NEŞE ALKAN ‘DİLO DİLO YAYLALAR / KAÇMA GÜZEL’ (ŞAHİNLER PLAK / NİRA PLAK)
Çapa semtinin ara sokaklarından birindeki Nira Plak’ın sahibi Rahmi Sevinç, müzik esnafı camiasının en nahif ve sevimli simalarından biridir. Geçenlerde ilk plak yapımı macerası olarak 1000 adet bastırdığı (bir yüzünde Dilo Dilo Yaylalar, diğerinde Kaçma Güzel adlı anonim eserlerin yorumlarının yer aldığı) Neşe Alkan 45’liği ise onun bir arkadaşından satın almaya çalışıp da ikna edemediği şeklindeki hikâyenin ürünü. 1975 yılında Zafer Dilek tarafından düzenlenen parçalar, Şahinler Plak etiketiyle basılmış, Sakar Şakir başta olmak üzere Yeşilçam filmlerinde kullanılmasıyla ünlenmişti. Şimdi Cüneyt Yalçın Nacar tarafından master’ı yapılan 45’lik, açılır kapakla özel renkli baskısıyla görücüye çıktı.

Neşe Alkan’a gelecek olursak… Yetmişli yıllarda “polisin karısı” diye reklamı yapılarak tanıtılmış, ayrıca sinemada da boy göstermiş sarışın ve şuh imajıyla dikkat çekmişti. 45’likler sonrasında tek albümünü doldurduğu 1983 yılında Hey Dergisi okurlarınca yapılan yılın en iyileri oylamasında altıncı olmuştu. Gazinolar döneminde popa yakın bir alaturka tarzını benimsemiş muazzam bir yorumcuydu ama tam büyük çıkış yapacak zannedilirken müzik dünyasını erkenden terk etmişti. O yüzden de bu plak kesinlikle koleksiyonluk…
SANEM ‘KIZ SOLGUNDU’ (NOCTURNE)
“KIZ Solgundu” albümünün mevsimi karakış, zamanı gecenin karanlığı, sahibi ise duygusal bir yüzleşme yolculuğunun sonucunu satırlara ve notalara aktaran Sanem (Ersoy Öztürk). Düzenleme, çalgılar ve yapımcılık görevini üstlenen müzisyen ise Kargo topluluğundan tanıdığımız gitarcı Selim Öztürk.
10 şarkıdan oluşan bu albüm, adım adım oluşturulmuş. Şarkılar belli aralıklarla üçer üçer ve üç EP halinde dijital platformlara yüklenmiş. Ardından hepsi bir araya getirilmiş ve “Gizlice” adını taşıyan şarkı da eklenince 10 şarkılık bir albüm formatına kavuşturulmuş.

Şarkılar çok kısa (toplam 10 şarkı sadece 21 dakika) olsa da söylemek istedikleri konusunda kifayetsiz ya da belirsiz değil. Sözler bizi karanlık ve kırılgan bir atmosferin içine çekerken müzikler kusursuz bir uyum içinde yankılanıyor. Geleceği geçmişle hesaplaşarak var etmenin uğraşısı olarak bir hikâye anlatıcısının eseri bu. Bir müzik projesinden belki de daha fazlası; bu manada albümü bir kara roman olarak okumak da yanlış olmaz.
Indie-dark-gothic ve alternatif rock başlıklarına sığdırmak mümkün bu ilk albüm çalışmasını. Hatta içindekiler ileride yeniden ele alınıp geliştirilmeye, uzun uzun progresif eserlere dönüştürülmeye uygun besteler.
