Bakan Kurum, “COP31’e iş dünyamızın mührünü vurmak için kolları sıvıyoruz”

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “COP31 İş Dünyası Elçisi” olarak belirlenen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) düzenlediği COP31 Business Forum- Türk İş Dünyası İstişare Toplantısı’nda konuştu. Programa TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, iş dünyası ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oda ve borsaların başkanları katıldı. TOBB ile iş birliği süreçleri için 6 Şubat depremlerini örnek gösteren Bakan Kurum, “Bir yandan enkazları kaldırırken bir yandan da müteahhitlerimiz ve iş dünyamızla şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmanın yol haritasını çiziyorduk. Sizler o gün birçok söyleme rağmen; ‘Bu enkazın altında kalınır, bu işler yapılmaz, bu işler bitirilemez’ denmesine rağmen, fabrikalarınızla, lojistik imkanlarınızla ve gönüllü çabalarınızla milletimizin yanında oldunuz. Devlet-millet-iş dünyası dayanışmasının en güçlü örneklerinden birini ortaya koydunuz. Bu emsalsiz çabanızdan aldığımız güçle; 455 bin bağımsız birimi 2 yıl gibi kısa bir zamanda bitirdik ve depremzede kardeşlerimiz evlerine, yuvalarına kavuştu ve bu çalışma, bu azim milletimize umut oldu” dedi.

TÜRKİYE’NİN YERLİ OTOMOBİL VE SIFIR ATIK BAŞARISI

Bakan Kurum, Türkiye’nin yerli otomobil ve Sıfır Atık başarısına dikkat çekerek, “Yerli otomobil iş dünyamızın vizyonu ve cesareti sayesinde hayata geçti. TOGG çevreci, iklim dostu ve yeni nesil bir teknolojinin, en güzel eseri oldu. Türkiye’nin bir dünya markası olan bir diğer çevreci ve doğa dostu adımı Sıfır Atık Projemizde de yine sizlerle birlikte hareket ettik. Türkiye Çevre Ajansımız, TOBB ve TESK ile iş birliği protokolümüzü imzaladık” diye konuştu.

“TOBB, İŞ DÜNYAMIZIN COP31 SÜRECİNE KATILIMINI TEŞVİK EDECEK”

Bakan Kurum, COP31 sürecinde de iş dünyasıyla iş birliği içerisinde olacaklarını vurgulayarak, “İşte bugün de güçlü iş birliğimizi yepyeni bir evreye taşıyoruz. COP31’e iş dünyamızın mührünü vurmak için kolları sıvıyoruz. Bu süreçte TOBB iş dünyamızın önceliklerini ve ulusal paydaş tabanını oluşturarak, COP31 sürecine katılımı teşvik edecek. Yine, paydaşlar arası köprüler kurarak bu kritik süreci koordine edecek. Bu görevlerin her biri çok önemli ve değerli.  Önemli ve değerli diyorum, çünkü iş dünyamızın COP31 sürecine etkin katılımı demek, yeşil dönüşümde yol haritamızın aktif paydaşlıkla belirlenmesi ve ortak politika geliştirmesi demektir. Türkiye’nin ve Türk sanayisinin bu yeni düzenin kurallarını bizzat alanda fiilen belirlemesi demektir. Küresel aktörleri uzaktan izleyen değil, bizzat masada yan yana oturarak bu yol haritasına yön veren, politika yapım sürecine de katkı sunan bir durum demektir. Biz COP31’i uluslararası bir zirve olmasının yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Bu süreçte TOBB’un ulusal ve küresel oda-borsa ağını, yüksek kurumsal kapasitesini buraya yansıtacağız; tecrübemizi, buradaki sektör meclislerimizi ve KOBİ erişimlerimizi yine buraya yansıtacağız. Çok güçlü çıktılar elde etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

 

“EYLEM GÜNDEMİMİZİ 10 MADDE HALİNDE YAPILANDIRDIK”

Bakan Kurum, iş dünyasının temsilcilerine Türkiye’nin “Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u” yaklaşımı üzerine inşa ettiği COP31 vizyonunu anlattı. ‘Diyalog’, ‘Uzlaşı’ ve ‘Aksiyon’ başlıklarına dikkat çeken Bakan Kurum, COP31 Eylem Gündeminin 10 konu alanını sıraladı: COP31’de hedefimizi sözün aksiyona dönüştüğü, aksiyonun sahaya yayıldığı bir zirve temeline oturtuyoruz. Bu yaklaşımın sahadaki en önemli araçlarından biri olan Eylem Gündemimizi 10 madde halinde yapılandırdık. Bu gündem; Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi, temiz enerji dönüşümü ve yeşil, düşük karbonlu sanayileşmenin desteklenmesini kapsamaktadır. Kırılgan bölgeler ile okyanus ve denizlerin dayanıklılığı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım sistemleri de temel odak alanlarımız arasındadır. Şehirlerin iklime dayanıklı hale getirilmesi, iklim eylemini destekleyen finansal ve kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi, gençlerin sürece katılımının artırılması, dayanıklı sağlık sistemlerinin geliştirilmesi de bu çerçevede ele alınmaktadır.

“KÜRESEL TİCARET KURALLARI, ‘YEŞİL DÖNÜŞÜM’ EKSENİNDE BAŞTAN YAZILIYOR”

Sanayide yeşil dönüşüm konusuna ayrı bir parantez açan Bakan Kurum, “Günümüz dünyasında, Sanayi Devrimi’nden bu yana şekillenen küresel ticaret kuralları, ‘Yeşil Dönüşüm’ ekseninde baştan yazılıyor. Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ihracatımızın, pazar payımızın ve küresel rekabet gücümüzün ön koşulu haline geliyor. Burada da bildiğiniz üzere ticaretimizin yüzde 50’den fazlasını Avrupa Birliği ülkelerine yapıyoruz. Biz, bu dönüşüm sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluğun teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansman olduğunu çok iyi biliyoruz. İşte tam da bu nedenle özel sektörün ve finans dünyasının iklim eylemine daha güçlü katılımı olmazsa olmazımız. Zira güçlü ve etkin katılım sanayicimizin ihtiyaç duyduğu uluslararası iklim finansmanının da anahtarı olacaktır” dedi.

“SIFIR ATIK VİZYONU REKABET GÜCÜMÜZÜ KATLAYACAK BİR DİĞER ANAHTAR”

COP31 sürecinin herkes için bir fırsat olduğuna dikkat çeken Bakan Kurum, şunları söyledi: COP31’i yalnızca devletlerin yürüttüğü bir bürokratik süreç olmamalı. İş dünyamızın en önde koştuğu iklim ve kalkınma seferberliği olarak görmenizdir. Unutmayın ki, bilim politika üretir; ancak o politikayı yatırıma, teknolojiye ve sahada somut bir dönüşüme çevirecek olan sizlersiniz. COP31 sürecine yalnızca genel değerlendirmelerle değil; somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelmenizi istiyoruz. Önümüzde devasa yatırım alanları var. Özellikle artan küresel enerji talebine karşı en akılcı çözüm olan binalarda enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil sertifikasyon süreçleri, inşaat ve malzeme sanayimiz için muazzam bir inovasyon ve yatırım sahasıdır. Yine temiz enerji dönüşümü açısından kritik bir başlık olarak öne çıkan ve Uluslararası Enerji Ajansı ile birlikte üzerinde çalıştığımız elektrifikasyon konusunu dikkatlerinize sunmak isterim. Keza, Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde küresel bir markaya dönüşen Sıfır Atık vizyonunun döngüsel ekonomi modelleriyle sanayiye entegrasyonu, rekabet gücümüzü katlayacak bir diğer anahtardır.

“GELİN, BU VİZYONU TÜM DÜNYAYA YAYALIM”

Bakan Kurum, konuşmasını iş dünyasının temsilcilerine çağrıda bulunarak tamamladı: Gelin, bu vizyonu tüm dünyaya yayalım; Türkiye’nin bu başarı hikayelerini hep birlikte yeniden ihya edelim. Gelin, COP31’e kadar göz bebeğimiz Türk özel sektörünün yeşil dönüşüm taahhütlerini, iyi uygulama örneklerini ve ihtiyaç duyduğu finansman/politika araçlarını birlikte ortaya koyalım. Gelin COP31’e kadar özel sektörün somut katkılarını görünür kılacak, Türkiye’yi bu alanda hem katılımıyla hem çalışmalarıyla hem de vizyonuyla dünya markası haline getirecek, iş dünyamızın buradaki duruşunu, tavrını, vizyonunu gösterecek çalışmayı hep birlikte ortaya koyalım. İklim eylemini sadece çevre politikası değil; rekabetçilik, ihracat, teknoloji, istihdam ve kalkınma politikası olarak görelim. Bu anlayışı iş dünyamızın her alanına, her sektörümüze sizlerin taşımasını ve özel sektörümüzün de burada somut taahhütleri COP31’e hazırlamasını önemsiyorum.

 HİSARCIKLIOĞLU: DERDİMİZ YEŞİL DÖNÜŞÜMDE TÜRK İŞ DÜNYASINI

OYUNUN BELİRLEYİCİSİ KONUMUNA TAŞIMAK

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da açılış konuşmasında, Bakan Kurum’un talimatıyla TOBB’un küresel iş dünyasının koordinasyonunu sağlamak üzere “COP31 İş Dünyası Elçisi” olarak görevlendirildiğine dikkat çekti. Türkiye’nin yeşil dönüşüm alanında yol gösterici olmak istediğini belirten Hisarcıklıoğlu, “iklim mücadelesi artık salt bir çevre meselesi değil. Aynı zamanda 21. yüzyılın sanayi ve rekabet mücadelesidir. Yeşil dönüşümün fabrikalarının, tedarik zincirlerini ve teknoloji standartlarını kim belirliyorsa bu yüzyılın sanayi hiyerarşisinde o belirleyecektir. Bizim derdimiz bu dönüşümde seyirci olmak değil, Türk iş dünyası olarak kuralı yazanlar safında oyunun belirleyici konumuna taşımaktır” dedi.

“COP31’İ TARİHİ BİR FIRSATA DÖNÜŞTÜRELİM”

Özel sektör temsilcilerine ve holdinglere çağrıda bulunan Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: Bu sürece sadece izleyici olarak değil, aktif katkı veren paydaşlar olarak katılın. Forumun çalışmalarında, panellerinde, istişare toplantılarında yer alın. Sektörel önceliklerinizi, yatırım fırsatlarınızı ve çözüm önerilerinizi de masaya getirin.

Hep birlikte uluslararası arenada Türk özel sektörünün güçlü, yapıcı ve çözüm odaklı sesi olalım. Bu süreci dünyaya Türkiye’nin ve Türk özel sektörünün gücünü, üretim kapasitesini iradesini göstereceğimiz bir vitrin olarak kullanalım. COP31’i yatırımcıların Türkiye’ye daha güçlü bir biçimde pozitif bakması için tarihi bir fırsata dönüştürelim.

Author: Yusuf Arslan