Kısa süreliğine veya turizm amacıyla evini kiralayan binlerce mülk sahibini yakından ilgilendiren vergi krizinde son noktayı Danıştay koydu. Yüksek Mahkeme, Airbnb ve benzeri platformlar üzerinden yapılan kiralamalardan elde edilen gelirin ‘ticari kazanç’ değil, ‘gayrimenkul sermaye iradı’ olduğuna hükmederek Maliye’nin KDV ve konaklama vergisi talebinin yürütmesini durdurdu.
Kaynak: https://www.ntv.com.tr/ntvpara/evini-…
Turizm amaçlı ev kiralayan vatandaşların kabusu haline gelen geriye dönük ağır vergi cezaları yargı duvarına çarptı.
Maliye Bakanlığı’nın, evini günlük, haftalık ya da aylık olarak kiralayanları doğrudan ticari işletme statüsüne sokarak işlem yapması üzerine açılan davalarda nihai karar Yüksek Mahkeme’den geldi. Danıştay 3. ve 7. Daireleri, bu tür kiralama faaliyetlerinin bir otel veya pansiyon işletmeciliği gibi kapsamlı ve profesyonel bir organizasyon gerektirmediğine dikkat çekerek emsal niteliğinde hukuki bir tespite imza attı. Verilen kararla birlikte, kendi mülkünü kiralayan vatandaşların ticari bir kurum gibi değerlendirilemeyeceği yasal olarak tescillenmiş oldu.
Milyonlarca lirayı bulan vergi krizinin temelinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın il defterdarlıklarına gönderdiği katı talimatlar yatıyordu. Bakanlık yayımladığı genel yazıda, ‘Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi’ alan herkesin, o evden o an için bir gelir elde edip etmediğine dahi bakılmaksızın ticari kazanç mükellefi sayılmasını zorunlu kılmıştı. Bu talimatın sahaya yansıması ise vatandaşlar için oldukça ağır oldu. Sadece bütçesine ek gelir sağlamak amacıyla evini kısa süreli kiralayan ancak ticari şirket kurmayan binlerce kişiye geriye dönük gelir vergisi, geçici vergi ve yüzde yirmi oranında KDV borcu çıkarıldı; üstelik bunlara bir de vergi ziyaı cezaları eklendi.
Konunun yargıya taşınmasının ardından dosyayı derinlemesine inceleyen Yüksek Mahkeme, ticari bir faaliyetten söz edilebilmesi için ortada ciddi bir hizmet sektörünün bulunması gerektiğinin altını çizdi. Mahkeme heyeti, kiralanan evde misafirlere kahvaltı, günlük temizlik veya ütü gibi standart otelcilik hizmetleri sunulmuyorsa, ortada ticari bir işletmenin de olamayacağına hükmetti. Ev sahiplerinin sırf mülklerini değerlendirmek ve daha fazla gelir elde etmek amacıyla günlük ya da haftalık kiralama yapmasının, elde edilen paranın yasalardaki ‘gayrimenkul sermaye iradı’ olma özelliğini kesinlikle değiştirmeyeceği belirtildi.
Yeminli Mali Müşavir Abdullah Tolu’nun da detaylarını kamuoyuyla paylaştığı bu kritik hukuki gelişme neticesinde, söz konusu sivil konutların konaklama tesisi sayılamayacağı ve dolayısıyla vatandaşlardan konaklama vergisi alınamayacağı kesinleşti. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vatandaşlar üzerinde telafisi güç ve imkansız maddi zararlar doğurabilecek olan genel yazısının yürütmesi resmen durdurulurken, vergi dairesi kapılarında mağduriyet yaşayan binlerce kişi büyük bir nefes aldı. Bu kararın ardından mülk sahipleri, elde ettikleri kira gelirleri üzerinden geçmişte olduğu gibi sadece standart gayrimenkul gelir vergisi ödemekle yükümlü olacak.
