İçişleri Bakanlığı’nın, valiler, kaymakamlar ve mülki idare personelini kapsayan Osmanlı Türkçesi eğitimi başlattığı öne sürüldü. Programın Nur cemaati ile bağlantılı Hayrat Vakfı ile yürütülecek olması dikkat çekti.
İçişleri Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatında görev yapan yaklaşık 36 bin personeli kapsayan Osmanlı Türkçesi eğitimi programı başlattığı öğrenildi. Uygulamanın, Bakanlık ile Hayrat Vakfı arasında imzalanan bir protokol kapsamında yürütüleceği belirtildi.

T24’ten Tolga Şardan köşesinde, “Protokol metninin kapağından anlaşıldığı üzere, Çiftçi’nin talimatıyla tüm personele yönelik başlatılan Osmanlı Türkçesi eğitiminde İçişleri Bakanlığı’nın proje ortağı Nur cemaati içinde faaliyet yürüten Hayrat Vakfı oldu!
Bilindiği üzere, Nurcular’ın içinde en aktif grupların başında “Yazıcılar Grubu” geliyor. Grubun lideri Hüsrev Altınbaşak 1971’de Hayrat Vakfı’nı kurdu. Nurcular’ın başı olarak bilinen Said-i Nursi’ye ait risalelerin “Osmanlıca harfleriyle yazılmasını savunur Yazıcılar Grubu.” yazdı.
İçişleri Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından 14 Mayıs 2026 tarihli bir yazı 81 ilin valiliğine, merkez birimlerine ve bağlı kuruluşlara gönderildi. Yazının ekinde Osmanlı Türkçesi eğitiminin uygulanmasına ilişkin protokol metni ile takip çizelgesi yer aldı.
ORGANİZASYONU CEMAATİN VAKFI GERÇEKLEŞTİRECEK
Protokole göre eğitimlerin organizasyonu Hayrat Vakfı tarafından gerçekleştirilecek. Bakanlık adına koordinasyonu ise Eğitim Dairesi Başkanlığı yürütecek.
Eğitimlerde kullanılacak materyallerin Bakanlık tarafından sağlanacağı, valiliklerin ise kursların yürütülmesi ve eğitici temininde görev alacağı ifade edildi. Vakfın ayrıca eğitim gönüllülerini belirleyeceği ve ders materyallerinin hazırlanmasına katkı sunacağı kaydedildi.
Valiler ve kaymakamlar da kapsamda
Eğitim programına valiler, vali yardımcıları, kaymakamlar ve diğer mülki idare personeli katılacak. Kursların haftada iki saat olarak planlandığı, programı başarıyla tamamlayanlara sertifika verileceği belirtildi.
ELEŞTİRİLER PEŞ PEŞE GELDİ
Uygulamanın üniversiteler veya akademik kurumlar yerine bir vakıf aracılığıyla yürütülmesinin tartışma yarattığı ifade edildi. Eleştirilerde, Osmanlı Türkçesi eğitiminin neden gerekli görüldüğü ve eğitimlerin kamu personeli açısından hangi ihtiyaca karşılık geldiği soruları gündeme getirildi.
“DOLAYLI TAKİP MEKANİZMASI ELEŞTİRİSİ”
Öte yandan, valiliklere gönderildiği öne sürülen eğitim takip çizelgelerinde kurslara katılım ve başarı durumlarının düzenli olarak raporlanacağının belirtilmesi de eleştiri konusu oldu.
Bazı değerlendirmelerde bunun personel üzerinde dolaylı bir takip mekanizması oluşturabileceği savunuldu.
