Gökdelenden aşağı şelale akıyor ama nedeni çok başka

Çin’in Guiyang kentinde bulunan 121 metre yüksekliğindeki çok amaçlı Liebian International Plaza gökdelenine entegre edilen 108 metre yüksekliğindeki yapay şelale, sosyal medyada paylaşılan görüntülerin ardından uluslararası kamuoyunda gündem oldu. Dünyanın en yüksek yapay şelalesi olduğu belirtilen mimari yapı, estetik özellikleri ve enerji tüketimi ekseninde farklı değerlendirmeleri beraberinde getirdi.

Bünyesinde otel, alışveriş merkezi ve ofisler barındıran gökdelene kurulan sistem, ilk çalıştırıldığı dönemde çevre sakinleri tarafından ana tesisat borularının patlaması olarak yorumlandı. Ancak işletmeci firmanın yaptığı açıklamalarla, yapının özel bir mühendislik sistemiyle işletildiği bizzat duyuruldu.

GERİ DÖNÜŞTÜRÜLEN SUYLA ÇALIŞIYOR 

Binanın yönetimini üstlenen Guizhou Ludiya Mülk Yönetimi Şirketi’nin sözcüsü Bay Cheng, yerel basına yaptığı açıklamada şelalenin çalışma prensibine dair teknik detayları paylaştı. Cheng, yapının altında dört katlı bir yer altı su depolama ve drenaj sisteminin yer aldığını, buradaki suyun güçlü pompalar vasıtasıyla yukarı taşınarak sürekli geri dönüştürüldüğünü belirtti. Sistemde kullanılan ana su kaynağının ise arıtılmış musluk suyu ile yağmur sularından oluştuğu kaydedildi.

TARTIŞMALARA NEDEN OLDU 

Şelalenin devreye alınması, kamuoyunda kaynak israfı iddialarını da beraberinde getirdi. Bir kısım çevre sakinleri ve sosyal medya kullanıcısı, şelalenin yüksek miktarda su ve elektrik tükettiğini savunarak projenin gereksiz bir enerji kaybına yol açtığını iddia etti.

Eleştirilere yanıt veren şirket sözcüsü Bay Cheng, suyun gökdelenin zirvesine pompalanmasını sağlayan dört adet 185 kilovatlık pompanın saatlik elektrik maliyetinin yaklaşık 118 dolar olduğunu doğruladı. Cheng, firmanın su koruma ve yönetimi yapılarında yüksek deneyime sahip olduğunu vurgulayarak, enerji tasarrufu sağlamak amacıyla şelalenin sürekli açık tutulmadığını, yalnızca özel gün ve kutlamalarda, sefer başına 10 ila 20 dakikalık sürelerle çalıştırıldığını ifade etti.

Author: Yusuf Arslan