Türkiye’deki ekonomik yapıyı ve gelir adaletsizliği tartışmalarını farklı bir pencereden değerlendiren Yılmaz Özdil, ülkede “varlık içinde yokluk çeken” devasa bir kitleye dikkat çekti. Özdil’in hiçbir kırpma yapılmadan aktarılan o açıklamaları:
Yılmaz Özdil: “15 Milyon İnsan Norveçli ve İsviçreli Gibi Zengin”
Türkiye’deki zenginlik tabakasının küresel ölçekte olduğunu belirten Özdil, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de 15 milyon insan dünya zengini
. Norveçli gibi, İsveçli gibi, İsviçreli gibi zengin.”
Yılmaz Özdil: “30 Milyon Kişinin Evi Var, Arabası Var”
Özdil, mülkiyet sahibi olmasına rağmen nakit akışında zorlanan geniş bir kitleye vurgu yaparak analizine şöyle devam etti:
“25-30 milyon insan ise evi var, yazlığı var, otomobili var hatta iki tane evi var ama emekli maaşıyla yaşamaya çalıştığı için varlık içinde yokluk çekiyor
. Ama bu nedir, 40 milyon insan. Yani Türkiye’de 2 kişiden biri Avrupa standartlarının üstünde bir gelire sahip…”
Yılmaz Özdil:”Ücret Paylaşımı Verileri Doğru Değil”
Resmi gelir dağılımı verilerine de itiraz eden Özdil, sahadaki gözlemlerini şu sözlerle aktardı:
“Hep deniyor ya ücret paylaşımında yüzde 1 alıyor deniyor ya, bu doğru değil
. 40 milyon kişi çok üst düzeyde varlığa sahip. Bunu şuradan görebilirsin; Ege’de, Marmara’da sayfiye bölgelerine gittiğinde neredeyse ay sonunu bile getiremiyorum diyen, şikayet edenler doludur ama bir şekilde yazlığı vardır. Evi de kira değildir vs. vs.”
Yılmaz Özdil: “Geriye Kalan 40 Milyon Eziliyor”
Toplumun diğer yarısının durumuna ve piyasadaki hareketliliğe değinen Özdil, açıklamalarını şu çarpıcı tespitlerle noktaladı:
“Geriye kalan 40 milyon kişi eziliyor
. Bu Kapalıçarşı kuyruğu da bunu gösteriyor. Para yok diye herkes ağlıyor. Bu ne…”

