Pülümür’de bayramda çevre nöbeti: Halk maden şirketine karşı ayakta

Tunceli’nin Pülümür ilçesinde yer alan Karagöz köyü ve çevresinde, Dimin Madencilik Şirketi’nin açmak istediği krom ocağı projesine karşı halk sokaktaydı. Bayramın ikinci gününde bir araya gelen köylüler ve çevre savunucuları, maden projesini protesto etti.

“Pülümür’de madenlere geçit vermeyeceğiz” diyerek seslerini duyuran yurttaşlar, bu projenin bölgedeki ekosistemi, su kaynaklarını ve tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti.

Yapılan açıklamalarda, krom ocağı kurulmak istenen alanın uluslararası Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altında olan yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, ayı ve vaşak gibi birçok özel türün yaşam alanı olduğu hatırlatıldı.

“RANTA KARŞI OMUZ OMUZA”

Eylem boyunca “Talana karşı omuz omuza” sloganları atılırken; çevreye, hayvanlara ve bitkilere zarar verilmemesini talep eden, emperyalist talana ve ranta karşı durulduğunu vurgulayan döviz ve pankartlar taşındı.

BERN SÖZLEŞMESİ HATIRLATMASI YAPILDI

Birgün gazetesi’nin haberine göre, planlanan krom ocağının kurulacağı bölge, yüksek bir rant projesi olarak nitelendiriliyor ve aynı zamanda uluslararası Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan birçok canlı türüne ev sahipliği yapıyor.

KORUNAN TÜRLERİN YAŞAM ALANINDA YÜKSEK RANT PROJESİ

Proje alanında seslerini yükselten çevre savunucuları; yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, ayı ve vaşak gibi nesli tehlike altındaki türlerin bu bölge ekosisteminde yaşadığını hatırlatarak madenin bu canlıların yaşam alanını doğrudan yok edeceğini vurguluyor.

Projeden vazgeçilmesi için yapılan açıklama şu şekilde:

Dimin Madencilik’in Karagöz köyümüzdeki maden projesinin bedeli 7 milyon 827 bin 500 TL’dir. Ancak bu tutar, yaratacağı tahribatı önlemeye dahi yetmeyecektir. Bu proje daha başından yüksek rant, yüksek talan ve yüksek tahribat projesidir.

“EKOSİSTEM GERİ DÖNÜŞSÜZ BİÇİMDE ZARAR GÖRECEKTİR”

Eylemde söz alan avukat Barış Yıldırım ise projenin hem hukuki hem de ekolojik açıdan ciddi riskler taşıdığını söyledi.

Yıldırım, bölgenin Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

Burası Anadolu parsının üreme alanı olarak da biliniyor. Bu alanda hiçbir madencilik faaliyetine izin verilmemesi gerekir. Pülümür Çayı’nın tamamı doğal sit alanıdır. Olası bir maden çalışmasında açığa çıkacak ağır metaller ve kimyasallar Karagöz Deresi üzerinden Pülümür Çayı’na karışacak, ekosistem geri dönüşsüz biçimde zarar görecektir. Maden projesi Anayasa ve uluslararası sözleşmelere, yönetmeliklere de aykırı. Pülümür Hel Dağlarında, Munzur Havzası’nda maden projelerine geçit vermeyeceğiz, maden şirketleri bunu böyle bilsin.

Author: Yusuf Arslan