Sosyal medyada gezinirken karşınıza çıkan o hararetli tartışmalar, aniden yayılan belgeler veya kesilmiş videolar aslında küresel bir dijital savaşın parçası olabilir mi? Cevap: Kesinlikle evet. Bugün, devletlerin ve küresel aktörlerin klavyeler arkasında yürüttüğü, adeta birbirine zarar verme savaşına dönüşen ‘Yabancı Bilgi Manipülasyonu’ yani FIMI kavramını mercek altına alıyoruz.
Küresel ölçekte tüm ülkelerin ve kurumların ortak baş ağrısı haline gelen bu manipülasyon dalgası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun finansmanıyla CNN TÜRK ekranlarında yayınlanan Doğruluk Elçileri programında sunucu Nezih Orhon ve araştırmacı Asuman Kübra Baş tarafından masaya yatırıldı. Dijital platformların hem birer araç hem de bağımsız birer aktör haline geldiği bu yeni dünyada, siber saldırılardan algı operasyonlarına kadar her şey ‘Hibrit Savaşların’ bir parçası.
1. FIMI Nedir ve Sıradan Yalan Haberlerden Farkı Ne?
FIMI (Foreign Information Manipulation and Interference), yabancı devletlerin veya devlet bağlantılı yapıların, hedef seçtikleri bir ülkedeki kamuoyunu, demokratik ya da politik süreçleri etkilemek amacıyla kasıtlı olarak yürüttüğü koordineli bilgi faaliyetleridir. FIMI’yi sıradan dezenformasyondan ayıran iki anahtar kelime var: Manipülatif olması ve Koordineli olması. Burada amaç illa tamamen yalan içerik üretmek değildir; uzun bir konuşmanın sadece belirli bir kısmını cımbızlayarak hedef ülkenin kültürel kodlarına uygun algılar tasarlamak da bu operasyonun bir parçasıdır.
2. Yapay Zekada Büyük Tehlike: ‘Veri Zehirlemesi’ (Data Poisoning)
Yapay zeka araçları bu tür operasyonların maliyetini düşürüp yayılım hızını katlasa da asıl görünmeyen tehlike çok daha büyük: Veri Zehirlemesi! Yapay zeka platformlarının beslendiği ham dijital verilerin manipüle edilmesi, bu sistemlerin tamamen taraflı ve yanlış yanıtlar üretmesine neden olabiliyor. Bu yüzden uzmanlar, sosyal medyadaki içerikler kadar yapay zekadan alınan yanıtlara da şüpheyle yaklaşılması gerektiğini vurguluyor. Karşımıza çıkan her içerikte şu soruyu sormak hayati önem taşıyor: ‘Bunu hangi aktör, neden benim görmemi istiyor?’
3. Dijital Dedektiflik: Haritalar Üzerinden Coğrafi Konum Tespiti Nasıl Yapılır?
Nezih Orhon programda, şüpheli bir görselin nerede çekildiğini ve iddia edilen konumun doğruluğunu harita uygulamaları üzerinden nasıl teyit edebileceğimizi adım adım gösterdi. İşte internette sahte konum oyunlarını bozacak o taktikler:
ADIM 1: GÖRSELİ ALICI GÖZÜYLE İNCELEYİNŞüpheli fotoğrafı büyüterek arka plandaki ipuçlarını yakalayın. Tabela, sokak yazısı, reklam panoları, mimari yapı veya adres gibi ayırt edici anahtar kelimeleri tek tek ayıklayın.
ADIM 2: HARİTA UYGULAMALARINDAN ARAMA YAPINFotoğraftan elde ettiğiniz ipuçlarını (örneğin trafik ışığında tespit edilen ‘Bastion Strase’ sokak ismi gibi) arama motorlarının harita uygulamalarına yazarak konumu daraltın.
ADIM 3: SOKAK GÖRÜNÜMÜ (STREET VIEW) İLE EŞLEŞTİRİNHarita uygulamasının sokak görünümü veya o bölgeye ait kullanıcı fotoğrafları bölümünü açın. Elinizdeki şüpheli görselle haritadaki gerçek sokak mimarisini karşılaştırarak konumun doğruluğunu kesin olarak teyit edin.
Unutmayın, sosyal medyadaki sahte kampanyaların ve bilgi operasyonlarının hedefi haline gelmemek için temel düzeyde medya, siyaset ve konum okuryazarlığı geliştirmek hepimizin dijital savunma kalkanıdır.
* Bu yazı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun finansmanıyla CNN TÜRK ekranlarında yayınlanan Nezih Orhon ile Doğruluk Elçileri programındaki (Konuk: Asuman Kübra Baş) veriler referans alınarak Onedio okurları için içerik/köşe yazısı formatına dönüştürülmüştür.
Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio
