Özel sağlık sektöründe görev yapan binlerce hekimi yakından ilgilendiren yeni çalışma rejimi 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), bu geçiş sürecinin sadece teknik bir sigorta değişikliği olmadığını, hekimlerin ekonomik ve hukuki birçok sorunla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor.


TTB’den yapılan yeni açıklamada, “Özel sağlık kuruluşlarında yıllardır emeği görünmez kılınan, şirketleşmeye zorlanan, hak ediş sistemleri içinde gelir belirsizliği yaşayan meslektaşlarımızın bu geçiş sürecinde maddi ve manevi kayba uğramaması temel talebimizdir” denildi.
⚠ Özel sağlık kuruluşlarında görev yapan yaklaşık 30 bin meslektaşımızı ilgilendiren çalışma rejimi değişiklikleri bugün itibariyle hayata geçti.
Bir kez daha vurgulamak isteriz ki;
📌 Özel sağlık kuruluşlarında yıllardır emeği görünmez kılınan, şirketleşmeye zorlanan, hak… pic.twitter.com/MYiJ0N7i6N
— Türk Tabipleri Birliği (@ttborgtr) June 1, 2026
HEKİMLERİ NELER BEKLİYOR?
1. Sosyal güvenlik yüklerinin hekimlerin sırtına yüklenmesi riski
Yeni düzenlemeyle birlikte hekimler bordrolu (4/A) çalışan statüsüne geçecek. Ancak TTB, işverenlerin ödemesi gereken sigorta primi ve vergi gibi sosyal güvenlik yüklerinin, yasalara aykırı bir şekilde hekimlerin hak edişlerinden kesilerek hekimlere yansıtılması riskine dikkat çekiyor.
2. Gelir kaybı ve “kayıt dışı/hibrit” ücret dayatmaları
Özel sağlık kuruluşlarının maliyetleri düşürmek adına hekimlere yeni gelir kayıpları yaşatabileceği belirtiliyor. Bordroda hekim maaşlarının düşük gösterilmesi ve kalan ödemelerin kayıt dışı ya da “hibrit” (parçalı) modellerle elden/farklı yollarla yapılması tehlikesi, hekimlerin gelecekteki emeklilik ve kıdem tazminatı gibi haklarını doğrudan tehdit ediyor.
3. Çalışma sürelerinin sınırsız biçimde artırılması
Bordrolu çalışma modeline geçişle birlikte, işverenlerin hekimlerin mesai ve çalışma sürelerini ucu açık ve sınırsız bir biçimde artırma eğilimine girebileceği, bunun da tükenmişliğe yol açacağı ifade ediliyor.
4. Hak edişlerde keyfi kesintiler ve ucuz işgücü tehlikesi
Sağlık politikalarının hekimleri “ucuz işgücüne” dönüştürme riski taşıdığını belirten TTB yetkilileri, geçiş sürecindeki belirsizliklerden faydalanacak bazı kurumların, hekim hak edişlerinde keyfi ve haksız kesintilere başvurabileceğini öngörüyor.
5. Yüksek vergi dilimleri ve emekli hekimlerin maaş kesintileri
Mevcut vergi sistemindeki yüksek vergi dilimleri hem işveren hem de hekimler için ciddi bir yük oluşturuyor. Ayrıca, kamudan emekli olup özel sektörde ikinci bir işte çalışmak zorunda kalan hekimlerin hak edişlerinde yaşanan yasal kesintiler, kronik bir sorun olarak varlığını koruyor.
6. Mevzuat karışıklığı ve idari denetim baskısı
Sağlık, vergi ve sosyal güvenlik mevzuatının birbiriyle uyumsuz yapısı nedeniyle sahada büyük bir belirsizlik hakim. İl sağlık müdürlüklerinin dahi hekimlerin sorularına net cevaplar veremediği, buna karşın hekimleri “cezalandırmaya” yönelik denetimlerde ısrarcı olunduğu dile getiriliyor. Aynı uzmanlık alanında çalışan hekimler arasında bile statü ve uygulama farklılıkları doğmuş durumda.
7. Dezavantajlı grupların özel mağduriyetleri
Bu keskin geçiş sürecinde; kadın hekimler, genç hekimler, engelli hekimler ve emekli hekimler gibi kırılgan grupların çalışma koşulları ve hakları açısından daha özel ve derin mağduriyetler yaşayabileceğine dikkat çekiliyor.
