Tahran-Washington hattında mutabakat bilmecesi… İran duyurdu ABD yalanladı

ABD ile İran arasında 8 Nisan’da ilan edilen ateşkesin ardından başlayan ve Pakistan arabuluculuğunda devam eden müzakerelerde anlaşmaya yaklaşılırken İran devlet televizyonu, taraflar arasında 14 maddelik bir mutabakat zaptının çerçevesine ilişkin “resmi olmayan ilk taslağa” ulaştığını iddia etti. Habere göre “İslamabad Mutabakatı” olarak adlandırılan taslak, çifte abluka altındaki Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi geçişlerinin yeniden başlamasını ve ABD’nin deniz ablukasının kaldırılmasını öngörüyor. İran’ın ise buna karşılık olarak Hürmüz Boğazı üzerinden geçen ticari gemi trafiğini bir ay içinde savaş öncesi seviyeye geri döndürmeyi taahhüt ediyor.

Haberde ayrıca tarafların 60 gün içinde nihai anlaşmaya varması durumunda mutabakatın bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı haline getirilebileceği belirtildi. Belgede ayrıca ABD’nin İran çevresindeki bölgeden askeri güçlerini çekmeyi taahhüt ettiği, ancak bunun bölgeye sonradan sevk edilen kuvvetleri mi yoksa mevcut üslerde konuşlu birlikleri mi kapsadığı konusunda müzakerelerin sürdüğü aktarıldı.

YALANLAMA GELDİ AMA…

Beyaz Saray’ın hızlı tekzip hesabı “Rapid Response 47”, ABD-İran mutabakat taslağı haberini yalanladı. Açıklamada “Haber tamamen uydurmadır. Kimse İran devlet medyasına inanmamalıdır” ifadeleri kullanıldı. Ancak yalanlamadan hemen önce Beyaz Saray’dan, El Cezire’ye yapılan açıklamada “Müzakereler güzel bir şekilde ilerliyor” denilmesi dikkati çekti. Diğer yandan Kanal 12’ye göre Amerikalılar tarafından İsrail yetkililerine, anlaşmanın imzalandığı andan itibaren tüm ABD askeri uçaklarının Ben Gurion Havalimanı’ndan tahliye edileceği bildirildi. Times of Israel’in kurucu editörü David Horovitz de “ABD ile İran arasında varılacak bir mutabakat, bu savaşın Başkan Donald Trump için stratejik bir başarısızlık olduğunu teyit edecektir” ifadesini kullandı.

Bu arada dün Beyaz Saray’da düzenlenen Kabine Toplantısı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump da, “Boğaz (Hürmüz) uluslararası sular olarak herkese açık olacak ve İran’ın kontrolünde olmayacak. Kimse onu kontrol etmeyecek, biz onu koruyacağız” ifadelerini kullandı.

TAHRAN’IN İKİ HEDEFİ VAR

Tahran yönetimi müzakerelerde iki temel hedefe odaklanmış durumda. Wall Street Journal’ın analizine göre Tahran, bir yandan ağır ekonomik kriz nedeniyle ihtiyaç duyduğu finansal rahatlamayı elde etmeye çalışırken, diğer yandan ise Trump’ın “zafer ilan etmesine” imkân verecek ölçüde nükleer taviz vermekten kaçınıyor. Analizde, İran’ın özellikle yurt dışındaki 100 milyar dolarlık dondurulmuş varlığının bir kısmını kurtararak küresel petrol piyasalarına yeniden erişim sağlamak istediği belirtildi.

İSRAİL ‘GÜVENCE’ ARIYOR

İsrail cephesinde hâkim olan değerlendirme ise Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin İran’ın nükleer programının ve füze kapasitesinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılması vaatleri üzerine kurduğu “kesin zafer” söyleminin zayıfladığı yönünde. İsrail merkezli Times of Israel’in analizinde Tel Aviv yönetiminin, mutabakat zaptının sınırları içinde hareket etmek zorunda kalacağı ancak buna karşılık Washington’dan kilit stratejik çıkarlarını güvence altına alacak somut taahhütler talep edebileceği öne sürüldü.

SAVAŞ İHTİMALİ DÜŞÜK

ABD ve İran hattında barış pazarlığında umutlar bir kez daha yeşerirken, İran’ın Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Muhammed Ekberzade dün yaptığı açıklamada “ABD ile yeniden savaş çıkma ihtimalinin düşük olduğunu” öne sürdü. “Düşmanın zayıflığı nedeniyle savaş ihtimali düşük. Amerikalılar, İran ile güç diliyle konuşabileceklerini sanıyor. Ancak görünüşe göre İranlılarla tehdit diliyle konuşulmaması gerektiğini hâlâ öğrenemediler” diye konuşan Ekberzade, İran’ın olası herhangi bir saldırıya karşı da hazırlıklı olduğunu belirtti.

Author: Yusuf Arslan