Yetkisiz bir mahkemenin verdiği Mutlak butlan hukuksal bir mutlak kaosa yol açtı ve işin içinden kimse çıkamadı. Siyasi partiler için en üst karar mercii olan YSK da “ben bu işte yokum” deyince her şey biraz daha bulanıklaştı. Fiili durum yaratılınca da herkes bir hukuksal kılıf bulma çabasına girişti. Hukukçu ve Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, durumu hukuksal bir sadelik ve berraklık getirmek için canlı yayında konuştu.
Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu şöyle konuştu:
Partilerin kurultayları asla Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapılmaz. Yapılmamıştır da mevcut yasalara göre. YSK’nın tek bir görevi vardır parti kurultaylarında.O partinin kurultayını hangi seçim kurulu yapacak? YSK sadece buna karar verir. YSK bu sürecin dışında bir organdır. Kamuoyu hep böyle bir beklentiye sokuldu.Daha doğrusu işin en özü çok aşırı derecede bilgi kirliliği var. Eğer ııı CHP Genel Merkezi ııı daha ııı Kılıçdaroğlu’na devretmeden temiz etmeselerdi o süreç biterdi. Ama Kılıçdaroğlu’na devretmeden önce temiz edildiği için şu an yetki Kılıçdaroğlu’na geçince o da temizden vazgeçmiyor.Vazgeçmeyince şu an tek bir hukuk yolu kaldı. Kararın temiz sürecinin bitmesi, temiz süreci bitmediği sürece bu kararın kesinleşmemesi durumu devam edecek. Karar kesinleşmediği sürece tedbir devam edecek.Tedbir devam ettiği sürece tedbiren göreve gelenler devam edecek. Kaos devam edecek yani. Sürece olağan kurultayı yapılamayacak.Tedbir devam ettiği sürece olağanüstü kurultay yapılabilir. Ancak imzalar toplansa bile o da tedbirle partinin başında olan genel başkan o imza üzerine kurultaya çağırma koşuluna bağlı. Çağırmazsa bir partilinin Ankara Sulukluk Mahkemesi’ne başvurup çağrı kurulu atanmasını istemesi lazım.O çağrı kuruluna parti itiraz ederse dosya bölge mahkemesine gider. Bölge Mahkemesi hemen karar vermez dosyayı elde tutarsa o süreç uzar da uzar, uzar da uzar. Eğer hemen tutmaz karar verirse o çağrı kurulu hemen olağanüstü kurultayı yapar ama olağanüstü kurultayın yapılması demek tedbirin kalkması anlamına asla gelmiyor.Tedbiri kim koydu? Mahkeme. Tedbir ancak koyan makam tarafından yani mahkeme tarafından kaldırılabilir. Yargıtay davayı onarsa ııı otuz yedinci dönem mazbatasından hareketle Kemal Bey yoluna devam edecek.Yargıtay dolayısıyla ondan sonraki kurultaylar yok hükmünde yani Özgür Özel’in mazbatası o zaman geçersiz hale gelir. Onama ile beraber. Yargıtay kararı bozarsa o zaman o zaman Özgür Özel zaten seçilmiş mazbatası cebinde olduğu için Özgür Özel o mazbatadaki yetkiyle göreve devam eder. Dediğim gibi bu karar verildi. Mazbata kimde? Mazbata onda. Bakın otuz yedinci dönem yapılmış bitmiş bir dönem mi? Evet. Mazbatasını almış mı? Otuz sekiz yapılmış bitmiş dönem mi? Mazbatasını almış mı? Almış. Şunu düşünün. Şu an Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siz bir milletvekilisiniz diyelim. Cebinizde. Bir önceki dönemde de milletvekili idiniz diyelim. Bir önceki mazbatanız da cebinizde. Yani her iki dönemin mazbatası her dönemde ayrı ayrı verilir. Şu an ben o Özgür Özel dönemini iptal ettiğin için bir önceki dönemde de mazbata Kemal Bey’de olduğu için ona tedbiren görev veriyorum diyor. Ama bu karar bu karar kesin karar olmadığı için bu karar kesin karar olmadığı için dosya yargıtaya gittiğinde yargıtay eğer yargıtay eğer mahkeme kararını onarsa bu Kemal Bey’in lehine verilen kararın doğru olduğu Özgür Özel seçimlerinin hükümsüz olduğu Özgür Özel seçimleri hükümsüz hale gelince o mazbata da ancak o zaman hükümsüz hale gelir. Yani yargıtayın onama kararı ile yargıtayın onama kararına kadar tartışılacak bir mazbata yok.
