoğunluğu ve daha düşük enerji tüketimi anlamına geliyor. Ancak Huawei’nin yaklaşımı yalnızca üretim ölçeğini küçültmeye dayanmıyor. Şirketin “Tau” veya “τ” tasarım prensibi olarak adlandırdığı yeni mimari yaklaşım, çip mühendisliği ile tedarik zinciri koordinasyonunu aynı sistem altında yeniden yapılandırmayı hedefliyor.
Huawei’nin yeni mantık istifleme mimarisi ne sunuyor?
Ortaya çıkan teknik bilgiler, Huawei’nin yeni nesil işlemcisinde mantık istifleme mimarisi kullandığını gösteriyor. Bu yaklaşım, özellikle modern mobil işlemcilerde alan verimliliğini artırmak için kritik önem taşıyor. Geleneksel işlemci tasarımlarında transistörler tek düzlem üzerinde yoğunlaştırılırken, Huawei’nin çözümü katmanlı yapı sayesinde daha fazla bileşeni aynı fiziksel alana sığdırabiliyor. Şirketin paylaştığı verilere göre bu yöntem transistör yoğunluğunu yüzde 53,5 oranında artırmış durumda. Metrekare başına yaklaşık 238 milyon transistör seviyesine ulaşıldığı belirtiliyor.
Enerji verimliliği tarafında da önemli değişikliklerden söz ediliyor. Huawei’nin açıklamalarına göre performans çekirdeklerinde güç tüketimi yüzde 41 oranında iyileştirilmiş durumda. Bu tür kazanımlar günlük kullanımda daha uzun pil ömrü, daha düşük ısınma ve sürdürülebilir yüksek performans anlamına geliyor. Özellikle mobil oyun, üretken yapay zeka işlemleri ve yüksek çözünürlüklü video işleme gibi yoğun işlem gücü gerektiren senaryolarda enerji verimliliği artık ham performans kadar kritik hale gelmiş durumda. Aynı zamanda işlemcinin maksimum saat hızlarında yüzde 12,7 seviyesinde artış sağlandığı belirtiliyor.
Bu gelişme yalnızca teorik bir mühendislik başarısı olarak değerlendirilmiyor. Raporda, yeni platformun performans açısından Intel’in 18A üretim süreci ve erken dönem 3nm sınıfı TSMC teknolojileriyle benzer seviyelerde olduğu öne sürülüyor. Her ne kadar bu iddialar bağımsız testlerle henüz doğrulanmamış olsa da Huawei’nin uzun süredir uygulanan ticari kısıtlamalara rağmen işlemci geliştirme çalışmalarını hızlandırdığı görülüyor.