CHP Lideri Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sağ kolu olarak bilinen Bülent Kuşoğlu‘nun açıklamaları ile ilgili soruya yanıt verdi. Özgür Özel, Kuşoğlu’nun ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamaları ile hareket edip, bir ‘derin devletten’ söz ettiğini söyledi. Özel, “CHP’ye yapılanın bir devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir önem ve bir kutsiyet atfediyor. parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zül sayarım.” dedi.
CHP’ye tartışmalı mutlak butlan kararı ile atanan Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Bülent Kuşoğlu’nun son açıklamaları tartışma yarattı. Kuşoğlu, son dönemde yaşanan süreci ile ilgili ‘devlet aklı’ analizi tepki çekti.

Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan’ın ABD Büyükelçisi Tom Barrack tarafından desteklendiğini de Kuşoğlu dile getirdi.
Barrack’ın Ortadoğu’daki devletler için istediği ‘Hayırsever monarşi’ talebine de dikkat çeken Özgür Özel, Kuşoğlu’na şu tepkiyi gösterdi:
“Derin devlete meşruiyet tanımlayan ve ABD Büyükelçisi Tom Barack’ın tarif ettiği bir rejimi tarifleyen ve orada bir göreve talep açan yaklaşımı, tarihi olarak bir talihsizlik, tarihi bir talihsizlik olarak ifade etmem lazım.
Tom Barack tarif ediyor bunu. Ondan sonra monarşi tarif ediyorlar. İşte Batıcıların, milliyetçilerin ve İslamcıların cumhuriyet kurulmadan önceki ittifakı diye de bir başka tarifin de peşinden gidiyor.
Tarihi bir talihsizlik ve CHP’ye yapılanın bir devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir önem ve bir kutsiyet atfediyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zül sayarım.”
TOM BARRACK’IN ‘TARİF ETTİĞİ REJİM’ NEYDİ?
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Aralık 2025’te şunlar söylemişti:
“Olması gereken ilk şey şu: Onlara (Suriye’ye) kendi sistemlerini kendilerinin tanımlamasına izin vermeliyiz. Batı’nın ’12 ay içinde demokrasi istiyoruz’ şeklindeki beklentileriyle oraya girmemeliyiz. Zaten hiçbir zaman gerçek bir demokrasimiz olmadı. Ben bir demokrasi görmüyorum. İsrail kendisinin bir demokrasi olduğunu iddia edebilir ama bu bölgede gerçekte en iyi işleyen şey, ister beğenin ister beğenmeyin ‘hayırsever bir monarşi’ olmuştur. İşleyen model budur.”
Barrack, Irak ve Libya’dan örnek vererek Batı’nın parlamenter diyalog istediği her yerde “sonucun hep bir felç hali aldığına” dikkati çekti ve Batı ülkelerinin talepler dayatmak yerine yön göstermesi gerektiğini belirtti.
Suriye ve İsrail’e bakarken “küçük adımlar meselesinin” dikkate alınması gerektiğini savunan Barrack, “Bu bir süreçtir, bir olay değildir. Tümsekleri olacak, yaşanmaya devam eden vahşetler olacak. İkilemler yaşayacağız. Lübnan ile Suriye’yi bir araya getirmemiz ve iki kadim ve güzel medeniyeti uyumlu hâle getirmemiz gerekiyor”
