Şehit yakını kılıfıyla rant: Tuncay Sonel’in adı bu kez sahte TOKİ vurgununda

Ordu’da 2017 yılında kurulan ve TOKİ ile resmi bir bağlantısı bulunmamasına rağmen kurumun ismi kullanılarak sürdürülen S.S. Ordu Kent Konut Yapı Kooperatifi projesi, içerdiği milyonlarca liralık para hareketleriyle savcılığa yansıdı. Dosyada, dönemin Ordu Valisi olan ve kamuoyunda Gülistan Doku soruşturmasından bilinen, tutuklu eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in imzasını taşıyan protokoller merkeze oturuyor. Kooperatif yönetiminin değişmesinin ardından savcılığa sunulan belgeler; resmi yazışmaları, banka kayıtlarını, üyelik listelerini, dekontları ve TOKİ’nin kurumsal yanıtlarını tüm detaylarıyla barındırıyor.

TOKİ ADIYLA KURULAN TUZAK VE KURUMUN SUÇ DUYURUSU

BirGün’den Onur Durmuş’un haberine göre kooperatif, ilk yıllarında yürüttüğü tanıtım çalışmalarında doğrudan TOKİ adını ve logolarını kullandı. Kooperatifin internet sitesinde yayımlanan duyurularda, “Dönemin AKP’li Altınordu Belediyesi ve TOKİ iş birliği ile yapılacak olan konutların kayıtları bitmiştir” ifadelerine yer verildi. Vatandaşlara gönderilen broşürlerde ise “TOKİ daireleriniz sizleri bekliyor” ve “Yeni TOKİ evlerini Ordu’da siz Ordulular için yapıyor” söylemleri kullanıldı. İmarı dahi bulunmayan bu arsalara, arsa payı karşılığında TOKİ’den daire alma vaadiyle katılan ortak sayısı kısa sürede 287’ye ulaştı.

Sürecin ilerleyen aşamalarında bir kooperatif ortağının CİMER üzerinden yaptığı başvuru üzerine TOKİ devreye girdi. 30 Kasım 2021 tarihli resmi yazısında TOKİ, reklamlarda kurum logosunun ve adının kullanıldığını teyit etti. TOKİ Hukuk Müşavirliği, yaptığı inceleme sonucunda Ordu Kent Yapı Kooperatifi ile aralarında hiçbir sözleşme bulunmadığını tespit etti. Kurum, aynı yazıda adını kullanarak vatandaşları yanıltmaya çalışan kişi veya kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.

BELEDİYEDEN SONUÇ ALINAMADI, TUNCAY SONEL SÜRECE DAHİL OLDU

Paydaşların tıkanan sürece tepki göstermesi üzerine kooperatif yönetimi, önce dönemin AKP’li Altınordu Belediyesi üzerinden çözüm arayışına girdi. Arsanın kamulaştırılması ve TOKİ üzerinden yeni bir model kurulması planlandı ancak Altınordu Belediye Meclisi, söz konusu alanın imar sorunları sebebiyle bu talebe onay vermedi. Bunun üzerine kooperatif yönetimi süreci dönemin Ordu Valisi Tuncay Sonel’e taşıdı.

Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ile kooperatif arasında bir protokol imzalandı. Altınordu ilçesinde dar gelirli ailelerin TOKİ aracılığıyla ev sahibi yapılmasının amaçlandığı belirtilen protokole göre; kooperatife ait Akçatepe ve Cumhuriyet Mahallesi’ndeki toplam altı parselin tapuları, konut yapılması şartıyla bedelsiz olarak YİKOB’a devredildi. Protokol metninde, projenin doğrudan TOKİ’nin yatırım programına bağlı olduğu, TOKİ’nin projeyi yatırım programına almaması halinde tapuların altı ay içerisinde yeniden kooperatife devredileceği açıkça hüküm altına alındı. YİKOB’un yükümlülükleri arasına devralınan taşınmazların TOKİ projesine dahil edilmesi, kooperatifin yükümlülüklerine ise taşınmazların devrine ilişkin işlemlerin yürütülmesi eklendi. Bu protokol imzalanarak Valilik tarafından TOKİ’ye gönderildi.

TOKİ’NİN ÜÇ RET KARARI VATANDAŞTAN İKİ YIL BOYUNCA GİZLENDİ

Dosyadaki en çarpıcı evraklardan biri, TOKİ’nin Ordu Valiliği’ne gönderdiği 7 Nisan 2022 tarihli resmi yazı oldu. TOKİ, Ordu Kent Yapı Kooperatifi adına talep edilen projeyi gerçekleştirmeyeceğini bildirdi. Kurum, geçmiş yıllardaki benzer kooperatif projelerinde yaşanan anlaşmazlıkları ve davaları gerekçe göstererek “bu tür projelerin idaremizce gerçekleştirilmeyeceği” ifadesini kullandı.

Bu olumsuz resmi görüşe ve protokoldeki “altı ay içinde iade” maddesine rağmen, taşınmazların kooperatife geri devri için gereken işlemler valilik tarafından başlatılmadı. Belgelere göre Valilik, TOKİ’den 2022 yılında gelen ret kararına rağmen protokolü fiilen 2024 yılına kadar devam ettirdi. Valilik, TOKİ’den gelen toplam üç ayrı ret kararını kooperatif üyelerinden gizledi. Aynı dosyada yer alan 3 Aralık 2021 tarihli YİKOB yazısında ise kooperatife, mevcut 290 üye dışında yeni üye kaydı yapılmaması gerektiği ve tapu devri tarihinden sonraki işlemlerden YİKOB’un sorumlu olmayacağı tebliğ edildi.

KAYITLARDA OLMAYAN PROTOKOL VE “ŞEHİT YAKINI” KILIFINDA 60 KİŞİLİK KONTENJAN

Kooperatif idaresinin genel kurul kararıyla değişmesinin ardından yeni yönetim, 290 kişi ile sınırlandırılan paydaş sayısının 60 kişi artarak 360’a yaklaştığını tespit etti ve konuyu savcılığa taşıdı. Soruşturmanın başlamasıyla birlikte eski yönetim, dönemin Ordu Valisi Tuncay Sonel’in imzasını taşıyan yeni bir protokolü savcıya sundu. Yeni kooperatif yetkilileri bu protokolü mevcut Ordu Valiliği’ne resmi yazıyla sorduğunda, valilikten “resmi kayıtlarımızda böyle bir protokol yoktur” yanıtı verildi. Kooperatif yönetimi, belgenin resmi giriş kaydının yapılmadığını ve valilik envanterinde yer almadığını savcılığa bildirdi. Ancak belgede Sonel’in imzasının bulunması, 290 kişilik sınırın hangi hukuki dayanakla aşıldığı sorusunu beraberinde getirdi.

Tuncay Sonel imzasını taşıyan ve resmi kayıtlarda yer almayan bu protokol, “şehit ve gazi yakınları ile ihtiyaç sahibi vatandaşlar” için oluşturulan 60 kişilik ek kontenjanı içeriyordu. Protokolde, bu kişilerden ücret talep edilmeyeceği belirtildi. Ancak yeni yönetimin araştırmaları, kooperatife dahil edilen bu kişilerin şehit veya gazi yakını değil; iş insanları, akademisyenler, organize sanayi bölgesindeki yöneticiler ve çeşitli meslek gruplarından kişiler olduğunu ortaya çıkardı. Dekont kayıtları, bu isimlerin 20 TL, 100 TL, 200 TL gibi sembolik ücretleri kooperatifin hesaplarına yatırarak sürece dahil olduğunu, hatta Ordu Valiliği Özel Kalemi’nin dahi 100 TL’lik bir ödemeyle kooperatife ortak yapıldığını gösterdi.

Yeni yönetim, bu 60 kişilik kontenjan üyelerinin aslında eski yönetim kurulu üyelerine ait bireysel hesaplara yüksek miktarda paralar yatırdığını dekontlarıyla savcılığa sundu. Mevcut üyelere ise bu 60 kişi hakkında hiçbir bilgi verilmediği ve durumun genel kurul belgelerinde kayıt altına alınmadığı tespit edildi.

KUAFÖR K.K. ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN MİLYONLUK PARA TRAFİĞİ

Gülistan Doku soruşturmasında “suç delillerini karartmak” suçlamasıyla tutuklanan Tuncay Sonel’in, Ordu Valiliği döneminde ilişki yaşadığı ve eşinin durumu öğrenmesi üzerine merkeze çekilmesine neden olduğu iddia edilen kuaför K.K.’nin ismi de savcılık dosyasına girdi. İddialara göre Sonel, kontenjan olarak dahil edilen 60 kişinin ödemelerini almak ve mali işlerini takip etmek için K.K.’yi görevlendirdi.

K.K., kooperatife gönderdiği resmi dilekçede, “İşbu dilekçe EK’inde isim, kimlik ve adres bilgileri yazılı olan kişilerin kooperatifinize üye olarak kayıtlarının yapılmasını, kişilerin ödemesi gereken kooperatif arsa katılım bedelinin K.K. tarafından ödenmesine müteakip ekli listedeki kişilerin üyelik işlemlerinin tamamlanmasını saygılarımla talep ederim” ifadelerini kullandı.

Olayın savcılığa intikal etmesinin ardından, aradan geçen 2,5 yılın sonunda K.K., 40 kişi adına kooperatifin resmi banka hesabına tek seferde 3 milyon TL yatırdı. Bu işlemin hemen ardından, imarı dahi bulunmayan kooperatif arsasına 4 milyon 180 bin TL tutarında bir zemin etüdü faturası kesildiği belgelendi.

Süreci BirGün’e değerlendiren kooperatifin yeni yöneticileri, 3 milyon TL’lik ödemenin sadece usulsüzlüğü örtbas etmek amacı taşıdığını vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:

“K.K.’nin yatırdığı para bireysel hesaplarına yatırılan paranın 20’de 1’i değil. Bu durum sadece yapılan usulsüzlüğü temizlemek için yapıldı. O zaman toplanan paralar bugünkü kurda 70 milyonun üzerinde. Şehit, gazi yakını diyerek kendilerine yakın insanları bizim arsalarımıza 100-200 TL’ye ortak ettiler. Bu sözde dar gelirliler arasında aynı soy isimli akrabalar da bulunuyor.”

Bugün itibarıyla; kooperatife ait tüm TOKİ yazışmaları, CİMER cevapları, valilik protokolleri, üyelik kayıtları, banka hareketleri, para transferleri ve dekontlar savcılığa teslim edildi. Yıllarca TOKİ adıyla pazarlanan arsalar, Tuncay Sonel imzalı gizli protokoller ve şahsi hesaplara aktarılan milyonlarca liralık rant dosyası artık yargının elinde.

Author: Yusuf Arslan