Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan kararının ardından gelişmeler devam ederken dün 111 CHP milletvekili, olağanüstü kurultay çağrısına ilişkin ortak bir açıklama yaparak 12 Temmuz 2026 Pazar günü olağanüstü kurultay toplanması çağrısında bulundu.
Gazeteci Abdulkadir Selvi, bugünkü köşesinde Ekrem İmamoğlu’na değinerek şu değerlendirmeleri yaptı:
Ekrem İmamoğlu ,T24’te Murat Sabuncu ile yaptığı söyleşide hem yeni dönemin stratejisinin ipuçlarını verdi hem de yeni partiye ilişkin ciddi mesajlar verdi. Ekrem İmamoğlu’nun yeni dönemi ilişkin stratejisi bu köşenin okurları için sürpriz değil. Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel’in Silivri’deki 3 saatlik görüşmesinde yeni dönemin planlarını netleştirdiklerini yazmıştım. Bir A planı bir de B planı yapılmış. A planı CHP içinde kalıp sonuna kadar mücadele etmek. B planı ise CHP’de yolların tükendiğini görünce ayrılıp yeni parti kurmak.
CHP içinde kaldıkları süre zarfında tam saha pres. Meclis’te, örgütlerde ve sokakta Kılıçdaroğlu’nu baskı altında tutmak. Böylece bir meşruiyet alanı oluşturmak. Mağduru oynamak. Sonuç alamazlarsa ayrılıp yeni partiyi kurmak.
Ama önce Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel arasında bir yöntem farkı ortaya çıktı onu aktarmak istiyorum. Buna görüş ayrılığı diyemiyorum ama Özgür Özel, CHP içinde kalıp uzun bir süre mücadele etme taraftarıydı. Ekrem İmamoğlu, Silivri’deki görüşmede Özgür Özel’in bu eğilimini fark edince o yolu tıkayıp yeni parti kurma sürecini başlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin kuruluş çalışmalarını Pınarhisar Cezaevi’nde başlatmıştı. Bugün çok önemli bir siyasetçi, günlük olarak Pınarhisar Cezaevi’ne gidiyor ve yeni parti kurma çalışmalarıyla ilgili notları alıyordu. Ekrem İmamoğlu da yeni parti kurma çalışmalarını Silivri’den başlattı. İmamoğlu eski ANAP’lı olduğu için yeni partiye ilişkin çizdiği çerçeve CHP’nin alternatifi sol bir partiden ziyade dört eğilimi birleştiren ANAP’ı andırıyor. Ekrem İmamoğlu, yeni partinin çerçevesini “Türkiye İttifakı” olarak adlandırıyor. İmamoğlu yeni partiyi, “Türkiye’nin doğusu- batısı, kuzeyi- güneyi, kırsalı-kenti kapsayan bir yol gereklidir. Millet yolu gösterir, partiler yolu çizer, liderler yolu yürür” diye tanımladı.
