Yapay Zeka İlerlerken Biz Ne Kaybediyoruz?

İnsanoğlu binlerce yıldır gelişerek, değişerek, öğrenerek ve her zaman bir önceki nesilden daha deneyimli, daha becerikli ve daha bilgili olarak ilerlemeyi başarmış; bu yeteneği sayesinde de türünü devam ettirebilmiştir.

Bugün, insan tarafından üretilen bilgiye kolay ulaşabilmek için internetin icadıyla başlayan uzun bir sürecin devamında, hatta belki de son aşamasındayız.

Bu kolaylıklar silsilesi, ilk ortaya çıktığında oldukça sevimli ve faydalı görünüyordu. Ancak bugün, bunun derin sonuçlarını hissetmeye başladık. Araştırma ve sorgulama yeteneklerimizin yanı sıra, gerçek bilgiye ulaşabilme becerimizi de yavaş yavaş kaybediyoruz.

Korkarım ki bir süre sonra insana ait gerçek bilgi miktarı giderek azalacak. Çünkü yapay zekâ bugün insanı taklit ederek içerik üretiyor; ancak ilerleyen zamanlarda, taklit etmeye ihtiyaç duymadan kendi sanal içeriklerini ve bilgilerini üretebilecek.

Bana göre en büyük tehlike tam da burada başlıyor. Çünkü yapay zekâ inanılmaz derecede güzel saçmalayabiliyor. 🙂

Bilimsellik, etik ve ahlak konusunda herhangi bir kaygısı yok. Onun amacı doğruyu bulmak değil, en olası cevabı üretmek.

Bilgi ve deneyimler, insan odaklı ve insan ürünü olduğu sürece değerlidir; yani organik olmalıdır. Bu yüzden yapay zekâ tarafından üretilmiş bir fotoğraf gördüğümüzde artık eskisi kadar heyecanlanmıyor, hatta çoğu zaman yüzümüzü ekşitiyoruz.

Yapay zekânın kullanılmadığı bir sektör, bir moda akımı, bir oda ya da herhangi bir alan neredeyse kalmadı. Bu yoğun kullanım süreci, bilginin değerini düşürdüğü kadar üretimin, birçok becerinin ve yeteneğin de sorgulanmasına neden oluyor.

Yakında, bir koleksiyoncu gibi yalnızca insanlar tarafından üretilmiş hatalı ama gerçek ve organik ürünlerin peşinden koşabiliriz. Çünkü bu hızla ilerlersek, üretim dahil hiçbir şey tamamen insana ait kalmayacak.

Elbette bunların hepsi benim kişisel düşüncelerim. Bana katılıp katılmamak size kalmış.

Bir bilişim ve teknoloji uzmanı olarak, son dönemde insan odaklı tasarım, inovatif düşünce ve yaratıcı düşünce üzerine çalışıyorum. Bu süreçte girişimcilerin ve öğrencilerin değerli, özgün ve doğru fikirler bulmakta giderek daha fazla zorlandığını bizzat gözlemliyorum.

Yani başlıkta da okuduğunuz gibi; yapay zekâ kazanırken, biz bazı şeyleri kaybediyoruz.

Kaybettiğimiz yalnızca organik, gerçek ve saf bilgi değil. Aynı zamanda birçok yeteneğimizi ve becerimizi de yavaş yavaş rafa kaldırıyoruz.

Peki, aşağıdakilerden hangisini uzun zamandır yapmıyorsunuz?

  • Kalemle uzun uzun yazı yazmak

  • Bir bilgiyi kitaptan araştırmak

  • Kâğıt gazete veya dergi okumak

  • Edindiğimiz bilginin doğruluğunu sorgulamak

  • Herhangi bir adrese navigasyon uygulaması olmadan gitmek

Bana göre bu liste zaman içerisinde daha da uzayacak ve birçok davranışımız doğal olarak değişecek.

Ben bir teknoloji karşıtı değilim. Aksine, teknolojinin hayatımızı kolaylaştırdığına inanıyorum. Ancak insana insan yapan bazı rafine davranışların, alışkanlıkların ve üretim biçimlerinin korunması gerektiğini düşünüyorum.

Yapay zekâ, internet, teknoloji, Metaverse ya da adına ne derseniz deyin; hiçbirinin insanın önüne geçecek kadar değerli olamayacağına inanıyorum.

Çünkü tüm bu teknolojileri ortaya çıkaran da, anlamlı kılan da yine insandır.

Tasarımcı kafasından sevgilerle…

Emrah Kozan

Facebook

X

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Author: Yusuf Arslan