Elazığlı esnaf ekonomik şartlar, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Özellikle kira artışları, düşük maaşlar ve yüksek giderlerin hem vatandaşları hem de esnafı zor durumda bıraktığını ifade eden Mehmet Kılıç, şunları söyledi:
“DOLAR 7 TL İKEN DE AYNI CİROYU YAPIYORDUM, 45 TL İKEN DE AYNI CİRO”
“İşlerimiz çok sıkıntılı. Mazot çıktı diye mal pahalı, maaşa gelince adamın maaşı yok ki. Adam 20 bin lira maaş alıyor, boğazına yetmiyor. Bana ne etsin, ne var ki bana versin? Yok ki versin. Olsa o da çoluk çocuğuna bir şey almak istiyor.
Maaş durumu iyi olsa insanlar da alışveriş yapmak ister. Herkes bir şeyler alıp annesini, babasını sevindirmek ister, çocuğunu sevindirmek ister, kendisi güzel giyinmek ister. Ama olmayınca adam yapamıyor. Adam boğazına yetiştiremiyor ki kıyafete para yatırsın.
Ben durumumu hesaplıyorum. Bundan 10 sene önce para değerliyken, dolar 7 lirayken bugünle aynı ciroyu yapıyordum. Dolar 7 liraydı, şimdi şu anda 45 lira. Ben yine aynı işi yapıyorum. Ne oldu? Aynı ciroyu yapıyorum. O zaman yaptığım işten üç beş kuruş para biriktirebiliyordum, şu anda hiçbir şey yapamıyorum.”
“VAKIFLAR YÜZDE 230 ZAM YAPTI”
Kira artışlarının esnafı zorladığını dile getiren Kılıç, vakıf kiralarındaki artışlara da dikkati çekerek, “Giderimiz çok fazla. Kiralarımızı yüzde 100 artırdılar. Geçen yıl yüzde 65 artırdı, bu sene yine aynı şeyi yaptı. Normal şartlarda vakıflar var burada.
Vakıfların kiraları normalde kira artışı yüzde 25 ise vakıflar yüzde 230 zam yaptı bu sene. Sonra da yüzde 130’a düşürdüler. Sen devletsin, fakir fukaraya yardımcı olman gerekirken sen fakirin elindekini almaya çalışıyorsun. Hep küçük esnafın sırtından geçinmek olur mu? Devlet de bir çaba gösterecek. 600 tane milletvekili göndermişiz, kim ne yapıyor” dedi.
“ŞU AN YAŞADIĞIMIZ KRİZ 1994’TEN DE,2001 KRİZİNDEN DE KÖTÜ”
Yaşanan ekonomik süreci geçmiş krizlerle karşılaştıran Kılıç, mevcut tablonun daha ağır olduğunu belirtti. Kılıç, “Şu anda yaşadığımız krizler 2001 krizinden de kötüdür, 1994 krizinden de kötüdür. İkisinden daha kötüdür.
1994’te yine kriz vardı ama hareket de vardı, işler de vardı. Şu anda kriz var, iş yok” dedi. İstanbul’dan yeni geldiğini belirten Kılıç, birçok esnafın iş yerini kapattığını öne sürerek, “Hemen hemen esnafların çoğu kepenk kapatmış, bırakıp gitmiş. Geçen gün bir komşumuz intihar etmiş. O kadar borçlanmış, borcunu ödeyememiş, intihar etmiş. Çareyi ölümde bulmuş” ifadelerini kullandı.
Esnafın vergi yüküne de değinen Kılıç, kazanç olmadan yükümlülüklerin karşılanamadığını söyleyerek, “Esnafı sen bu kadar sıkarsan, bu kadar vergi alırsan; tamam, vergi verelim. Verelim ama kazanalım da verelim.
Sen de millete para ver ki millet iş yapsın, biz de iş yapalım, biz de vergimizi verelim. Vergisiz olmaz. Vergi olmadan devlet ayakta durmaz” dedi.
“30 YIL PRİM YATIRDIM, 20 BİN LİRA MAAŞ ALIYORUM”
İşyeri olmasa aldığı emekli maaşıyla geçinemeyeceğini dile getiren Kılıç, yıllarca çalışmasına rağmen aldığı maaşın yetersiz kaldığını söyledi. Kılıç, “30 yıl prim yatırmışım, aldığım maaş 20 bin lira.
Ben 20 bin lira ile bu iş olmazsa ne yapacağım? Nasıl geçineceğim? Yıllarca biriktirdiğimizi bu son zamanda bozduk bozduk yedik. İşler düzgün gitmeyince ne yapıyoruz? Ya borçlanırsın ya da varsa birikimin, ondan bozdurup bozdurup yersin” şeklinde konuştu.
Geçen yıl kira ödemek için altın bozdurduğunu anlatan Kılıç, “Geçen sene kira ödeyemedim. 22 gram altın aldım, kirayı tamamlayıp verdim. Şimdi bir gramını bile alamamışım. Bir yıl geçti. Temmuz ayında tekrar kiram gelecek. Ben bir gram dahi alamamışım. Borcum orada duruyor. Şartlar bu kadar hazin” dedi.
“ORTA GELİRLİ SINIF KALMADI”
Esnafın gelirlerinin giderleri karşılamadığını kaydeden esnaf Fethi Polat da kredi kartı komisyonları ve düşük kâr marjlarının da işlerini zorlaştırdığını ifade etti. Polat, “Esnafın durumu şu anda çok kötü. Kredi kartları çok yüksek, faiz oranları çok fazla. Bizim çarşımız da malum, gördüğünüz gibi vatandaş bile uğramıyor.
Alım gücü kimsede kalmamış. Esnaf şu anda hazırdan yiyor. Maliyetler, giderleri karşılamıyor artık. Gelirlerimiz giderlerimizi karşılamıyor. Ben bu yaşıma kadar böyle bir durum görmedim. Değişik bir ekonomi stratejisi var.
Ne sıkıntılar gördük, neler gördük; hiçbir zaman böyle kötü bir durum yaşamadık. Vatandaşın durumu çok zor. Ben emekliyim. Aldığım maaşla Allah yardım etsin, bu insanlar primini nasıl ödüyor? Çok zor durumda esnaflar” ifadelerini kullandı.
“YILLARDIR HEP BİR ALDATMACAYLA KALIYORUZ”
Polat, “Eskiden asgari ücretin üzerinde alıyordum. Şimdi maalesef 20 bin lira maaş alıyorum. 25 yıl, 9 bin gün fiili prim yatırmışım. Biz daha ne yapalım? Esnaf ve dar gelirlinin hakkında yapılacak hiçbir iyileşme de yok. Yıllardır hep böyle aldatmacayla kalıyoruz. Esnaf için yapılan bir şey yok. Mağdur durumdayız.
POS cihazlarından yüzde 3,99’a kadar kesinti yapılıyor. 5 lira, 10 lira kârla mal satıyoruz. Eski kârlar, eski kâr marjları da yok. Orta ölçekli esnaf gitti. Türkiye’de zaten orta gelirli bir sınıf da kalmadı maalesef. Zengin ve fakir var. Biz orta gelirdeydik, bizler de artık fakir sınıfındayız. Günlük yevmiyemizi bile çıkaramıyoruz. İşin doğrusu bu” şeklinde konuştu.
