Yargıtay’dan emsal karar: Şirket telefonundaki mesajları okuyan patron tazminat ödeyecek

Yargıtay, işverenin çalışanına tahsis ettiği şirket telefonundaki özel WhatsApp yazışmalarını izinsiz inceleyerek işten çıkarma gerekçesi yapmasını hukuka aykırı buldu.

Türkiye yazarı İsa Karakaş’ın detaylarını paylaştığı hukuk süreci, bir şirkette yaklaşık beş yıl boyunca mühendis olarak çalışan bir işçinin açtığı davayla başladı.

Genç mühendis, ünvanı dışındaki işlerin kendisine zorla yaptırıldığını ve hak ettiği primlerin ödenmediğini belirterek şikayetçi oldu. Bardağı taşıran son damla ise fesih günü yaşandı. İş sözleşmesini haksız yere fesheden işveren yetkilileri, mühendisin kullanımında olan ve içinde şahsî bilgilerinin yer aldığı şirket telefonuna zorla el koydu. Kişisel verilerini silmesine dahi müsaade edilmeyen işçinin tüm mesajları izinsizce okundu.

Maruz kaldığı psikolojik baskı ve ağır yıpranma karşısında hakkını arayan işçi, kıdem, ihbar, yıllık izin ve prim alacaklarının yanı sıra kişiliğine saldırı yapıldığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulundu.

Davalı şirket vekili ise feshin “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” uyarınca tamamen haklı olduğunu savundu. İşverenin iddiasına göre, geri alınan şirket telefonu incelendiğinde işçinin iş arkadaşları ve rakip firma personeliyle yaptığı WhatsApp yazışmaları ele geçirilmişti.

Bu yazışmalarda işçinin şirket patronuna, projeler direktörüne ve mesai arkadaşlarına ağır hakaretler ettiği, hatta iş yeri yemekhanesinde yemek yiyen üç kadın çalışanın gizlice fotoğrafını çekip bir başkasına göndererek “üç şeytan” yazdığı tespit edilmişti. Şirket, “şirket malı olan bir cihazdaki her veri şirkete aitti” mantığıyla bu mesajları tutanağa bağlayarak işçinin işine son verdiğini iddia etti.

Mahkeme; işçinin mesajlarında ne yazarsa yazsın, o mesajların elde ediliş biçiminin hukuku kirlettiğini vurguladı. Mahkeme işçinin tüm tazminatlarını kabul ederken, maruz kaldığı bu “dijital röntgencilik” ve ağır baskı nedeniyle işvereni manevi tazminat ödemeye de mahkûm etti.

Yargıtay son noktayı koydu

İşveren, yerel mahkemenin bu kararını hazmedemeyerek istinaf yoluna başvurdu. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararının hem usul hem de esas yönünden kusursuz olduğuna hükmetti. İşverenin istinaf başvurusunu esastan reddederek, işçinin mahremiyet duvarının aşılamayacağını bir kez daha ilan etti.

Şirket vekili şansını son kez Yargıtay’da denedi. Ancak Yargıtay bu sene içinde verdiği kesinleştiği kararıyla tartışmalara tamamen son verdi. Yüksek mahkeme, tarafların iddialarını ve ispat kurallarını inceleyerek alt mahkemelerin kararlarını hukuka eksiksiz uygun buldu ve işverenin temyiz istemini reddederek kararı onadı.

( ALINTI )

Author: Yusuf Arslan